ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ,SOLUN SAĞ KOLUDUR

ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ,SOLUN SAĞ KOLUDUR

1970 yıllarında solun Türkiyeyi rusyaya bağlama,kominizm ve sosyalizmi uygulama,Türkiyeyi rusyaya bağlayarak tamamen Rus yanlısı ve zihniyeti bir uygulama,terör,kan dökme,yakma ve yıkma faaliyetlerinin içinde aktif olarak rol oynadılar.
Bunlar unutulmadı ve bunları yapanlar gayet az kimseler değil,sürülerce idi.
Peki 1980 ihtilali sonrası bunlar ne oldu?
Yerin dibine girmediler her halde?
Bu yanlış düşünceden vazgeçme olgunluğunu gösterip,alet olarak kullanıldığını anlayarak vaz geçenler bir olgunluk göstermiş oldular.
Bir kısmı sefahete daldı,fikir babalığından göbek altı senaryolarına yöneldiler.
Bir kısmı şöhreti seçti..bir kısmı zengin oldu..zahiren dağılmış gibi idiler.
Ancak sol bitmedi ve kaybolmadı..boşluk bulduğu anda başını çıkardı ve de çıkarmaktadır.Damar nüksetmektedir.

*Bu da ta bir asır öncesinin faaliyetleri olarak kendisini göstermektedir.
“TKP’NİN kurulmasından sonra Mustafa Suphi’nin gönlünde Anadolu’da da komünist hareketi güçlendirmek vardır. İşgalcilere karşı cephede savaşmak kararı alır. Bu amaçla Mustafa Kemal’le mektuplaşmaya başlar. Mustafa Kemal’den aldığı cesaretle eşi ve bazı yoldaşlarıyla Moskova’dan Türkiye’ye hareket eder. 28 Aralık 1920’de Kars’tadırlar. Gruptan Mustafa Emin ve Süleyman Sami propaganda yaptıkları gerekçesiyle tutuklanınca Mustafa Suphi, Mustafa Kemal’le konuşmak için Ankara’ya gitmeye karar verir. Komünist liderlerin güvenliğinin sağlanması görevi de Kazım Karabekir’indir. Ancak Karabekir Paşa, güvenliği sağlamak yerine güzergâhtaki mülki amirliklere imalı telgraflar çeker. O telgrafların satır aralarını ‘iyi’ okuyan güçlerin “Memleket komünist olacak” diye kışkırttığı kalabalıklar Suphi ve yoldaşlarını Erzurum’a sokmaz. Bunun üzerine Trabzon’a gitmeye karar verirler. Ama ordada halk kışkırtılmıştır. Can güvenliklerinin olmadığını anlayan Suphi, Bakü’ye dönüş kararı verir. 28-29 Ocak 1921 gecesi bir motora binerler. Ama başka motorla takipte olan kayıkçılar kahyası Yahya ve adamları Suphi ve 14 yoldaşını Sürmene yakınlarında öldürür. Komünist liderlerin öldürülmesi ne TKP’yi ne de komünist hareketi bitirdi…”
Buna binaen şu da dillendirilmektedir;’ Atatürk kominist partisini kapattı mı kurdurttu mu?Kurulmasına cesaret mi verdi?’

*Ergenekon solun taşeronudur.
İşte bu taşeron neler mi yaptı?
Ancak o kadar kirli işlere imza attı ki,bunlardan derlediğim ‘Haber Arşivi’ bu kirli işlerle dopdoludur.
Bunlardan Bir kaçı;
Tüm faili meçhul cinayetler..kaos ortamı..üniversite öğrencilerini örgütleyip,birbiriyle kavga içerisine çekmek..en önemli yaptıkları şey ise,bir çok farklı kesimi bir arada tutarak,sağı sola,solu sağa kırdırdılar..Pkk-yı kurdurdu ve finanse etti..ona adam topladı..hatta Rusya,Almanya,abd ve Avrupa ülkeleriyle bağlantılı yer altı teşkilatını,mafya,silah kaçakçılığı,uyuşturucu kaçakçılığı,organ mafyası gibi bir çok pis işin içinde görev aldılar ve bunları tesis edip koordinasyonunu gerçekleştirdiler.

*”E. GÜRSES: 15 sene kadar önce Londra Üniversite-si’nde yahudi arkadaşlarla konuşuyoruz. Diyorlardı ki, İsrail’in üzerinden yükü atmak lazım. İsrail’in üzerin-den yükü atmak için, İsrail’in üzerinden yükü atabile-ceği başka bir bölgede öyle bir yer yaratmak lazım ki, bu yer komşuları ile de kavgalı olsun. Yıllardır Müslü-man İsrail diyoruz. Neden? Müslüman olacak ama İsrail’in üzerinden yükü alacak.Yani komşularından bir tehdit algılayacak ve orada varlığını dışarıdaki bir güc sayesinde sürdürebilecek. Bu proje sürüyor.”
İçteki kargaşa ile dışarıdaki senaryo birbirleriyle tam da örtüşmektedir.

* Üniversitede tüm problemler zurnanın son deliklerinden kaynaklanmaktadır.Yıllarca taraf gözetilip seviye gözetilmeden üniversitelere doldurulan kişiler bugün o problemleri gösteremedikleri başarıyı ört bas etmek için sürdürmektedirler.
Bizzat ben kendim bunu yaşadım ve gördüm.

*İhtilallere zemin hazırlama ergenekonun en önemli faaliyetleri içerisinde yer aldı.Kaos oluşturup bir gecede trilyonları götürme,bankaları batırma ergenekonun bir uzantısı içerisinde gerçekleştirildi.

En önemlisi de milletin maneviyatına darbe vurmak oldu.Milletin dinini öğrenip,inancının gereklerini yerine getirmesi engellendi.Türban sürekli problem olarak gösterildi,bir çok insan mağdur edildi.

Kamusal alan uydurmaları ve hukuksuz kanunlarla bir çok haksızlıklara imza atıldı.
A.Necdet Sezer hapishaneden 260-ın üzerinde pkk-lıyı affederek ve Türkiye tarihinde enflasyonun dibe vurmasında,süresi dolduğu halde üç ay daha kalarak anayasa mahkemesi gibi bir çok yerlere kendince önemli insanları atayarak bir çok olumsuzluklara kapı açmış oldu.
Nitekim anayasa mahkemesi kendisine olan güveni hukuksuzca 367 hukuksuz ve yanlış uygulamayı uygulayarak;hem meclisde 410 kişinin türban serbestliğini kabul eden meclis iradesine ipotek koyarak,haksızca meclisin üzerine çıkıp,hukuksuz karara hukuk adına imza attı.
Chp-nin başvuru mercisi haline geldi.

CHP ERGENEKONUN İÇİNDE

CHP genel başkanı Deniz Baykal,Ergenekonun avukatı olduğunu ifade etti.Ergenekon terör örgütü sanıklarının sorgusuna destek vermek amacıyla üç milletvekilini gönderdi.Sürekli hafife aldı,cıvıttırmaya çalıştı,önemsiz göstererek,deşifre edilmesine taraftar oldu ve asla destek olmadı.
Uzun delilleri ortaya gerek kalmaksızın her vesile ile ergenekonun arkasında ve böylece içinde olduğunu göstermiş oldu.

ALEVİ KESİMLERİ ORTAK OLMAMALIDIR

Aleviler ergenekona alet oluyor.Yürüyüşleriyle ergenekonu örtmeye mi çalışıyorlar.Şimdiye kadar bir çok vaadlerle kandırıldılar.Belki ergenekonun yanında olanlar şüphesiz tüm Alevileri temsil etmese de,aleviler bu tavrını açıkça ortaya koymalıdırlar.
Ergenekon,solun sağ koludur.
Hz.Aliye mensub olduğunu söyleyen aleviler,Hz.Aliye yakışır bir tavır sergilemelidirler..basiret göstermeli,maneviyatı ön plana almalıdır.
Hz.Ali deyince maddiyat değil,maneviyat ön plana çıkar.

***Alevilik Türkiyenin ciddi bir meselesi,gittikçe kendilerine kötü örnek olan eskilerle,artan cehalet,inat,kin,nefret tehlikenin boyutunu arttırmakta,ateşi körükleyip tetiklemektedir.
Cenaze oturmalarında,gayrı Müslimler bile ramazana hürmet ederken, mesela Adıyamanda o hürmeti göremedik.
Bir Sünni ne kadar islamiyeti biliyor ki,bir alevi o kadar bilebilsin?Bir dede islamiyeti,Kur’an-ı hatta Hz.Aliyi ne kadar bilmektedir ki kendi çocuklarına ve mensublarına bildirebilsin.
Alevilik meselesi süratle ıslah edilmeli,Sözde olan Hz.Aliye bağlılık kuvvetlendirilmelidir.Kaşınmaya çok müsaid bir alandır.
Şimdiye kadar bir kesimin Türkiyeyi Suriyeye benzetme çabası askeriyede,adliyede,vs.yerlerdeki kadrolaşmalar yarayı tedavi etmeyip kaşıyıp,irin çıkarmak isteyenler için iyi bir fırsat oluşturmuştur.
Suriyedeki Baas partisi Nuseyriliğin % 8 olmasına rağmen % 92-ye teşmil edilip hakim olma durumu Türkiyede de gerçekleştirmeye çalışılan bir durumdur.
Amaç sürekli tartışmalı bir ortamı,azınlıkların çoğunluklara hakimiyeti ile sürdürmektir.

ORDU İSTİFRAĞ ETMELİDİR

Ergenekon en büyük yaptırıcı gücünü ordudan almaktadır.
Ordunun içinde şimdilik keşfedilen;Emekli generallerden;Veli Küçük,Şener Eruygur,Hurşit Tolon ve bir çok yüzbaşı ve askeri erkan görülmektedir.
Tsk baltayı ayağına vurmayacaktır ancak içindekileri temizlemek için istifrağ etmelidir.
Tsk yıllarca irtica adıyla inançlı insanları içinden ihraç etti ve meydan Ergenekon çetesine ve onların rahat faaliyet göstermesine zemin hazırlamış oldu.
Bu irtica adıyla atılanlardan birisiyle ben karşılaştım ve ondaki imana ve tevekküle hayran kaldım.
Eşref Bitlisi bunlar öldürdü..Uğur Mumcuyu bunlar öldürdü,Danıştay saldırısını ve bir çok faili meçhul cinayetleri bunlar yaptırdı.
En önemlisi pkk-yı kurdurup,yine askeri 30 yıl boyunca bitmeden ve de bitirilemeden sürekli savaş ve kaos ortamı oluşturuldu.

Ergenekon Ordudan bilgi,belge ve destek aldı.Milletin bağrına bastığı ordu,mileti de bağrına basmalı,toprağa değil…
Bu noktadan ordu yani tsk istifrağ etmelidir.

*Ordu ciddi olarak istifrağ edip,midesindekileri temizlemesi ve yangını söndürmesi gerekir.

*Ordu üzerindeki şaibeyi atmalı.Bir zamanlar namaz kılan insanlar ordudan atılırken,ailesi dindar olanlar askere alınmazken,başı örtülü kadınlar ordu evine,törenlere,vs. yerlere konulmazken,inançlı insanlara zulmün simgesi haline gelmiş olan 28 şubat hala devam edecektir derken,şaibeli insanlar tek tek ayıklanıp bir yandan da askeriyeden onlara sahib çıkılırken,askere gidenlere oruç tutmamaları telkin edilmekle kalmayıp eğitimi daha da arttırarak adeta tutmalarını zorlaştırma yoluna giderken,adeta milletten bir yandan kopuk yaşayıp bir yandan da milletin ordusu olduğunu söylemek ne kadar sağlıklı mantıklı olmaktadır?
Evet… Tsk büyük bir günah işledi çünkü bin yıldır islamın bayrağını dalgalandıran bir ordunun devamı olan bu ordu inançlı insanların inancına hassasiyet göstermedi,milletin nazarındaki şaibeliğini sürdürdü.
Tüm Ergenekon soruşturmalarında hep işin başı,ucu gide gide orduya dayanıyor.
Ordu bu noktada şeffaflaşmalı,kuvvetini imandan alan bir manevi boyutunu arttırmalıdır.
Bir zamanlar çevik Bir’in başını çektiği alevi kesimin orduya ve özellikle hava kuvvetlerine çoklukla alınması söylentileri,Türkiyenin % 8- inin % 92-ye hakim olduğu bir Suriye modeli mi olacak düşüncelerini gittikçe kuvvetlendirdi ve sarsıntıları dışa kadar yansıdı.
Hüseyin Kıvrıkoğlu zamanındaki dalgalanmalar ve su-i kastla bir çok şaibeli soruları gündeme getirdi.

*Devletin bir çok kademesi Ergenekon tarafından kirletildi ve vaad ve desteklerle tehdit,öldürme,haraç gibi bir çok uygulamalarla sürekli problemler üretildi.

Çözüme yönelik hiç adım attırılmadı.Dışta ve içte sürekli düşman üretildi.Gelişmeye yönelik en fazla bir seçim döneminde yapılan icraatlarla 20-30 sene götürülmeye çalışıldı.İkinci sefer iktidar olunmasına her türlü senaryolar uygulanarak engel olundu.

*İnsanlar korkuyla sürekli sindirildi.
Şimdiki insanlarda adeta hala firavun korkusu var.Fiaravunun zulmünden kurtulup çölde yaşayan Yahudiler bazen konuşur ve otururlarken arkalarına bakar acaba arkalarında firavun var mı diyerek ürperirlermiş…Bizde de firavun-vari insanlarda bir şeyi yapmada veya yapmama da tam bir firavun vari korku ve çekinme görünmektedir…

Temennimiz odur ki;20-Ekim-2008 olan bu gün başlayan Ergenekon terör örgütü davası tam deşifre olur,bir asırlık İttihat ve terakkiden beri süre gelen senaryolar ve kaoslar son bulur.

MEHMET ÖZÇELİK
20-10-2008

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .