KURTLAR SOFRASINDA

KURTLAR SOFRASINDA

1964’de başlayan Ankara anlaşmasıyla,bu gümrük birliği koşturmacası,netice de 1-Ocak-1996 itibariyle noktalanmış olmaktadır.

Evvelce Kilis ve Urfa’daki Pazar,böylece Türkiye geneline yayılmış olacaktır. Batı bu gün –ve dün olduğu gibi- yarın için de bizden vaz geçemez,göz ardı edemez. Dünyayı elde etmeyi isteyen batı bize yönelmeli,ahireti dahi kazanmak istiyorsa yine bize dönmeli,bizim elimizden tutmalıdır.

Papa John Paul 1990 Kasım’ında Prağ’daki konuşmasında AET konusunda şöyle der:”AB’nin temeli hristiyanlıktır. Avrupa kültürünün temeli de hristiyanlıktır. Bu sebeble birleşik Avrupa hayal değildir.”

AT komisyonu dönem başkanı olan Jacgues Delors 1989 Eylül’ünde konseydeki konuşmasında AT hakkında şöyle diyordu:”Bir hristiyan birliği”olduğunu söylüyordu.

Türkiye AT’a girmek için çaba göstermektedir. Ancak bunu onun kuyruğunda dolaşarak olmamalıdır. Baş da ve başını dik tutarak,inleterek,dinleterek yürümelidir.

Üyeliğimiz;birinci kademede;hazırlık dönemi(1964-1969),ikincisi;geçiş dönemi (1973-1995),Üçüncü tam üyelik ise yine ağırlıkla batının insafına kalmış olmakla beraber,bu durum neticeyi bizim ağırlığımız nisbetinde kendini gösterecektir Yani neticeyi onlar değil,biz ve bizim tavrımız belirleyecektir.

Bütün bunlarla beraber apar-topar 13-Aralık-1995’de bizi istasyonun dışında,karda kışta,tüm menfiliklerle baş başa 30 küsur yıl dışarıda,ölümle baş başa bıraktıktan sonra,şimdilik,yine menfaatı için istasyonun içerisine beklemeye almıştır. O da tren geldi gelecek avutmacalarıyla… 30 küsur yıldır bir türlü gelmeyen tren,kim bilir daha ne zaman sonra gelecek? Yoksa hiç mi gelmeyecek? Yoksa gitmemiş mi ki gelsin? Olmuş olmasına rağmen bir aldatılma içerisinde miyiz? Yani bizlere getireceklerinin sevindirmesinden ziyade,götüreceği korkutmaktadır.

Kısırlaşan batı için bizler;iyi bir birikimiz…

Ve yine böyle bir karar;meclisten ve milletin ortak görüşünden çıkmalıydı. Bütün devlet çarkları müsbet bir yöntemle,halkın da katılımını sağlayarak kanunlar,yönetim,sistem gözden geçirilmeli;yıkma değil,tashih-tekmil-tahkik içerisinde,bünyeye uymayan taklitlerden uzak kalınmalıdır.

“16-52-57-64”maddeler gereği AB’nin aldığı tüm ekonomik kararlara uymayı taahhüd etmiş bulunmaktayız. Yani batının ekonomisiyle tek taraflı evlenmiş bulunmaktayız. Hadi hayırlısı.

Bal ayı mı olacak,yoksa sirke ayı mı?

GB;gümbürtü birliği,kurtlar meclisine biz de davete kabul edilmiş olmaktayız. Zira yıllardır avlamayla meşgul olmuş bir sofraya davet edilmiş,daha doğrusu davetimize beklemeli verilen bir cevabtır bu.

Yemeye mi,yenilmeye mi? Beraber yemeye mi? Beraber yemekse;neyi? Kimi? Neden?

Manevi birliğimiz gelişmemiş ve gerçekleşmemişken,maddi birliğimiz ne kadar ve de nereye kadar bir gelişme gösterecektir?

Maddi ortaklık ve beraberlik,birbirimizi daha iyi ve daha yakından tanımamızı,netice de inşaallah,manevi birliğimizin de doğmasını tahakkuk ettirir. Bu bir güreş birliğidir. Bir müsabakadır.

Altın yumurtlatmasını bilmediğimiz,altın yumurtlayan tavuğumuz,artık onların kümesine yumurtlayacak. Bize de cüz-i bir kira ücreti verirlerse,oda insaflarına kalmış…

Evet. Artık bizde batılı olduk gibi. Ya biz de batarız,yada batan batıyı batmaktan kurtarırız. Ancak karşımızdakiler kaşarlanmış,yılların antramanlısı olduğundan rakiblerimizi gayet ciddiye almamız gerekmektedir.

Mesele;çözümsüzlüklere çözüm bulamayanları ,çözemeyen çözümsüzleri yani yine ekalliyetin ötesinde umumun hukuku gözetilerek ekseriyeti çözmektir.

Aslında şimdiye kadar zihnimizde değiştiremediğimizin ne derece cüce olduğunun isbatı olacaktır GB..

GB aynı zamanda bir gençler birliği..gençliğin boğuşması..açılan kapılardan çıkışlar..ve koşuş,koşuşmalar..önceden uzaktan ve etraftan seyretmelerin şimdilerde içlerinde olmadır..öncelerde tasavvur,tahayyül,tefekkür ve taklid iken,şimdi ise iç içe bir yaşayış olacaktır. O artık bir nevi,her nevi mahlukatla ve nevilerle iç içe olmadır.

Evet mesele tecrübeli ve bu büyük denizde büyük balık olmaktır. Çayda,derede boğulan;denizde ve okyanus da yüzemez…

7-1-1996

MEHMET ÖZÇELİK

No ResponsesOcak 1st, 2015

Yoruma kapalı .