MÜSTEHCENLİK

MÜSTEHCENLİK

İnsanı ve insanın değerlerini yıkıp tahrib eden yollardan biri ,ruhu çökerten ve öldüren ateizim,inançsızlık,kominizm,diğeri ise;ruhu bağlayıp,hareketten alıkoyan materyalizm ve marksizmdir.

Diğeri ise;insanın değerlerini hedef alır. Sahib olduğu tüm şahsiyet veren,kimlik kazandıran değerlerini yok eder,onların tahribine çalışır. Buda sefâhet ve müstehcenlik olarak gelişir.

Lenin şöyle der.” Her millet kominist olabilir,yalnız müslümanları kominist yapamazsınız. Onun için evvela onları dinlerinden etmek lazımdır..”[1]

Böylece İslam memleketlerinde,özellikle Türkiye de Dini zafiyeti sağlamak amacıyla ısrarla müstehcenlik üzerine gidilmektedir. Bediüzzamanın ifadesiyle:” Batıl şeyleri iyice tasvir,safi zihinleri idlaldir.” Böylece zihinleri,özellikle saf zihinleri bozmak için batıl ve sapık olan müstehcenlikler kullanılmaktadır.

Bazen bu reyting adına,şöhret,şehvet ve servet adına,sanat kılıfına dürüp topluma sunularak adeta yutturulmakta,genç zihinler çalınmaktadır,oda şahsiyetsizce…

Bir anda,haftalık ve aylık elde edilen sanatın,aniden kazanılan şöhret ve paranın kaybettireceği de kazandıracağından büyük olacak,faturası da acımasız olarak millete çıkarılacaktır.

Şöhret ucuzca elde edilmektedir. Ve bu da olmayan şahsiyet ve haysiyetin bedeli olarak ödenmektedir.

“ Şöhret aynı riyadır. Kalbi öldüren zehirli bir baldır.”

Şöhret uğruna her şeyden vaz geçilmekte,değerler hiçe sayılmaktadır. Netice görülmediğinden bu kazanç sayılmaktadır. Oysa bu bir çöküş ve kaybediştir.

“ Tükürün zalimlerin o hayasız yüzüne,tükürün…”

Müstehcen insan ve müstehcenlik bu kabilden insan bozması bir varlık ve mahluktur. Sanat dediği şey ise,bir meta ve bir mal-dır. Mal gibi mal. Adam olacak adam değil. Çocuk hiç değil. Çünki çocukluk saflık,sefâhet ve rezalet ise;bir kirliliktir. Müstehcen bir insan kirli bir insandır,kirli..

Sanat ve sanatçı;bir fikir,bir estetik,bir kalite ve ruh ister. Geçmişten geleceğe uzanan bir birikim ister. Haya,namus,terbiye gibi değerlerden uzak bir insan,sanattan da uzaktır.

Fuhuş ve sefâhet;yeni bir şey kazandırmadığı gibi,sahib olduğu değerleri teşhir ile kaybetmektedir. Kazanmaya değil,kaybetmeye sebeptir.

Lise son sınıf öğrencisine ne olacağını sormuştum. Avukat olacağını söylemişti. Gelişen konuşmamızda,şunu da söylemişti;

-Ben haksız olan insanı da savunurum. Madem avukatlık bir savunmadır. O halde neden haksız insanı da savunmayayım?

Yapılan müstehcenlikleri de sanat adına yaptığını söylemek de buna benziyor.

İş sadece bununla da bitmiyor. Bir hırsız da bir iş yapıyor. Ancak bu onun hukukiliğini ve meşru’iyetini göstermez. Bütün yapılan olumsuz işler,onların olumluluğunu ve kabulünü gerektirmez.

“Ölçüleri olmayanların ölçümleri de yanlıştır.” sözünde de belirtildiği gibi;sanatın da bir ölçüsü vardır. Ölçüsüzlükler sanata ölçü olamaz.

30 bin masum insanı öldüren birine sanatçı ağzıyla övgüler yağdıran bir insan sanatçı değil,olsa olsa sanatçı bozuntusu olur!

14-02-99

MEHMET ÖZÇELİK

[1] Din Eğitimi.Açık Oturum.A.Nişancı.Sh.23.

No ResponsesOcak 1st, 2015

Yoruma kapalı .