KÂİNATI YÖNETEN İKİ GÜÇ; HARF VE SÖZ

Evet  kâinat harf ve sözle başladı ve halende devam etmektedir.

            En az 12 ve en fazla 74 harften oluşan dünyanın 6912 adet dili,insanlığı idare etmekte,iletişimi sağlayıp,varlığını devam ettirmektedir.

            Bütün dillerde ortalama 30 harf ve ondan oluşan sözler hayatı oluşturmaktadır.

            Beden savaşlarından önce,söz savaşları başladı.

            Dünyadaki savaşlar,sözlerin savaşlarıdır.

            Dillerin savaşı,savaşın ve savaşanların dili ve sözüdür.

            Mümini kâfirden ayıran onun sözüdür.

            Öz söz olup çıktı.

            Söz sihirdir.

            Söz şifadır.

            Açıl susam açıl,kapan susam kapan.Söz açar,söz kapar.

            -Dünyayı idare eden harfler,sırları ve tılsımlarıdır.

            -Sözü yine söz susturmaktadır.Sesi kesecek ve kısacak,yine sözdür.

            -İlk yaratılan kalemdir.

            İlk sözle her şey oldu.

            KÜN   yani   OL  ve Her şey (o sözle,o söz üzerine,o sözün etkisi ve yaptırımı ile) OLUVERDİ ( ve hala da o oluşumunu devam ettirmektedir.)[1]

            İlk sözler;-İnni cailun fil erdi halifeten – oldu.[2]

            İlk defa üst kurulda bulunan melekler konuştu;”Yer yüzünde fesad çıkaracak ve kan dökecek varlıklar mı yaratacaksın?”[3]

            -Allah sözlerini inci gibi kitaplara döşedi.

            -Söz özün sözcüsü oldu.

            Söz ustaları çıktı.

            Peygamberlerin birinci görevi,söz oldu,söyledi,duyurdu.

            -Söz ola kese savaşı,söz ola kestire başı.

            -Bir nokta sükut ile,gözü kör etti.

            Yer yüzünün söz taşları döşendi.

            İnsan da ilk sözünü söyledi;

            “Ben nefsime zulmettim.”[4]Cennetin nimetlerinden kendimi ve zürriyetimi mahrum ettim.

            -Söz insanları birbirinden ayırdı.

            Sözle insanlar cennet ve cehenneme ayrıldı.

            Sözle göz kör oldu,sözle gözler açıldı.Tââ gönüllere kadar uzandı.Gönülleri fethedip kendisine bağladı.

            -Söz bazen dua,bazen siyah bulutlar oluşturan beddua oldu.

            Dua sözleri ile oluşan Rahmet bulutları yağmuru yağdırırken,beddua ile oluşan zahmet bulutları sel oluşturdu.

            -Söz rahmet oldu..Söz zahmet oldu.

            Söz bakış oldu,oldurdu..Söz bakış oldu öldürdü.

            Söz bal oldu ballandı..Söz zehir oldu öldürdü.

            -Arı su içer bal akıtır,yılan su içer zehir akıtır.

            Söz söz oldu bal akıttı,Söz özü yıktı zehir akıttı.

            Sözle yükselenlerle beraber,sözle çökenler,sözü beddua olup yükselişi duranlar, alçalışa geçtiler.

            Evleri yıkayım derken,evleri yandı,evlerini yıktı.

            Söz misk oldu,iç açtı.

            Söz sır oldu,içleri kararttı.

            -Kur’an ve elçisi asırlardır insanlara sözle hakim oldu..Hükmünü sürdü, sürdürdü.

            -Sözlü sataşmalar,O’nunla çatışmadı,O’nunla atıştı.

            O’nların karşısındaki sözler kısık kalırken,O’nunla olan,O’ndan olan sözler gürleşti,yankılandı,dünyayı sardı.

            Dünyayı sözler ve saz sahipleri yönetiyor.

            -Allah varlıklara sürekli sözle hitap ediyor.

            “Ey yer suyunu yut,Ey gök suyunu tut.”[5]

            Peygamberlere vahiy ile,insanlara ilham ile,hayvanlara sevku-ceyş ile söz söyledi.

            -Kâinatı söz imar etti..Söz yaptı..söz yıktı…

            -İletişimi söz sağladı..Bağlantıyı söz kopardı…

            Kur’an-ı Kerim güzel ve kötü sözden şöyle söz etti:

-“Allah’ın, hoş bir sözü; kökü sağlam, dalları göğe doğru olan, Rabbinin izniyle her zaman meyve veren hoş bir ağaca benzeterek nasıl misal verdiğini görmüyor musun? İnsanlar ibret alsın diye Allah onlara misal gösteriyor.”[6]

            -“Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.”[7]

            -“Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.”[8]

            -“Kullarıma söyle: (İnsanlara karşı) en güzel sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.”[9]

            -“Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).”[10]

             -“Bunun üzerine Mûsâ öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?” dedi.”[11]

             -“Ey Peygamber’in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin.[12]

              -“Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak ona yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.”[13]

               -“Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.”[14]

               -“Allah sözün en güzelini; âyetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı gerginleşir. Sonra derileri de (vücutları da) kalpleri de Allah’ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur’an Allah’ın hidayet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.”[15]

                -Kötü ve boş söz ise;

                Kuranda boş söz ve amel ile alakalı tahmini 4 âyet geçiyor

                “Ve onlar ki, yalan şahitlik etmezler, Ve boş sözle karşılaştıkları zaman vakarla (kerim olarak) geçip giderler.”[16]

                “Onlar, boş söz işittikleri zaman, ondan yüz çevirirler ve “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri istemeyiz” derler.”[17]

                “Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.”[18]

               “Boş şeylere (iş-davranış ve sözlere) dalanlarla dalar giderdik.”[19]

MEHMET ÖZÇELİK

30-12-2014

[1] Bakara 117, Enam 73, Nahl 40, Yasin 82.

[2] Bakara.30.

[3] Bakara.30.

[4] A’raf, 7/23.

[5] 11/HÛD-44.

[6] 14/İBRÂHÎM-24.

[7] İsrâ.23.

[8] İsrâ.34.

[9] İsrâ.53.

[10] Meryem.50.

[11] Tâhâ.86.

[12] Ahzâb.32.

[13] Fâtır.10.

[14] Zümer.18.

[15] Zümer.23.

[16] Furkan-25:72.

[17] Kasas-28:55 –

[18] Vakıa-56:25 –

[19] Müddessir-74:45.

No ResponsesOcak 1st, 2015

Yoruma kapalı .