ABDULLAH OLMASIN

– ABDULLAH OLMASIN –

Babanın evlat üzerindeki haklarından biriside,doğacak olan evladına güzel bir isim koymasıdır. Furkanın da küçük bir kardeşi gelecekti dünyaya,birkaç hafta içerisinde. Kendisi beş yaşında olmasına rağmen,adı gibi fark edip ayırıcı bir özelliğe sahipti o.

Anne ve babası bir evlat bekliyor,o bir kardeş. Komşular ise yeni bir komşularının daha kendilerine katılmasını beklerken,akrabaları da sevinçliydi,kendilerine bir yakınlarının daha katılacak olmasından..

Çocuk daha dünyaya gelmemiş,ancak onun için her türlü senaryolar ve hesaplar yapılıyordu. Giysi hazırlığı,isim tesbiti şimdiden başlamıştı bile. Verilen isimlerin kız ismi veya erkek ismi olması farketmiyordu. Önemli olan güzel bir isim olmasıydı. Bizim hanım da ,Hadisde belirtildiği üzere Abd-ile başlayan isimlerin konulmasının daha tercihe şayan olacağını teklif etmişti. Abdullah, Abdurrahman, Abdurrezzak gibi. Amaç Allahın iyi bir kulu olması idi. Bu düşünceyle Abdullah olmasını Furkana da iletti.

Furkan adeta balyoz yemiş gibiydi. Siması değişmiş,kan basıncı artmış,siniri yükselmişti. Ve birden haykırdı.

– Hayır! Olmaz! Abdullah olmasın!

Hayret. Kardeşinin geleceğinden dolayı yüzünden sevinç eksik olmayan Furkan endişeli,hüzünlü ve de sinirliydi. Sebebi sorulduğunda ise; bir çok büyüklere taş çıkartacak,ders olacak şöyle ibretli bir cevapla karşılık verdi.

İstemem! Çünki Abdullah, Abdullah Öcalan-ın ismidir.

Saf çocuk,kardeşinin 30 bin kişinin katilinin lekeli isminin kardeşine de verilmesini istemiyor, onunda lekelenebileceğinden korkuyordu. Kendisi ona benzemese de,ismi ona benziyordu ya! Bir benzerlik bulunacaktı ona karşı.

Ve nihayet kardeşi dünyaya geldi. Kardeşi kızdı. Bu onu daha çok sevindirmişti. Olur ya! Belki erkek olsaydı,kardeşinin adını yanlışlıkla veya bir başka sevdiğine atfen kurabilir veya öyle seslenebilir veya göbek adı ile beraber ona benzer bir ad olabilirdi. Ancak böylece bu durumdan kurtulmuş ve sevimli bir kız kardeşe kavuşmuştu.

O artık sevinçliydi. İki sefer sevinçliydi. Biri kardeşi olduğundan, diğeri de adının Abdullah olmamasından. Bu sevinç tıpkı yeni dünyaya gözlerini açan kız kardeşinin sevinci kadardı.

“ (İmran-ın karısı) Onu doğurunca,Allah, ne doğurduğunu bilip dururken “ Rabbim! Ben onu kız doğurdum. Erkek kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu sana ısmarlıyorum”dedi.”[1]

MEHMET ÖZÇELİK

[1] Al-i İmran. 36.

No ResponsesOcak 1st, 2015

Yoruma kapalı .