ZİNANIN KÜÇÜK BİR DÜNYEVİ CEZASI OLAN AİDS

ZİNANIN KÜÇÜK BİR DÜNYEVİ CEZASI OLAN AİDS

          Gençliği ve gençleri tehdit eden aids,yetkililerin ifadelerine göre;”2000 yılında 40 milyon insan aidsli olacak”[1] Bu 40 milyon kayıbla beraber,patlamaya hazır 40 milyon patlayıcı bomba demektir.

            1981’de tesbit edilen aids;ancak dalalet ve sefâhetin ortadan kalkmasıyla önlenir. Yani maddi tedbirlerden ziyade,İslâmın manevi tedbirleriyle çözülebilir.

            Dün Lut kavmini tehdit edip,ortadan kaldıran u bela,bugün dünyayı ve de İslam alemini tehdit etmektedir.

            Çünkü vücuttaki denge bozulmuş,çarklar ters istikamete doğru dönmektedir. Hayat vericilik özelliği,yerini ölüme terk etmiştir. Müsbet değil,menfi tesir bırakmaktadır.

            Aidsin kısaltılmışı;”Acguirer İmmune Deficency Sundrame”Yani; “Kazanılmış bağışıklık yetmezliği belirtileri” yani bağışıklık sistemindeki arızadan dolayı oluşmaktadır.

            Her Cuma hutbelerin sonunda okunan üç emirler;adalet,İhsan,yakınlara yardımda bulunmak. Bununla beraber yasaklanan üç menhiyatın birincisi fuhuşlar yani aids-in ana kaynağıdır. İkincisi;Münkerât yani kötülükler ve üçüncüsü;zulümdür. Netice de hepside aynı yola çıkmaktadır.

            İlâhi bir ceza olarak,ilâhi adalet şöyle gerçekleşir:”Aids virüsü bir noktada kişinin diğer mikroplara karşı direncini meydana getiren T. Lenfositleri tahrib ettiği için,kişi zaman içerisinde mikroplara karşı direncini kaybeder,başka bir insanın üç günde atlatacağı bir hastalık,T. Lenfositleri aids virüsü tarafından tahrib edilmiş bir insanda rahatlıkla ölüm getirir ve asıl ölüm sebebi virüsün kendisinden değil immün sistemi baskılanmış,mikroplara karşı bağışıklama sistemi kaybolmuş insanların bir noktada mikroplara yenik düşmesindendir.”

  1. Lenfositleri konusunda ise:”Lenfositler 20 binin üzerindeki şifreleri belirler ve vücut yapımı şifrelerin dışında olan mikropları rahatlıkla bulup,tahrib edip öldürürler. T. Lenfositler aids virüsü tarafından tahrib edildiğinde artık vücut savunma mekanizmasını kaybeder. Burada şunu söylemek mümkün:Bir insan 20 bin nüfuslu bir kasabada olsa,100 sene boyunca kasabada bulunan 20 bin kişiyi gördüğünde hemen tanıyacak seviyeye gelemez. Ama Allah’ın (CC) takdirine bakınız ki,insanın vücudunda insan kanında dolaşan milyonlarca T. Lenfositlerden birisi,insan vücuduna aid 20 binin üstündeki şifreyi bilir ve 24 saat o şifreyi kontrol eder.”[2]

            Gayrı meşru ilişki ve kan yoluyla geçen bu virüs bu kadar tehlike arz etmekle beraber hava ve su gibi yerlerde de olabilmektedir. Hastalıklı uygun bir zemin bulduğunda da sür’atle çoğalmakta,kişi ve kişileri tehdit etmektedir.

            Dinin emir ve yasaklarından maksad;Din,akıl,nefis,nesil ve malın korunmasıdır. Gayrı meşru ilişkiler ise bu değerleri ortadan kaldırmaktadır.

            “Lut kavminin helâki ile ilgili bahisler 16 ayrı surede ele alınarak”[3] dikkatimiz ısrarla bu durum üzerine çekilmektedir. Ta ki ibret ve ders alına…

            -CEZA KONUSU İSE : Âyet-de:”Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız bunlara acımayınız.”[4] Böylece:”Zinaya Had cezası verilmesi belirlenmiştir. Bu,zina eden evli ise recm,yani idam,bekâr ise yüz sopa vurulması şeklindedir. Ancak livatayı bazı İslâm hukukçuları zina saymış,bazıları saymamıştır. Fakat adet edinenlere ta’zir yoluyla ölüm cezası verilebileceği görüşü vardır.”

            “İbni Abbas’dan rivayete göre,Peygamberimiz:”Her kim Lut kavminin yaptığını yaparsa,fail ve mef’ulü (aktif durumda olanı da pasif durumda olanı da) öldürün.”[5]buyurmuştur.

            “Kim de hayvanla cinsel temas da bulunursa onu ve cinsel temas da bulunduğu hayvanı öldürünüz.”[6]

            Meâlindeki hadisler,değil insanla livatayı,hayvanı cinsi obje olarak kullanmayı da ilgiliyi ölüm cezasına çarptırıcı olarak göstermektedir.”

            Kurtubi tefsirindeki bir rivayette:”Hz. Ebubekirin halifeliği zamanında,kendisinden livata yaptığı tesbit edilen bir kişiye ne ceza verileceği sorulmuş,oda ilim şurasını toplamış,Hz. Ali-nin de üyesi bulunduğu bu şurada suçlunun yakılarak öldürülmesine karar verilmiştir.”

            Yakılarak öldürülmesine karar verilmesi şimdiki tıb otoritelerince ibret-âmiz bir karar addedilmelidir. Şimdi ise kireç kuyusuna konularak imha edilmekte,yayılması engellenmeye çalışılmaktadır.

            Tüm güzellikler imanın bir neticesi olarak ortaya çıkarken,tüm kötülükler de küfrün ve sefâhetin bir neticesidir. Haya imandan,hayasızlık imansızlığın bir ürünü olarak ortaya çıkmaktadır. Putperest Lut kavmi de hayasızlıklarının neticesi olarak hem dünyada yakılarak helak edildiler,hem de cehennemde aynı akibete duçar olacaklardır.

            Hadislerde:”Günahının şer’i haddini çeken adam,ahiretteki cezadan kurtulur.”hükmüyle,”Kime ki,bu dünyada bir günah isabet edip,fakat dünyada cezasını çekerse,elbetteki Allah-u taala o abdini ahirette tekrar azaba düçâr etmekten ekremdir.”[7]

            Özetle:”Olaylar,göstermektedir ki,bizim batının modern ilim ve tekniğine muhtaç olduğumuzdan daha çok,onlar bizim manevi ve ahlaki değerlerimize muhtaçtırlar.”[8]

            “Bir santimetrenin on milyonda biri kadar küçük olan virüsler”hakkında S. Findley:”Aids tekrar be tekrar bize öyle güçlü bir ders verdi ki,biz virüslerin sırlı dünyası hakkında gerçekten çok az malumat sahibiyiz.”der.[9]

            Tayland-da heteraseksüeller (karşı cinse ilgi duyanlar) arasında hızla yayılmaktadır. Sebebi konusunda da:

            “Princeton üniversitesinden bir araştırmacının tesbitine göre,1500 Tayland-lı üzerinde yapılan bir araştırmada onların sık sık fahişelere gidip aids bakımından tehlikeli ilişkide bulundukları anlaşılmıştır.”[10]

            Ünlü fransız dergisi “Paris match” bir çok bunalımlarla beraber aidsin de altında yatan önemli faktörün altmışlı yıllarda başlayan “Dinsiz toplumlar”[11] ın oluşu olarak belirlerler.

            Bundandır ki Bediüzzaman hazretleri eserlerinde sık sık,toplumları tehdit eden iki faktörü:”Küfrü mutlak ve sefâheti mutlaka”olarak belirtir.

            Düne kadar köy enstitülerinde kız ve erkeklerin bazılarının ,bazı yerlerde beraber yatarak bizleri tehdit eden ve kötü neticeler doğuran,memleketimiz bugün;”batıdaki öğrencileri“[12] tehdit etmektedir. Bunu teyiden:

            “Amerika da ;20 yaşın altındaki kızların yüzde 68-i,erkek çocukların da yüzde 86-sı fuhuş bataklığına düşmüştür. Bunca cinsi eğitim ve tavsiyelere rağmen,bu öğrencilerin yarısından daha azı kondom kullanmaktadır.

            Her sene 3 milyon orta okul ve lise çağındaki genç,fuhuştan dolayı zührevi hastalıklara yakalanmaktadır.”

            Aids-den dolayı ölüm döşeğindeki Murti (M.E) nin söylediği duruma düşülmemelidir.:”İnsanlar artık eşinden başkasıyla temasa geçmesin. Beni örnek alsınlar ki böyle hataya düşmesinler.”[13]

            Hakim ve Beyhakiden:”Fuhşun içinde zuhur edip ilan edildiği hiçbir topluluk toktur ki,orada veba ve daha önce hiç görülmemiş hastalıklar yayılmasın.” Aids ve Herpes hastalığı gibi…[14]

            Batının bize ihraç ettiği aids ve buna benzer menfilikler bedel olarak kendisinin zevaliyle sonuçlanacağı gibi,bu ahlaksızlıkları kendilerine idhal edenler de ahlaksızlıklarının bedeli olarak bu hastalığa maruz kalmakla kalmayıp,bir çok noktada çöküş sinyallerini de vereceklerdir.”[15]

            Kayıtlı olan aids-liler büyük tehlike oluşturup korkuturken,diğer yandan kayıt dışı olanların mevcudiyetinin,fuhşun artmasıyla ortaya çıkması,bu hastalığın ancak 3-5 sene içerisinde kendisini göstermesi,batı ülkelerinden turist adıyla kimliği belirli-belirsiz herkesin gelmesi,Rusyanın dağılması ve bavul ticareti yapma adıyla ancak fuhuş yapma amacıyla memleketimize gelerek büyük tehdit oluşturan Nataşaların varlığı,bu konuda devletin yeterli tedbirleri almaması,eğitimin yetersizliğiyle beraber,fuhşa itici yolların açıklığıyla teşviki,ailelerin terbiye konusunda eksikliği ve ihmali,daha bunlar gibi bir çok nefsimizden kaynaklanan eksikliklerdir ki;bu belanın salgın ve yaygın olarak büyümesine sebeb olan zincirin halkalarından birini oluşturmaktadır.[16]

                                                                                  19-4-1996 / MEHMET   ÖZÇELİK

[1] Zaman gaz.16-8-1992,5-6-1992,18-8-1992,8-4-1993.

[2] Agg.4-8-1992,9-7-1992.

[3] Aids-Fuhş ve Kur’an-ı Kerim ışığında korunma.Doç. A. Coşkun.42,bak.zaman gaz.9-7-1992.

[4] Nur.3.

[5] Ebu Davud . Hudud.29.

[6] Age.30.

[7] Risale-i Nurun Kudsi Kaynakları. A. Badıllı.sh.314.

[8] Aids-F. ve K.K.I.Korunma.age.20.

[9] Zaman gaz.21-8-1992.

[10] Agg.21-8-1992.

[11] Türkiye gaz.24-3-1993.

[12] Zaman.3-6-1992.

[13] Zaman.3-6-1992.

[14] Bak. Evrendeki Mu’cize. H. Nurbaki.sh.50, Münziri. Et-Terğib vet Terhib. 4 / 64.

[15] Zaman gaz.28-9-1992.

[16] Bak. Zafer derg.Ocak.1992.sh.12,şubat.1998.sh.10,Sur derg.Kasım.1988,Diyanet dergisi. Eylül.1991.sh.21-35.

No ResponsesOcak 1st, 2015

Yoruma kapalı .