ALEVİLİK AÇILIMI

ALEVİLİK AÇILIMI

Güzel fikirler nur gibidir,çabuk alınmazsa,uçar gider.
Aklın ürünü ışık gibidir,alınmazsa söner gider.

***
Eğer Hz.Aliyi sevmek,onun yolunda gitmek ve onu İslamiyetle eş değerde değerlendirmek ise;
Onun yaşadığı ve kendisi için hayatını ortaya koyduğu dine bîgane kalmak ve Din derslerinin kaldırılmasını istemek samimilik midir?
Ve onu kaldırırken onun yerine ne konulacak,konulacak bir şey yokken onları boşluğa itmek,onları koruduğunu iddia etmek samimilik midir?
Yoksa onun boşluğunu ehli sünnete düşmanlık ile doldurmak hizmette samimilik midir?
Alisiz Alevilik veya İslamiyetsiz bir Ali ve Alevilik ile,adeta Hz.Alinin ruhunu çıkarıp,bedenini alet etmek samimilik midir?
Sürekli siyasetten kaçan Hz.Aliyi ısrarla siyasetin içine çekmek,siyaset midir? Samimilik midir?
Müslümanların din ihtiyacını karşılayan –yeterliliği tartışılsa da-Diyanete cephe almak dindarlık mıdır,kindarlık mıdır yoksa ne kadar samimilikdir?
Yeni yetişen gençleriniz dinle ne kadar barışıktır?Ne kadar biliyor ve bildiriliyor? Onları bilgilendirip terbiye edecek ne gibi kurum ve faaliyetleriniz bulunmaktadır?
Bir yandan cahil bırakılırken,diğer yandan okullarda onlara dinlerinin öğretilmemesini istemek samimilik midir?
Başta dedeler çocukların ve etbalarının akıllarını tatmin edecek,kalblerini doyuracak ne yapılmakta,ne örnekler oluşturulmaktadır?
Hiç araştırıp düşündünüz mü?Hissi davranıp oyuna mı gelmektesiniz?ne kadar samimisiniz?
Genelde bu insanlar neden özellikle namaz,oruç,hac,zekat gibi islâmın temeli olan ibadetlere soğuk ve ilgisiz davranmakta ve mesafeli yaklaşmaktadırlar?Bir bilgiye mi,yoksa körü körüne bilmeden yapanları taklide mi dayanmaktadır?Samimi söyleyin.
Kur’an-ı Kerim-le ne kadar barışık yaşanılmaktadır?Geçerli mazeretler nelerdir?
Hassas bir dönemden geçiyoruz.Türkiyede dış ve iç güçlerin ve özellikle –geçmişte olduğu gibi-şimdilerde de en fazla kaşınılan,tedavi edilmeyen irinlerin deşildiği ve siyasete alet edilen süreçteyiz.Basiretli olmamız gerekir.
Bî-taraf olanlar ber-taraf olurlar.
Kimden tarafayız?Hz.Aliden mi yoksa Hz.Alinin şimdi hazır olsa asla yüz vermeyeceği ve tasvib etmeyeceği bir yaşantıdan mı?
Taraf,İslâmiyetten yana taraf olmaktır.Yoksa istenilmese de başkasının taraftarlığına bilinçsizce taraf olunmuş olunur.
Geçmişteki samimilik canlandırılmalı ancak bilgisizlik giderilmelidir.
Eline-Beline-Diline gerçeği ve –Gelin canlar bir olalım-diri olalım-iri olalım-gerçeğini ne kadar gerçekleştiriyoruz?
Alevilere elbette hakları verilmeli.Daha doğrusu haksızlık yapılmamalı.Aleviliğinin gereğini yapan bir alevi,gereğini yapmayan binlerce aleviden üstündür.Tıpkı Sünni olduğunu söyleyip gereğini yapan birisinin,yapmayan binlerceden üstün olduğu gibi.
Aleviler alt yapısını kurmalıdırlar.
Osmanlının büyüklüğü içinde yaşayan herkese inandığı gibi yaşama hakkını vermesindendi.Hristiyan ve Yahudilere kendi mahkemelerini kurma yetkisini bile vermişti. Gerisini varın siz düşünün.
Alevilerin ellerinden tutulmalı,destek olunmalı,yol gösterilmeli,diyalog sağlanmalı, konuşarak çözüme gidilmelidir.
En sağlıklı çözüm ortamı,siyasetten uzak ortamdır.
Gerekirse enstitüler kurulmalı,Alevilik belgeleriyle ta Hz.Aliye kadar belgelendirilerek araştırılmalıdır.
Çünkü bu su sürekli sulandırılmakta ve bulandırılmaktadır.
Küçük düşünenler korkar,korkanlar saldırır,çözümsüzlüklerle varlığını sürdürmeye çalışır.
Toplumun gerçeği göz ardı edilmemelidir.
Sağlıklı ortamda her şey düşünülmeli,konuşulmalı,çözümler aranmalı,doğrular ortaya konmalıdır.
Bu milletin dar bir alanda koşması isteniyor.Dar ve despot olan rejim bunu başaramıyor,başarılmasına da izin vermiyor.Yolları açmıyor.Huzursuzluğu toplumun maddi manevi büyümesinden dolayı daha da darlaşarak,daha da huzursuzluklara ve kaoslara zemin hazırlıyor.
Başkasının özgürlüğüne zarar vermeden,özgürlükler genişletilmelidir.
Büyük oynamayanlar,büyük kazanamazlar.
Küçük kalanlar yok olmaya mahkumdurlar.
Herkes kucaklanmalı.
Özgürlük,sulh,güven hem İslâmın ve hem de insanlığın yararınadır.

Cümleler doğrudur sen doğru isen
Doğruluk bulunmaz sen eğri isen.(Yunus Emre)

MEHMET ÖZÇELİK
24-11-2008

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .