20. ASIR ASIRLARIN YÜZ KARASI

20. ASIR ASIRLARIN YÜZ KARASI

“Siyaset perdesini kaldırdılar,yabancılardan odayı boşalttılar.”(Nizami)

Daha önceki asırlardan bir asırda değişmekte olan meseleler,her şeyiyle sür’at peyda eden asrımızda artık günlük,haftalık ve aylık olarak değişmektedir. Başka bir değişim ve başkalaşım ile…

Her şey,herkes ve tüm asırlar içerisinde bu asrımız hesab gününde o büyük mahkemeye getirildiğinde en kara ve karanlık bir asır olarak ortaya çıkacaktır. Çünki şer cephesinde neler yok ki… Neler yapılmıyor ki… Siyaset perdesi arkasında ne şenâetler ve denâetler olmuyor ki!

Küfür ve dalâlet tüm hükümrânlığı ile meydana çıkmış. Müslümanın çarşı ve pazarında dolaşmakta,kendine müşteri bulmaktadır.

Eskiden yanlış bir şey;müslüman mahallesinde salyangoz satmaya benzetilirdi. Şimdi ise benzetmek ayıb olmuş,salyangoz basit kalmış durumda…

Sefâhet hiçbir asırda görülmeyen çıplaklığıyla kendini insanlara kabul ettirmektedir.

Maâlesef;arsızlık âr,âr ise ârsızlık yerine geçmiş. İffet iffetsizlik olarak takdim edilirken,iffetsizlik iffet yerine geçmiş.

Hakikatler tam ters yüz edilmekte ve gösterilmektedir.

20. asır anarşinin tüm vahşetiyle kol gezdiği bir asır olmuş. Artık bu asrın ayrılmaz bir parçası haline getirilmiş…

Asırların birikimi bu asırda tüm çehresiyle ortaya çıkmıştır. Ya öleceğim,ya da öldüreceğim çaresizliğinde çare aranmaya başlanmış.

Müslümanlar zorla anarşiye çekilmekte,anarşist olarak gösterilmeye çalışılmaktadır.

Oysa bir müslüman anarşist olamayacağı gibi,İslâmiyetden çıkmış bir anarşistte müslüman olamaz ve öyle de addedilemez.

Bir kalbde hem iman,hem küfür;hem nur,hem de zulmet bir arada bulunamaz ve olamaz. Zira biri olduğunda öbürü çıkar gider.

İşleri çözme yerine sarpa sardırma yoluna gidilir. İşler uzatılır. Fâili meçhuller adıyla yapılan olaylar gizlilik perdesinin arkasına atılır. Böylece toplum teskin edilme yerine tahrik edilir. Bir de bazen kullanmak üzere temcid pilavı gibi ısıtılarak ve alevlendirilerek milletin önüne sunulur.

Yapılan işler değişik olarak yapılır,kaynağı ise birdir.

Yapılan işler malum,yapanlar ise meçhul. Malum işler devam ederken,meçhullerin meçhuliyeti işlerin ve sislerin arkasında meçhul olarak kalır. Meçhul işlerin hep meçhul olarak kalması yapanların işini daha da kolaylaştırır. Yani;kargaşa ve karmaşıklıkların devamı cinayetlerin faillerinin meçhuliyetine bağlı.

Ya bilinenler sır olacak veya bilenleri öldürenler. Çünki ifşa bazılarının yüzsüz yüzündeki sır perdesini kaldırmaktadır. Nitekim tüm dünyada da yapılan budur.

Diğer bir yönü;meçhullük de bazı hedefler hedef tahtası haline getirilmekte,millet bir süre böyle oyalanarak,faraziyelerle uğraşılmaktadır. Tâ ki bazıların köprüyü geçmelerine kadar…

Bu asırda problem çözme yerine,problemler üretilmektedir. içinden çıkılmaz hal almaktadır. Hem maddi,hem manevi…

Asrın hassası,problemli asır olması. Birinci sebeb olarak;maddenin ön plana çıkması,umumun değil,hususun refahının hedef alınması.

Örnekleri çoktur. Herkes el koyma peşinde,el atıp da destek olma değil. Yapılanlara el koyarız dursun diye,el atmayız olsun diye…

Bütün bu karanlıklara rağmen;karanlık gecelerin sabahı parlak ve nurlu olur. Zulmetten nura dönülür.

Fark ise;zulmet de insanlar boğulur,nurda doğulur…

28-2-1995 / MEHMET ÖZÇELİK

No ResponsesOcak 1st, 2015

Yoruma kapalı .