EFENDİMİZİN DİŞİ KIRILDI

EFENDİMİZİN DİŞİ KIRILDI
Değerli bir öğretmen arkadaşın muhtereme annesi her gece mutlaka teheccüd namazını kılmadan,kuranını okumadan yatmazdı.
İki hafta kadar önce sekerat halinde yani uyku ile uyanıklılık arasında iki defa efendimizi görür.
Birincisinde peygamber efendimiz kendisine tebessümle bakmaktadır.
İkinci sefer gördüğünde ise mübarek bir dişinin kırık olduğunu görür.
Arkadaş bunu bana anlatınca hemen uhud savaşı ve o savaştaki efendimizin hüzün ve sıkıntılarını düşündüm.
Birinci görülen hali,o seksenlik teyzemizin salahatine bir lütuf idi.
İkincisi ise şu anda geniş çerçevede islâm dünyasının sıkıntı verici,özelde ise cemaatın hükümete karşı ifrat tutumu idi.
Rüya tabirinde diş hakkında en çok yorum yapıldığını görmekteyiz.Genelinde de bunun hastalığa,ölüme,kötü habere ve özellikle insanın tedbirli olmasına ve de gizli işlere işaret ettiğini görmekteyiz.
Ön azı dişler;halkın ekserisi için açık olmayan şeylere işaret,ön dişler açık ve sözle yapılan işlere işaret etmektedir.
Kısaca diş sıkıntı ve zorluğa işarettir.
Efendimiz zor durumda ve sıkıntı içerisindedir.
Ateşe bir odunda ben taşımayayım diye hep sonu bekledim.
Ancak bekledikçe alevin sönmediği bilakis arttığını gördüm.Bu amaçla karınca misal bir damla suda olsa,ateşe dökme adına bu yazıyı uyarıcı mahiyette yazdım.
Elbette dershanelerin kapatılması,bütün himmetini buna sarfedenler için kolay bir yol değildir.
Ancak ağır aksak giden,problemli ve bir asırdır küflenmiş,sürekli kaportası değiştirilen,görünümüne müdahale edilen eğitimin bu vesile ile motorunun değişimine bir el atılmış olur.
Eğitimin en büyük problemi tevhidi tedrisattır.Farklılıkların tek tornodan çıkarılmaya çalışıldığı,eğiten değil üğüten bir eğitim sistemi.
İşte böyle bir noktada kapatılmasıyla beraber özel okulların açılmasının da önü açılmış olur.
Bütün himmeti bu noktaya sarfetmek gerekirken,basit ve hissi noktalarda feryatlar koparılmaktadır.
Devlet desteğiyle tıpkı özel hastaneler gibi özel okullarda bu yönde çoğalmış,içi boş olan rejimi koruma uğruna insanlar heder edilmemiş olur.
Öğrenciler dershanelere güvenerek okulun derslerini askıya almaktadırlar.
Okulun 12 yılda veremediğini dershaneler bir yılda nasıl verecektir?
O halde eğitimin bu kalitesizliğini dershaneler açarak değil,eğitimin kalitesini yükseltmek için tedbirler alarak yapmak gerektir.
*Münafıklar ateşe odun taşımaktadırlar.
Hoca efendi basiretli bir insandır.Ona atfen Tayyib Erdoğan için,firavun ve şeddat dediği sözü kötü niyetli insanların, münafıkların değirmenine su taşımasından başka bir şey değildir.
Başbakan için maddi ve manevi destekte bulunup,onun ve muvaffakiyeti için ifrat derecesinde duada bulunan hoca efendinin,tefrite düşerek böyle bir basiret dışı duruma düşmesi elbette düşünülemez.
Burada ya çok saflık veya art bir niyet vardır.
Nitekim Hasanı Basri hazretlerinin yanına gelen adamın birisi,büyük bir alimin kendisine hakaret ettiğini söyler.
Hasanı Basri adama orada ne aradığını ve ne yaptığını sorunca adam;
-Benide o toplantıya çağırmışlardı.yemek yedik,tatlılar yeyip içecekler içtik,deyince Hasanı Basri cevaben;
Bre akılsız adam,o kadar yediğin şeyleri karnında tuttunda,bir onun benim hakkımda söylediğinimi karnında tutamadın?
Hoca efendininde özel,duruma göre,belkide genel olarak yaptığı sohbet içerisinden çımbızla çeker gibi firavun benzetmesini başbakana söylenmiş gibi taşıyan insanlarda iyi niyetli insanlar değillerdir.
Ya onlar ishal olmuşlar veya çok fazla yediklerinden karınlarındakini tutamayan insanlardır.
-Bundan dolayı düşünüyorumda;büyük bir hizmetle ergenekonu gömmeye çalışan bu cemaat,ergenekonun oyununamı gelmektedir?
-İki kahraman birbiriyle kavga ederken,bir çocuk dahi ikisinide mağlub eder.
Bu savaştan münafık yapılı insanlar istifade eder.
Taksim olaylarından sonra daha dehşetli çevrilecek oyunun bir senaryosu cemaat kavgası olarak ortaya konulmaktadır.
Cemaat bu durumda kan kaybetmektedir.Gereksiz ve hissi bu kavgayı sürdürmeyip,alternatif yollar aramalıdır.
Dershanelere giderek kaybolan yıllar,her yıl kaybedilen yedi katrilyon bir para kaybı az değildir.
Himmetler geçici yerler olan dershanelere değil,daimi ve kalıcı olan okullara harcanmalıdır.
Efendimizin dişinin kırılmasına müsaade etmeyelim,sıkıntıda olan efendimizin sıkıntısını arttırmayalım,nifak değirmenine su taşımayalım.Kılıçları kınına koyup mantıki ve çözüme yönelik,istişare ile hareket edelim.
-Kader cihetiyle düşünelim;acaba bu olaylar neden başa geldi?
-Sadeleştirme adıyla cemaatın bedduasının alınması bir sebeb olmasın?
-Acaba ne gibi hatalar yapılmaktadır?diye sorgulanması gerekir.
Ben burada kirli çamaşırları dökmek istemiyorum.Zira her tarafta,iktidarında ve cemaatta taraflar birbirlerinin eski çamaşırlarını ortaya koymakta,bununlada kalınmayıp siyasetin çirkin yüzü olan şeytan melek,melekde şeytan olarak görülmektedir.
Nitekim muhalif bir milletvekilinin onca kirli çamaşırlarını ortaya dökenler, bugün dershaneyi savunan o kişiyi melek olarak göstermeye çalışmaktadır.
Bununlada kalınmayıp söylentide olsa bilmem kimlere bile seçimlerde destek olunacağı söylenmektedir.
Basiretli,ihtiyatlı,anlayışlı,kılıçları çekmeden kan ve enerji kaybedilmemelidir…
MEHMET ÖZÇELİK
01-12-2013

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .