KAN EMMEKLE BESLENEN VAMPİR KOMİNİZM

KAN EMMEKLE BESLENEN VAMPİR KOMİNİZM

“Hürriyet ağacı,ancak şehidlerin kanları ile sulandıkları vakit büyür.”

Karanlığa defnedilen kominizmin tarihi İslâm’dan önceki cehalet karanlıklarının mahsulü idi. Kominizm ilk defa İran’da Mazdek[1] adında birisinin kurduğu Mazdekizm’le başlar. İbahiye’de denilen bu batıl mezheb İslam’dan önceye dayanır. Bunlar haramı helal,insanların malda ve kadında ortaklığını ileri sürer.

İran’da hakim olan bu mazdak o zamanki hükümdar Kubad’ı tesiri altına alır. Ancak Kubad’ın oğlu Hüsrev (Nuşirevan-ı Adil,bu zat Peygamberimizin bi’set yıllarında vefat etmiştir.) 535 yılındaki mücadelesiyle 400 bin Mazdekliyi öldürüp,kendisi de mazdeki öldürmekle kominizmi ilk defa kaldıran kişi olmuş oldu.

Daha sonra meşhur şair İmrul Kays’ın babasının aynı düşünceyi Hicaz ve bölgesinde sürdürmesini de Nûşirevân engelledi. Abbasiler döneminde de Azerbeycan ve yöresinde de zuhur etti.

Onuncu asra kadar devam etti,Oğuzların müslüman olmasıyla o bölgeden de silindi.[2]

Bütün izm-ler gibi kominizmin temelinde de inkar,inançsızlık ve ateistlik yatar. Cemil Meriç’in ifadesiyle:”İzm-ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri i’tibarları menşe’lerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı.” Marx’da onlardan,dini afyon kabul edip,tanrılara savaş açan kişi. Eşekler babası. Çünkü kendisi marxislere-eşekler- der.

Her şeyi maddeye bağlayıp,maneviyat ve huzuru da maddede arayan bu kişi yazdığı-Das Kapital- kitabını –Ekonomik Pislik- diye nitelendirir.

Madde onun için kıble ve mabuttur. Buna rağmen madde kendisini ve aile efradını vurmuş,sefilce ölmüş ve intihar etmişlerdir.

İşte fayda sağlamayan madde. Kendisini kurtaramayan bu herifi na-şerif,dünyayı kurtarmaya çalıştı. Materyalizm denilen kominizmi de doğurup,milyonların dünya ve ahiretini heder etti.

13-9-1851’de Engelse mektubunda şöyle yazar:”Türkleri kominal hayata sokmak mümkün değildir. Onları vatan sevgisinden,dinlerinden,adet ve dillerinden koparmadan ihtilale sürüklemek imkansızdır.”Amaç dinsiz bir toplumdur.

Engels:”Allah’a inanmak sosyalizme aykırıdır. İşçi sınıfı arasında Allahsızlığın belirmesi yeterlidir. Kominizm insanlığı tanrı hortlağından kurtarır. Allah’a yapılacak en büyük yardım Allahsızlığı inanç haline getirip dini yok etmektir.”der.

Lenin’de:”Bizler,dinlerin uyuşturucu tesirlerini yok etmek için elimizden gelen her türlü gayreti sarf ediyoruz.”der.

Türkistan’da çıkan -Kızıl Özbekistan- gazetesinin 23-Mayıs-1953 tarihli nüshasında:”İslâmiyeti tam manasıyla yıkmadan,kominizmi bina etmenin tam imkanı yoktur.”denilir.[3]

Kominist dergi-Toplumsal Özgürlük-ün sahibi Fahri Koral şöyle der:”Özellikle İslâmiyet,dünya solunun en büyük hasmıdır. Gerçek bir solcunun ideoloji ve kültür dünyasında müslümanlıktan eser görülmemelidir. Hristiyanlık,musevilik ve diğer dinler için böyle bir problem söz konusu değildir.”

İslâmiyet tehlikedir,tehlikelidir,deniliyor. Bir cihetle doğrudur. Zira sağlam bünyede mikroplara hakkı hayat tanımaz,onları o bünyede barındırmaz. Onları da layık oldukları yere,çöplüklere,mezbeleye hapseder ve atar.

Dağ eşkiyasını dağa hapseder,medeni insanlardan tecrid eder,medenileşmedikçe…

Kominizm;zenginin südünün sağılıp fakire içirilmesi olmayıp,belki fakirin koyun gibi güdülmesidir.

Kominizm;alt yapı demek olan inanç ve kültürlerin yıkılıp,öz benliğinden uzaklaştırma

sistem ve rejimidir. Bunlarda fakirliğin sadece edebiyatı yapılır. Zira bunların destekçileri

de fakirler olmayıp,zengin ve sosyatik kimselerdir.

A.Benningsen;1954-64 yılları arasında sovyet müslümanlarının kullandığı dillerde 920 farklı kitabın ateizm propağandası için basılıp dağıtıldığını söylüyor.

Her şeyi mübah ve helal gören kominizmin temelinde menfaat için yutmak vardır. Nitekim Lenin:”Kominizmi yaşatmak ve onu sağlam temellerde yükseltmek için kara altın (petrol) diyarı Azerbeycanı ele geçirmeliyiz.”diyordu ve”Kominist devletin,kanlı bir ihtilal olmadan burjuva devletin yerine geçmesi imkansızdır.”,”Dünyanın dörtte biri kominist olmak şartıyla dörtte üçünün mahvolması,bir kıymet ifade etmez.” Yılan gibi zehirlemekten zevk alıp,varlığını başkasının yokluğu üzerine bina eder.

Kominizm ifadesi;soğuk bir ifade. Zindan duvarları gibi abus bir çehre. Kominizm mi zindandan çıkmış,yoksa zindan mı kominizmden? Zindan,zulüm,kan hep kominizm mahsulü… Kominizm deki harfler bile alfabemizden çıkarılsa,alfabemiz zenginleşir. Her şeyiyle meymenetsiz ve yümünsüz…

Fıtrat fıtri olmayan şeyi reddeder ve atar. Nitekim zararlı bir şeyi ağzına alıp yiyen biri,ya ağızdan tükürür atar veya kusarak içinden çıkarır. Uydurabilmek için insanların kanıyla beslenmesi gerek. Nitekim Lenin 1917’de 15 milyon insanı,Stalinde 51 milyon insanı acımasızca,hunharca kanını içmiştir. O gün Türkiye’nin nüfusu 17 milyondur. Biri Türkiye kadar,diğeri Türkiye’nin üç katı insanı ortadan kaldırmıştır. Ve bugün dünya kominizm ve sosyalizmi kusmuştur. Küfür devam etse de zulüm devam etmeyeceği için,ağır zulüm ve baskılara rağmen ancak yetmiş yıl ayakta kalabilmiştir.

1931’de toprağın kollektifleştirilmesi uğruna girişilen zengin çiftçilerin temizlik harekatı devam ederken Joseph Stalin’e sorulmuştu:”Katliamı ne zaman durduracaksınız? “ Cevabında:”Gerekli olmaktan çıktığı zaman…”

Rus tarihçisi Çikacev:”İnsanları diri diri yakmaya mahsus odun yığınlarıyla işkence mahalleri ve zindanların soğuk duvarları arasında can vermiş olan kurbanları diriltmek kabil olsaydı,İsa namına verilen kurbanların sayısından hesaba sığmayacak kadar fazla olduğunu görmek pek çok kimseleri hayretler içinde bırakırdı.”der.

1799’da rus çarı I. Paul bir sabah,önünde resmi geçit yapan birliğin yürüyüşünü beğenmedi:-Sibirya’ya marş marş-emrini verdi. Dört yüz kişilik bu birlikten bir daha hiç haber alınamadı.”[4]

“Kruşçev kominist partisi 20. kongresinde:”1917 / 53 arasında ülkesinde 40 milyon insanın zindanlarda ve Sibirya kamplarında katledildiğini”açıklamıştı. Ünlü fransız edebiyat ve fikir adamları kitaplarında sovyetler ülkesini methettikleri zaman yalan yazdıklarını itiraf ettiler.”[5]

Stalinin kızı kadın yazar Syetlana Adliluyeva bile sovyet kominist partisi ile alakalı görüşlerini şöyle izah eder:”Kuruluşundan bu yana sovyet kominist partisinin geçirdiği istihaleleri takib ediniz. Bütün çirkinlik açık olarak ortaya çıkacaktır. 40 yıl müddetle bu hayvanlar birbirlerini yediler. Lenin dışında bütün diğer liderler zamanla birbirlerini itham edip durdular.

Bütün bunlar ülkenin 40 yıldan beri hayvanlar tarafından idare edildiğini göstermektedir. Dünyada başka hiçbir parti kendi kendini tahrib etmek için bu kadar faaliyet göstermemiştir.”[6]

16. yüz yılda korkunç İvan’la büyümeye başlayan kominizm,Gorbaçov’la biter. Stalin Çar imparatorunun kalıntılarını ortadan kaldırmıştı. Gorbaçov ise Stalinin totaliter sistemini tamamen yok etti.”[7]

Can damarlarından vuruldular. Maneviyatı ortadan kaldırmaya çalışan kominizm manen çöktü. Madde ile ortaya çıkan marxizm de madde de boğuldu. Madden çöküşün içinde.

Anlatılır:Kuzey Kafkasya’nın Sunçkale (Grozni) şehrinde komiser yoldaş şehir civarında teftiş gezisine çıkmıştı. Telefon direklerinden birine asılmış ve gagasında bir kağıt parçası bulunan ölmüş bir tavuk görerek şaşırdı. Tavuğu indirtti ve gagasındaki mesajı aldı. Kızarıp bozararak şunları okudu:

Ben kominizm istilasından evvel bol yemle besleniyor ve buna mukabil her gün sahibime bir yumurta veriyordum. Şimdi ise yem verilmiyor;üstelik benden koministler her gün iki yumurta taleb ediyorlardı. Ben işte bu yüzden ölümü şerefsiz köle hayatına tercih ettim.”

Başkasının boyunduruğu altındaki öküz elbet kendi hesabına değil,başkasının hesabına çalıştırılır. İşte rus’da bunu yaptı.

Bir batılı da:”Sosyalizmi tatmak kolaydır,zor olan ondan kurtulmaktır.”

Bu kof iddia bizde de mesned bulur. 1960 yıllarında İsmet İnönü bir görüşme esnasında Yön Dergisi sahibi Doğan Avcıoğlu’na şu garantiyi vermişti:”Eğer siz,sosyalist olarak kendinizi topluma kabul ettirebilirseniz,bende sizi himaye ederim.”[8]

Ancak bozuk maya tutmamıştı. Aldanılmıştı. Nitekim Kemal Tahir’de öyle diyordu:”Yanılmışız” diyerek,kendilerini yenilemeye çalışmaktalar. Peki,sorarız:”Ya Yanılttıklarınız?

Tavan var,taban yoktu. Her ülkede böyle muvaffak olmaya çalışan kominizm Türkiye’de de aldanmıştı. İmanlı taban,tavana müsaade etmemiş,çatıyı başına yıkmıştı.

Ancak isteklerini gerçekleştirmek üzere Dergi mecmuasının 15. ve 22. sayısında:”

1)Türkiye’de başlamış laiklik cereyanı dejenere edilerek dinsizlik halini alması için mümkün olan her şeyi yapmak.

2)Türkiye’de din duygularını körletmek.

3)Türkçeyi dejenere etmek”yolu takib edilmiştir.

Mit ajanı Mahir Kaynak kendisinin ve İsmet İnönü’nün damadı M. Toker’in tesbitinin şu yönde olduğunu söyler:”Türkiye’de rejimi değiştirecek tek darbe teşebbüsü 12-Mart-1971 darbe teşebbüsüdür. Diğerlerinin rejimi değiştirme gayeleri yoktur.

“27-Mayıs ihtilalinin kökeninde genellikle CIA aranır. Ancak bu tezin yanlış olduğu,ihtilalin İngiltere ile ilişkisi bulunduğu kaynak tesbitlerinde belirginleşiyor:

-Bilindiği gibi 50’iyıllarortadoğu da sosyalist iktidarların geldiği yıllardır. Suriye’de Baas partisinin iktidarı,sonra da Mısır’da Nasır rejimi.

Esas itibarıyla şunu kabul ediyorum:İngiltere ortadoğu da istihbaratıyla en iyi örgütlenmiş bir ülke. Böylece bölgelerdeki düzenlemelerde de büyük pay sahibi. ABD ise henüz ülkelerin iç işlerine müdahale edecek derecede örgütlenememiş. İstihbaratı zayıf. Asıl gücünü SSCB’nin askeri gücünü tesbite ve askeri açıdan onu durdurmaya yöneltmiş. Bu dönemde ABD’de kominist aleyhtarlığının en fazla olduğu dönemdir.”der ve devamla:”Menderes iktidarı döneminde sol fikirler hiçbir şekilde filizlenemiyor,baskı altında. Çünkü her kes solu kominizm ve SSCB olarak görüyor. O halde Türkiye’de sosyalizmi meşrulaştıracak bir ara harekete ihtiyaç vardır.Buda 27-Mayıs darbesi ve anayasası ile gerçekleşmiştir. Bu anayasa ile sol meşrulaştı.”der.[9]

“İşte Türkiye’de 60 ihtilali bu yolu açıyor. Bundan sonra Türkiye’de hızlı bir sol gelişim müşahede ediyoruz. Bu gelişimin ilginç özelliği şu:Hareket tabandan gelmiyor. Tavandan yani yukarıda bir takım aydınlar tarafından ve adeta devletin himayesi altında özellikle İsmet İnönü’nün müsamahası ve hatta teşvikleri altında sol geliştirildi. O günlerde İsmet Paşa şu sözleri söyler:”Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye yerini alır. Bu yeni kurulacak dünyanında ortak Pazar olduğu açıktır.Şimdi ise Türkiye’nin siyasi yapılanmasını Avrupa’nınkine benzetmektir. Buda bir muhafazakar parti ve bir sol parti şeklinde tezahür edecektir. Bunlarda tamamen yukarıdan geliyor.”[10]

Tıpkı papa ağzıyla konuşulmaktadır. Papa 2. Jean Paul’da yeni dünyadan bahseder:”Kominizm devrildi. Şimdi sıra kapitalizmi değiştirmekte. Bu sebeble yeni ve namuslu bir sosyal doktrini hemen günlük hayata empoze etmeliyiz.”der.

Batının yeni dünya düzeni bu olsa gerek.Artık bütün ara vasıtaları ortadan kaldırıp,ta Kur’an ve İncil kalıncaya kadar. İncil ise sosyal hayatı idareden aciz olup,şuursuzca da olsa şuurlu bir hedefe ve sona gidilmektedir. Zira her şey denenmiş bir denenmeyen târ-u tâze İslâmın esasları kalmaktadır. beşer kendi saadetini onunla elde edecektir.

Evet küfür bütün vesaitiyle iflasın eşiğindedir. Enaniyette,kibir ve ğururda fir’avunları yetiştiren,zulümde Nemrudları,maddede Şeddatları,fuhuşta Lutileri,cehalette Ebu Cehilleri,katil ve fitnede Kabilleri yetiştiren küfür,bitişte sürünmektedir.

Moskovada toplanan kominist ajanları ve kominist eğilimli sanatçılar ve yazarlar kongresinde kominizmin yayılması ve dünya ihtilalinin gerçekleştirilmesi için nasıl çalışacaklarına dair direktiflerinde:

1)Memleketinizde kominist ve sosyalist partilerin kurulmasını teşvik ediniz. Mevcut varsa onunla iş birliği yapınız.

2)Memleketinizi mümkün olduğu kadar sınıflara ve zümrelere bölünüz.

3)Patron ve işçi arasında devamlı anlaşmazlık mevzuları çıkarınız.

4)Resmi kuvvet kazanıncaya kadar memleketinizde kominist tehlikesi olmadığına herkesi inandıracak,faaliyetlerinizi fark edenleri vehimle suçlandıracaksınız.

5)Din düşmanlığı yapınız,halkı dinin her sınıf ve zümrelerine bölünüz.

6)Her milli dava ve davranış karşısında tamamıyla tarafsız kalacak,mümkün olursa önleyici yazılar neşredeceksiniz. Her milli varlığı yıkmak için gayret sarf edeceksiniz.

7)Politika,Edebiyat ve bütün kültür kollarında fikirlerinize yakın olmayan ve kominist temayüllü olmayanların bu şöhret ve otoritelerini yıkmaya çalışınız.

8)Halkın çok sevdiği ve artık terk edemeyeceği milli simalar ve kahramanları kendinize bayrak yapacak,onların fikir ve düşüncelerini kendi açınızdan yorumlayacaksınız.

9)Romanda,şiirde,karikatürde ve resimde sistemli olarak işçinin ve köylünün sefaletini mübalağalı bir şekilde gösterip tanıtacaksınız.

10)Tercümelerinizde, batının kominist ve kominizme mütemayil müelliflerin eserlerini tercih edeceksiniz.

11)Milletinize batı bloku düşmanlığını aşılayacaksınız.

12)Nizamlara karşı gelenleri destekleyeceksiniz. Kargaşalık çıkarmak için muhalefet duygularını isyan derecesine çıkaracaksınız.

13)Rus filimlerine alaka celb edeceksiniz.

14)Evvelce kominist oldukları halde sonradan dönen fransız Andre Gide,Malraux,İngiliz Arthur Koestler,Stephen Spender,İtalyan İgnosio,Malapert,Amerikan Richart Wrigtt ve Louis Ficher aleyhinde kampanya açacaksınız,şöhretlerini sileceksiniz.

15)Sendikaları,gençlik teşekküllerini,dernek ve topluluklarını ele geçirmeye çalışacaksınız.

16)Bilhassa öğretmen ve profesör ve başkaları gibi büyük kitleleri elinde tutanlara yaklaşacak,onları saflarınıza çekeceksiniz.

17)Devamlı huzursuzluk kaynakları arayacak ve huzursuzluğu devam ettirmek baş prensibiniz olarak çalışacaksınız.

18)Kominizmi açıkça müdafaa etmekten mahrum olduğunuz takdirde her türlü adaletsizliği yaygara edecek,aynı gayeyi devam ettireceksiniz.”[11]

Alınan bu kararların,kominizm yıkılmasına rağmen uygulanmakta ve uygulamaya çalışıldığı görülmektedir.

-Rusya’nın Deli Petro’dan (D.1672) beri süregelen hayali önünde en büyük engel olan Osmanlıyı,sıcak denizleri geçmek,İstanbulu başkent yapmaktır. Topkapı sarayı arşivinde de bulunan 13 maddelik vasiyetnamesinde de[12] yazdığı gibi (1725),bunun için de:”Türkiye ile İran arasındaki fitne,fesat teşkil etmek,bozuşturmak,kavga,dövüş çıkarmak lazımdır.Bu işte sünni-şii mezhebleri arasındaki ihtilaflar büyük,keskin silah ve basılmaz ordudur. Rusya asyada nüfuzunu arttırmak için süni-şii ihtilaflarını iyi bir vasıta gibi kullanmalıdır.Türkiye ile İran arasındaki dayanışmayı öyle bozmak lazım ki onları birbirleriyle anlaşabilmesinler. Gerek İran,gerekse de Türkiye’ye Avrupa halkları ile temas kurmaya imkan vermemeli. Eğer bu ülkelerin müslümanları göz açıp hukuklarını tanısalar,bu bize büyük darbe olur. Gerek Türkiye,gerekse İran’ın din adamlarını ele almak ve onların vasıtasıyla sünni-şii ihtilaflarını güçlendirmek lazımdır. İslam şuurunu Asya’dan uzaklaştırmak,hristiyan şuurunu ve kültürünü orada ciddi propağanda etmek,yaymak mecburidir.”

Deli petro kendi din adamlarının ilerlemelerine mani olduklarını,İran’ı çökertmeyi hedef alıp,ancak bunun içinde:”Türkiye mahvolmadan İran’ın canını almamız yanlıştır.”sırrını da söyler.

Bunun için de İran’ın şah damarı olan Gürcistan ve Kafkasya’nın ele geçirilmesini teklif eder.

Burdan sonra ticari merkezi olan Hindistana geçilmesini,ancak buranın da anahtarının Türkiye’nin elinde bulunduğunu ikrar eder.

Dünya hükümranlığı hayalleri çok uzundur. İsveç,Norveç,Türkiye,İran,Polonya,Avusturya,İtalya,Fransa [13] ve dünya hakimiyeti…

Bu onun planı. Ya Allah’ın planı? İşte hali pür-melalleri…

Akibet önemli olanıdır. İşte bir haber:”Lenin’de diğer zalimler gibi bağıra bağıra ölmüş.”,”24-Ocak-1924’de ölen Lenin son günlerini –uluyarak- geçirdi. Ölümünden önceki günlerde şuurunu iyice kaybeden Lenin’in attığı çığlıklar,Moskova’nın 60 km. güneyinde dinlenme evinin etrafında bulunanların kalbini donduruyordu. Öldüğünde çok korkunçlaşan Lenin’in yüzünü Stalin’in emriyle güzelleştirilip mumyalandı.”[14]

Alma mazlumun âhını,çıkar âheste âheste…

İşte bazı kuruntu,teselli ve gerçekler:”Eskişerhir’de Türkiye birleşik Kominist partisi il örgütünün I. Genel kurulunda:”Bütün dünya kominizmden dönerken biz Türk koministleri onun onurlu mücadelesini veriyoruz.” Ve üye A. Atalay’da:”Dünyada bütün duvarlar yıkıldı. Bizim değer verdiğimiz kominizmde yıkıldı. Bizim için acıdır ve üzücüdür. Bu sebebten başımız öne eğiktir.” Kongre başkanı N. Deringöl’de:”70 yıllık mücadelemizin muhasebesini hoşumuza gitmese de yapmalıyız.”der.[15]

Kominizm canavarı 1970 yılları hesabıyla,kanını içtikleri hariç 94 milyon insanı kendi esareti altına almıştır. Utanç duvarını utandıracak ve çatlatacak vahşet… Bunlar için Süleyman Nazif şöyle der:”Ey Türk oğlu,sana damarlarındaki kanı ihda edenler,kanlarının son katrelerini Moskof muharebelerinde döktüler. Sen bugün,yarın,ne olursan ol,fakat unutma ki,o şehidlerin ebedi bir yetimisin. Bu din,bu devlet,bu vatan gibi;bu gayz,bu kin,bu intikamda,onların sana mübarek bir mirasıdır. Dünyada bir Rusya ve bir rus kaldıkça bu hakkına,bu vazifene hürmetkar ol! Hakkın öldürmek,vazifen iktiza ederse hemen öldürmektir,ey Türk oğlu!”

İnsanlar,nesiller işte bu insan suretindeki yılanlar tarafından zehirlenmiş. Toplumu dini derslerden mahrum bırakmak bu yılanlara davetiye çıkarmaktır. Yapılacak iş dinin tekmil ve tesisidir. Yani:

Eisen Hower’in de tesbiti gibi:”Kominizme karşı mücadelemiz,Allah’ın kudretine inananlarla inanmayanlar arasındaki mücadele değilde nedir? Allah inancının girdiği bir yerde,bir kalbde,bir ruhta kominizm barınamaz. Koministler bunu bildikleri için değil midir ki,Allah’a ve dinlere harp ilan etmişlerdir. Bu bize nasıl hareket etmemiz icab ettiğini bildirmektedir. Herkes yetini ona göre tayin etsin.

Biz Allah’a inananlar safında yer almış bulunuyoruz.”der.

İnsanların rejimleri, insanların ömürleri kadardır. Elbette rus rejimi de kurucusu kadar yaşayacaktı. Çünkü fıtrata uygun değildir.

1917-24 arası Lenin’in mimarlığında kurulup,24-53 arası Stalin’in kan içiciliği ile devam etmiş,64-82 Brejnev’in lüks hayat içinde sefa sürerek geçmiş,82-84 Andropov,bir yıl Çarnenko,1985’de muhafazaya çalışarak Perestroika ve Glastnost ile evrim ve devrim geçirerek inişin ustası Gorbaçov ile noktalanmış,yıkılmaz denilen dev yıkılmış,kardan adam rusya erimiş,karton kule çökmüştür. Artık tarihe acılı hikaye ve masal olarak geçmiştir. Tıpkı bir varmış,bir yokmuş. Zamanın birinde rusya diye bir devlet varmış. Herkes ondan korkarmış. Periler,ejderhalar,devler gibi mahluklar varmış. Şöyleymiş,böyleymiş. Meğer kof olup,balon gibi şişirilmişmiş…

Bediüzzaman Hazretleri kominizmi tahlil ederken:İnsanlığı beş devreye ayırır. Bunlar:a)Vahşet ve Bedeviyet devri.

b)Memlukiyet (kölelik) devri.

c)Esirlik devri.

d)Ecir (ücretlilik) devri.

e) Malikiyet ve serbestiyet (mülkiyet ve sahiblenme,serbestlik) devri.[16]

İnsanlığın dördüncü devresi olan ücretlilik devresini geçerek,tamamen serbestlilik düşüncesiyle kök salacağını [17] ifade eder.

Fransız ihtilali gibi,bolşevizmin fırtınasının da ilk olarak hapishanelerde başlayacağını[18] ve küfrü mutlak olan bu kominizmin,dinsizliğin şimalden yani kuzeyde olan Rusyadan çıkacağını söyler.[19] Ve ”Evet,ihtilali fransevide hürriyet perverlik tohumuyla ve aşılamasıyla sosyalistlik türedi,tevellüd etti(doğdu). Ve sosyalistlik ise bir kısım mukaddesatı tahrib ettiğinden aşıladığı fikir,bilahare bolşevikliğe inkilab etti. Ve bolşeviklik dahi çok mukaddesatı ahlakiye kalbiye ve insaniyeyi bozduğundan;elbette ektikleri tohumlar hiçbir kayıt ve hürmet tanımayan anarşistlik mahsulünü verecek. Çünki kalbi insaniden hürmet ve merhamet çıksa;akıl ve zekavet,o insanları gayet dehşetli ve gaddar canavarlar hükmüne geçirir,daha siyasetle idare edilmez. Ve anarşistlik fikrinin tam yeri ise;hem mazlum kalabalıklı,hem medeniyette ve hakimiyette geri kalan çapulcu kabileler olacak.”[20]

Bununla doğunun dökülmüş hali tavsif edilmektedir. Bunun tek çaresi onlarda manevi duyguların geliştirilmesi,dinin hayat bulması ile mümkündür.

“Halbuki din terbiyesi olmazsa,müslümanlarda istibdadı mutlak ve rüşveti mutlakadan başka çare olamaz. Çünki,nasıl bir müslüman,şimdiye kadar hakiki yahudi ve nasrani olmaz belki dinsiz olur,bütün bütün bozulur. Öyle de,bir müslüman bolşevik olamaz. Belki anarşist olur,daha istibdadı mutlaktan başka idare edilmez.”[21]

Kur’an-a ve imana ilişmenin,anarşi ve kominizme zemin hazırlayıp[22] yani:

“Evet,hariçte iki dehşetli cereyana karşı bu kahraman millet,Kur’an kuvvetiyle dayanabilir. Yoksa,küfrü mutlakı,istibdadı mutlakı,sefâheti mutlakı ve ehli namusun servetini serserilere ibahe etmesini alet ederek dehşetli bir kuvvetle gelen bir cereyanı durduracak,ancak İslamiyet hakikatıyla mezcolmuş,bu millet dayanabilir. Bu milletin hamiyet perverleri ve milliyet-perverleri,her şeyden evvel bu mümteziç,müttehid milletin can damarı hükmünde olan hakaiki Kur’aniyeyi terbiyeyi medeniye yerine esas tutmak ve düsturu hareket yapmakla o cereyanı durdurur,inşaallah.”[23]

Uygulamaya çalışılan:”Vatanımızda anarşiliğe inkilab eden kominist tehlikesi”[24]dir.

Her milletten tokat yiyen yahudi milleti bunun intikamını almak üzere,dünyanın başına kominizm gibi bir belayı geçirir.”Ve bu kominizm yahudi eliyle tesis edilir.. Yani:”Yahudi milletinden olan “Troçki” namında dehşetli bir adamı,Rusya’nın baş kumandanlığına ve terbiye-gerderleri olan meşhur Lenin’den sonra rus hükümetinin başına geçirerek rusyanın başını patlatıp bin senelik mahsulatını yaktırdılar. Büyük deccalın komitesini ve bir kısım icraatını gösterdiler. Ve sair hükümetlerde dahi ehemmiyetli sarsıntılar verip karıştırdılar.”[25]

Zira ortaya atmış oldukları fikir,İslâmın gelmesiyle bir ma’kes ve uygun bir zemin bulamamış,ne vakit ki İslamiyet hayattan tecrid edilmiş ise kominizm,sosyalizm ve başıboşluk yol bulmuştur. Bununda devam etmeyeceği elbette açıktır. Zira:”Hayatı içtima-i beşeriyede bir çığır açan,eğer kainattaki kanuna muvafık hareket etmezse;hayırlı işlerde ve terakkide muvaffak olamaz. Bütün hareketi şer ve tahrib hesabına geçer. Madem kanunu fıtrata tatbik-i harekete mecburiyet var;elbette fıtratı beşeriyeyi değiştirmek ve nev-i beşerin hılkatindeki hikmet-i esasiyeyi kaldırmakla,mutlak müsavat kanunu tatbik edilebilir. Evet ben,neseben ve hayatça avam tabakasındanım. Ve meşreben ve fikren,”Müsavat-ı Hukuk” mesleğini kabul edenlerdenim. Ve şefkaten ve İslâmiyetten gelen sırr-ı adalet ile,burjuva denilen tabaka-i havassın istibdat ve tahakkümlerine karşı eskiden beri muhalefetle çalışanlardanım. Onun için bütün kuvvetimle adalet-i tâmme lehinde zulüm ve teğallübün ve tahakküm ve istibdadın aleyhindeyim.

Fakat nev-i beşerin fıtratı ve sırr-ı hikmeti,müsavat-ı mutlaka kanununa zıttır. Çünki Fâtır-ı Hakim,kemal-i kudret ve hikmetini göstermek için,az bir şeyden çok mahsulat aldırır. Ve bir sahifede çok kitabları yazdırır ve bir şey ile çok vazifeleri yaptırdığı gibi,beşer nev-i ile de binler nev-in vazifelerini gördürür.

İşte o sırr-ı azimdendir ki:Cenâb-ı Hak,insan nev’ini binler nevileri sünbül verecek ve hayvanatın sair binler nevileri kadar tabakat gösterecek bir fıtratta yaratmıştır. Sair hayvanat gibi kuvalarına,latifelerine,duygularına had konulmamış;serbest bırakıp hadsiz makamatda gezecek istidat verdiğinden bir nevi iken binler nevi hükmüne geçtiği içindir ki,arzın halifesi ve kainatın neticesi ve zihayatın sultanı hükmüne geçmiştir.

İşte nev-i insanın tenevvüünün en mühim mâyesi ve zenbereği;müsabaka ile hakiki imanlı fazilettir. Fazileti kaldırmak,mahiyet-i beşeriyenin tebdiliyle,aklın söndürülmesiyle,kalbin öldürülmesiyle,ruhun mahvedilmesiyle olabilir…

Evet,imanlı fazilet,medar-ı tahakküm olmadığı gibi,sebeb-i istibdatta olamaz. Tahakküm ve tağallüb etmek,faziletsizliktir.”[26]

İnsanlıktan hakikatın yeri olan kalb ile,faziletin yeri olan vicdan kalkamayacağına göre,onun doyumu da ancak din ile olabilir. O halde rusya da dinsiz kalamaz.” Geri dönüp hristiyan da olamaz. Olsa olsa küfrü mutlakı kıran ve hak ve hakikata dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna eden Kur’an ile bir müsalaha veya tabi olabilir. O vakit dörtyüz milyon ehl-i Kur’an-a kılınç çekemez.”[27]

Koministlerin en büyük dayanağı Materyalist (maddiyun) felsefesidir.[28]

Bu:”Sosyalistlik İslâmiyete ilişemez ve dinimize zarar veremez. Hem bizi sosyalistliğe sokamaz. Fakat garblılaşmak,İngiliz ve fransızın medeniyetinin fena kısmı,bizim dinimizi kısmen terk etmeye mukabil zararlı bir medeniyete bizi mecbur edecekler.”[29]

Kominizmin gizli planları:Halkı hükumet aleyhine teşvik,[30] ve hükümet ve adliyeyi aldatarak lastikli kanunlar ile[31] aldatmaktır.

Enver Behnan Şapolyo-Mezhebler ve Tarikatlar Tarihi- adlı eserinde 5. Bölümde ihtilalci tarikatları incelerken,aşağıda belirteceğim tarikatlar iştirakçiliği yani kominizmi benimsediklerini,mal,mülk,kadın-eşitliğini netice olarak savunduklarını söyler. Yani nasıl ki Eflatunun devletçiliği benzerse,bu tarikatlarında uygulama ve ihtilal gibi konularda yine halkın zaafından,fakirliğinden,sefaletinden istifade ile zenginlerin mallarını kendilerine ibahe ve helal etmişlerdir. Bu mezhebler ise:

1)Mazdekizm:İslâmdan önce 531’de çıkmıştır. Nuşirevan-Hüsrev- başta babasını asarak bunu ortadan kaldırmıştır.

2Babekizm:830’da çıkmıştır.

3)Mübeyyeza:786’da çıkıp,beyazlar adı da verilir.

4)Batınilik:1090’da,Hasan Sabbah’ın Alamut kalesini almakla başlar.

5)Karamita:891’de çıkmıştır.

6-7)Melahide,Ayyarlar:Batıniliğin kolu olup,1113’de çıkmıştır.

8)Babailik:1230’da çıkmıştır.

9)Simavilik:15. asrın başlarında çıkmıştır.

10) Babiyye: 23-Mayıs-1844.

11Bahailik:1853.

Ahmed Hamdi gibi zatlar 25-8-1950’de Diyanet reisi iken kominizm aleyhinde fetva vererek mücadele ettiği gibi,Bediüzzaman Hazretleri de tek gayesinin kominizm ve dinsizlikle mücadele olduğunu söyler.[32]

“Bir tek gayem vardır:O da;mezara yaklaştığım bu zamanda,İslam memleketi olan bu vatanda bolşevik baykuşlarının seslerini işitiyoruz. Bu ses,alemi islâmın iman esaslarını zedeliyor. Halkı,bilhassa gençleri imansız yaparak kendisine bağlıyor. Ben bütün mevcudiyetimle bunlarla mücadele ederek gençleri ve müslümanları imana davet ediyorum. Bu imansız kitleye karşı mücadele ediyorum. Mu mücahedem ile inşaallah Allah huzuruna girmek istiyorum,bütün faaliyetim budur. Beni bu gayemden alı koyanlar da,korkarım ki bolşevikler olsun! Bu iman düşmanlarına karşı mücahede açan dindar kuvvetlerle el ele vermek,benim için mukaddes bir gayedir. Beni serbest bırakınız. Elbirliğiyle,koministlikle zehirlenen gençlerin ıslahına ve memleketin imanına,Allah’ın birliğine hizmet edeyim.”[33]

Kminizmin aileyi çökerttiğini söyleyen başkortostan milletvekili Güzel Sıddıkova;eşitlik adıyla kominizmin kadını ezdiğini,kapitalizmin de fuhşu arttırdığını söyleyerek,[34]her iki ideolojinin kadını korumak değil,bitirmek olduğunu ifade etmiş olmaktadır.

Hakikatlı bir rüya

Mahmut Çalışkan anlatıyor: 1952 yılında çok acaib bir rüya görmüştüm.Rüyamda Stalin,üstadın oturduğu evin dış kapısından içeri girmek istiyordu. Ben,Ceylan ve Zübeyir ağabeyler,üçümüz kapının arkasında,bu herifi içeri sokmamak için uğraşıyorduk. Sonra nasıl olduysa,gücümüz kafi gelmemişti. Stalin bizi iterek,dış kapıdan içeri girdi. Bu sırada üstad elinde bir keserle merdivenden aşağı iniyordu. Biz endişe içindeydik. Stalinle üstad aşağı merdiven sahanlığında karşılaşmışlardı. Stalin,yukarıya üstadın oturduğu mevkiye gitmek istiyor,üstad onu bırakmıyordu.Tam bu sırada üstad elindeki keserle Stalinin kafasına vurmaya başlamıştı. Stalin içeriye giremeden,orada düşüb geberdi. Ben heyecanla rüyadan uyandım.

Ertesi günü bu rüyayı Zübeyir ağabeye anlattım. O da Üstada anlatmış,Üstadımız beni çağırmıştı. Zübeyir ağabey gelerek;”Kardaşım,gel,Üstad seni istiyor,dedi. Beraber üstada gittik.Üstad:”Gel Mahmut kardaşım,gel nasıl gördün rüyayı,anlat!”dedi. Ben gördüğüm gibi anlattım. Üstad hayretle:”Fesübhanallah!”dedi. Sonra rüyayı yorumladı:”Bu,risale-i Nurun ve İslâmiyetin kominizme galib gelmesidir. İnşaallah muvaffak olacağız.”

Rüyayı gördüğüm gece Stalin beyin kanamasından gebermişti. Ölümünü on-on beş gün kadar gizlemişlerdi. Gazetelerden okuduğum kadarıyla,herifin ölüm günü ile rüyam aynı gün cereyan etmişti.”[35]

MEHMET ÖZÇELİK

[1] İslam Medeniyeti Tarihi. Prof. M. Fuat Köprülü. Sh.175.

[2] Bak. İttihad Gazetesi.14-Nisan-1970,el-Fark Beynel Firak. Çevr.E. Ruhi Fığlalı.Sh244,331.

[3] Agg.21-Temmuz-1970.

[4] Sur Dergisi. Kasım.1992.

[5] Zaman Gazt.23-6-1992.

[6] İttihad Gazt.23-Eylül-1969.

[7] Zaman gazt. 30-1-1992.

[8] Sur Dergisi.Ocak-1992.

[9] Zaman Gazetesi. 17-12-1991,Sağ-Sol için bak Kur’an-da:Hak Dini Kur’an Dili. E. H. Yazır. Mearic.38,İnşikak.7,

[10] Zaman Gazt.18-12-1991.

[11] Bak Hakses Dergisi.Ekim.1968.Sh.11,Tefekkür Hazinesi. Terc. A. Sönmez. Sh.101-102.

[12] Bak Yalan Söyleyen Tarih Utansın. M. Müftüoğlu. 3 / 80.

[13] Bak. Zaman Gazt.17-12-1991.

[14] Agg.25-7-1992.

[15] Agg.6-12-1990.

[16] Sözler.Sh.661,Bak. Devlet Felsefesi Safa Mürsel.Sh.126.

[17] Osmanlıca Mektubat. B. Said Nursi.Sh.563-564.

[18] Bak Tarihçe-i Hayat. B. Said Nursi.Sh.523.

[19] Emirdağ Lahikası. B. Said Nursi. I / 97,207, Şualar. B. Said Nursi. Sh.456.

[20] Şualar.age. Sh.494.

[21] Age.sh.435.

[22] Bak Tarihçe-i Hayat.age.462,Emirdağ Lahilkası.age. I / 24, 97, 100, II / 127,132,219.

[23] Emirdağ Lahikası. age. I / 218-219.

[24] Tarihçe-i Hayat.age. Sh.492.

[25] Şualar.age.494.

[26] Lem’alar. B. Said Nursi. Sh.160-161.

[27] Emirdağ Lahikası. age. II / 145.

[28] Bak . Şualar. age.460.

[29] Tarihçe. Abdulkadir Badıllı. I / 391.

[30] Bak Şualar. age. 462.

[31] Tarihçe-i Hayat. B. Said Nursi. age. Sh.526.

[32] Tarihçe. A. Badıllı.age. 3 / 1403.

[33] Şualar. age. Sh.419.

[34] Zaman Gazt.16-12-1997.

[35] Son Şahidler. Necmettin Şahiner. 4 / 67.

No ResponsesOcak 1st, 2015

Yoruma kapalı .