BAASÇI YAPILANMA

BAASÇI YAPILANMA
Safevi tehlikesini 1514 yılında ber taraf ederek,Şah İsmail-e karşı Çaldıran savaşını kazanan Yavuz insan Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri,büyük bir Safevi tehlikesini önlemekle,anadoluyu işgal etmelerinin önüne geçmiştir.
Bir yandan Anadolunun içten ele geçirilmesinin önüne geçilmiş ancak bu tehlike kalkmamıştır,diğer yandan da ittihad-ı İslâmın tesisine gidilmiştir.
O Yavuz ki; İslamiyet’i tek bir bayrak altında toplamak gayesi ile çıkmış olduğu Mısır seferi sırasında, daha önceleri Cengiz ve Timur’un geçemeyip yüz geri döndükleri korkunç Tih çölünü mucizevi bir şekilde on üç günde geçti.
Bu geçiş esnasında askerinin önünde, yaya vaziyette, mütevazi bir şekilde iki büklüm olarak yürüyen Koca Yavuz’a vezirlerinin, “Hünkarım, atınıza binseniz” demelerine karşılık, Büyük Sultan göz yaşları içinde su cevabı vermiştir:
“Nasıl binerim!… Görmüyor musunuz, Rasulullah Efendimiz (s.a.v.) önümüzde bize yol gösteriyor.”
İran ve dolayısıyla Safevi tehlikesi hep başımızın üzerinde Demoklesin kılıcı gibi durmuş,her an kesmek için zaman ve zemini kollamıştır.
İran yani şii topluluğunun Hz.Ali-ye olan muhabbetleri,Hz.Ömer-e olan düşmanlılıklarından kaynaklanmıştır.
Dünyada iki süper devlet olan Bizans ve Sasani imparatorluklarından ;Süper devlet Sasani Hz.Ömer eliyle,Sa’d bin Vakkas komutanlığında,Efendimizin doğumu esnasında on dört şerefesinin yıkılmasıyla,bu çöküş gerçekleşmiş olmaktadır.
İran-da hala,Müslüman olmasaydık da,Sasani imparatorluğu devam etseydi, zihniyeti sürmektedir.
Daha önce de yazdım ,öyle zannediyorum yazmaya devam edeceğiz.;
-Çevremize baktığımız zaman İran-Suriye-Irak Baas rejimiyle tekrar bir toparlanma sürecine girmeye çalışmaktadır.
Geriye Türkiye kalmaktadır.Yıllarca bu noktada da çabalar gösterildi.
Ne garip bir tecellidir ki;alevi kesim Dersimi bombalayan partiye sürekli destek olmuş,oy vermiştir.Acaba bu verilen bir va’din sebebi midir?
85 yıl sonra da olsa alevi bir şahıs partinin başına geçmiş,farklı uygulamalara gideceğini söylesede,bırakılmamıştır.Böylece bir ileri iki geri gitmeye devam etmektedir.
İktidar partisi ise onu; Suriye-de iç savaştan,despot idareyi dolayı kınamaması adeta yanında olması sebebiyle baasçılıkla tenkit ederken,onlar bundan pek rahatsız olmamışlardır.
Ancak Türkiye-nin Irak gibi ülkelerden farkı,İran-ın buralarda kendisine uygun bir alt yapıyı bulamamasından kaynaklanmaktadır.
Yoksa İran burayı elli kere karıştırırdı.
İran-ın Şialığı siyasi amaçlı iken,bizdeki Alevilik kültürel bir taraftarlıktır.
Sürekli bizlere devlet erkanlarının sert demeçler verirken,ajanlarının memleketimizde cirit atması,pkk-ya destek vermesi bir sıkıntıyı daha doğuracağını göstermektedir.
Batı dünyası yumuşak karnımız olan alevi-sünni meselesini sürekli kaşımakta,bunu daha da büyüterek orta-doğuya yaymaktadır.
Beş yüz sene önce yapamadığını bu gün yapmaya çalışmaktadır.
Bu gün de bize bir Yavuz ve Yavuz gibi pek ,dimdik biri gerekmektedir.
Batının saldırısını biz frenledik,bizim frenimiz patlatılırsa batıyı İran-a karşı kim durduracaktır?
10-09-2012

No ResponsesOcak 1st, 2015

Yoruma kapalı .