K U R B A N

                                                          K U R B A N

            Şartlarını hâiz olub,Allah’a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;Hz. Âdem’in çocuklarıyla başlayıp[1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç kurban edilmesiyle bu sünnet devam ede gelmiştir.[3]

            Başta Ebu Hanife ve cumhura göre vacib olup[4],Şafii ve Hanefi-den İmam-ı Yusuf’a ve bazı alimlere göre ise,sünnet-i müekkede manasına sünnettir.[5]

            İmam-ı Muhammed”Terkine ruhsat olmayan sünnettir”der. Sünnet-i müekkededir.[6]

            Ebu Hureyre-den şu rivayet edilen hadis vücubiyyetine delil getirilmektedir:” Kurban kesecek güçte olup ta,kesmeyen namazgâhımıza yaklaşmasın.”[7]

            Peygamberimiz kurban bayramı hutbesinde:” Bugün bayramdır.Bayramımıza önce namaz kılarak başlıyoruz. Sonra evlerimize dönüp kurbanlarımızı keseceğiz. Kim bu şekilde hareket ederse bayramı sünnetimize uygun olarak kutlamış olur.”[8]

            Ahmed bin Hanbel-de “ Gücü olanın terk etmesi mekruhtur.” deyip,vücubiyetine hükmetmiştir.[9]

            Rasulullah-da ,deve ve sığırda 7 kişi olarak kurban etmişlerdir.[10]

            Böylece hükmünün vücubiyyeti aynı zamanda hadislerle de teşvikle beraber zikredilmiştir.[11]

            Öyle ki;kurbanını bayram namazından önce kesene yeniden kesmesini,iade etmesini,aksi takdirde kurban yerine geçmeyeceğini Peygamberimiz buyurmuşlardır.[12]

            Peygamber Efendimize taalluk eden hususlar nasıl sünneti iade ediyorsa,Kur’an-a taalluk eden hususlar da Allah-ın iade ve emri olup farziyyeti ifade etmektedir.

            Ancak nüzuldeki hikmet,tefsir usulündeki sebebten vacib gibi manaları almıştır. Tıpkı sünnetin müekked manasını almış olması gibi.

            Zira âyet açıktır.” Rabbin için namaz kıl,Kurban kes.”[13] Peygamberimize olan bu emirden ve vacibden,ümmetine de istidlal getirilmiştir.[14]

            Peygamberimiz bir emrinde”Udhiyye kurbanını kesiniz,çünki o babanız İbrahim Aleyhisselamın sünnetidir.[15]

            Aslında bazı imamların vacib değildir,ifadesi farz değildir manasınadır.[16]

            Peygamberimiz iki koçu kendi elleriyle kesmiştir.[17]

            Fıkhın bütün kitaplarında Kurban bayramında kesilen Udhiyye ve Hacda kesilen Hedy kurbanının şartları,sıhhati gibi başlıklar altında asırlarca ve detaylı olarak yazılmış ve anlatılmıştır. Sadece bu bile bir icma hükmü olarak,bir hüküm ifade eder.

            Hadiste” Ey insanlar!Her sene,her ev halkına kurban kesmek vacibtir.”[18]

Hadiste” Kurbanlarınızı büyük kesin,muhakkak ki onlar,sıratta sizin binek hayvanlarınızdır.”buyurulmuş.[19]

            Vacib olduğunda râcih görüş olarak icma ve ittifak edilmiştir.[20]

            Bu meselelerin hafife alınarak gereksizliğini ifade etmek ya ehliyetsizlikten,ya cehalet ve hamakattan veya İslâmın bir meselesini anlatayım deyip,kaş yapayım derken göz çıkaran akılsız bir kişi olup,akıllı düşmana yardım etmektedir. Veya haindir ki;suyu bulandırarak zihinlerde oluşturduğu şüphelerle avlamayı hedefler.

            Kader cihetiyle bakıldığında bu durumlar normal karşılanıp,ehli imanın araştırmasına,doğrusunu öğrenip pekiştirmesine sebeb olmaktadır.

            Veya H.3. asırda gayrı müslimlerin İslâmiyete girmeleriyle beraber bir çok yanlışların da girme durumu,ehli İslâmın büyük bir hamiyet içerisinde,İslâmın her bir meselesine sahiblik edip;kimisi,Kur’an-ın muhafazasına,kimi hadislerin,fıkıh,kelam,tefsir gibi ilimlerin zuhuruna sebeb oluşturmuştur. Böylece bu alanlarda bir çok eserler verilmiştir.

            Şimdi de İslâmiyete sahiblikte gevşek kalan müslümanlara teşvik babında,caminin duvarına pisleyen bir insanın pisliğini temizleme çabalarına girilmekle kalınmamış,diğer taraflarının da temizlenmesine bakılmıştır.

            -Haydi! Yangın var-der gibi,yangının söndürülmesine,gerekli ilginin gösterilmesine bir teşvik ve kamçı olmuştur.

            En azından bunu ortaya atanın bilgi,araştırma ve samimiyeti olmasa da,sahiblenenin samimiyeti ortaya çıkmaktadır.

            Kur’an-da kurban “Şeâir” olarak ifade edilmiş,[21]bunu hayatın bir nizam vesilesi kılmış[22] ve hac-da yapılacak hatadan dolayı ceza olarak kurban emredilmiştir.[23]

           “Biz kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin hakkınız da Allah-ın dininin şeâirinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar boğazlanmak üzere saf halinde dururken onları kestiğiniz zaman Allah-ın adını anın. Yanı üstü yere yıkılınca da onlardan hem siz yeyin,hem kanaat gösterip istemeyene,hem de isteyen fakire yedirin. İşte böylece onları size âmade kıldık ki şükredesiniz.”[24]

            “ De ki:Benim namazım da,her türlü ibadetlerim de,hayatım da,ölümüm de hep Rabbül alemin olan Allah’a aittir.”[25]

            Kurbanın kesim ücreti,deri ve eti konusunda rivayet edilen hadiste:” 1494 – Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), (beni göndererek), kurbanlık develeriyle ilgilenmemi, onların etlerini, derilerini, çullarını tasadduk etmemi, bunlardan kasaba bir (ücret) vermememi tenbih etti.”     Hz. Ali (radıyallahu anh) der ki: “Kasaba ücretini kendimizden öderdik.” [26]

                                                                                                                                                                                                     11-3-2000      

                                                                                  MEHMET           ÖZÇELİK

[1] Maide.27.

[2] Saffat.102.

[3] Saffat.107.

[4] Kütüb-ü Sitte. Prof. İ. Canan. 6 / 44,Dini Bilgiler. A. Şahin. Sh.267-71.

[5] Age. 6 / 44,Haşiyetü Mülteka.(Arapça) 419, Mecma-ul Enhur fi şerhi Mültekal Ebhur. (Arapça) Damad Efendi. 2 / 516, el-Hidaye. (Arapça) 4 / 70, İslam Fıkhı Ansiklopedisi. Prof. V. Zuhayli. 4 / 392-397, İhtiyar li-Ta’lil-il Muhtar. (Arapça) A. bin M. bin Mevdud. 5 / 16, Haşiyetü ibni Abidin-Haşiyetü Reddul Muhtar-ı Abidin. (Arapça) 6 / 311-314.

[6] et-Terğib vet-Terhib. Münziri. (Arapça) 6 / 160.

[7] İbni Mace. K. Sitte.age. 6 / 44, 17 / 393, Hak Dini Kur’an Dili.Elmalılı (Heyet) 9 / 530.

[8] K. Sitte. age. 6 / 49.

[9] Age. 6 / 51.

[10] Age. 6 / 54-55,58.

[11] Age. 17 / 394,et-Terğim ve’t-Terhib.el-Münziri. (Arapça) 6 / 152-156.

[12] Age. 17 / 398, Muhtasar,Tefsir-i ibni Kesir,İhtisar-Tahkik.M.A.Sabuni. (Arapça) 3 / 684.

[13] Kevser.2.

[14] Hak Dini Kur’an Dili. E. H. Yazır.sadl.Heyet. 9 / 529.

[15] İbni Mace.age. 9 / 530.

[16] Age. 9 / 531.

[17] Age. 9 / 533.

[18] Tirmizi,İbni Mace,bakn.İlmihal.İSAM.(Heyet) II / 2.

[19] Bkn. İslam İlmihali. M. Dikmen.572-573.

[20] Bkn.İhtiyar. Arp.age. 5 / 17.

[21]Hac.32,36,Maide.2.

[22] Maide.97,Hac.26-28,33.

[23] Maide.95.

[24] Hac.36,bkn.5,2;22,28;36,71-73.

[25] En’am.162.

[26] Mürşid.CD.H.No.1494. Buhârî, Hacc 122,112,120,122, Vekâlet 1; Müslim, Hacc 348, (1317); Ebu Dâvud, Menâsik 20, (1769); İbnu Mâce, Menâsik 97, (3099).

 

 

No ResponsesOcak 1st, 2015

Yoruma kapalı .