FİR’AVUNUN DÖNÜŞÜ

FİR’AVUNUN DÖNÜŞÜ
Bir sohbetimde dünya şimdiye kadar gelmiş geçmiş üç büyük zalimden bahsetmiştim.Bunlar ise; Buhtun Nasır,Firavun ve Nemrud…
Artık onlar işin temelini de oluşturmuş olsalar,bundan sonra onlardan daha dehşetli olan Mısırın Sisi-si ve Suriyenin Esed-i onları gölgede bıraktı.
Eğer peygamberimizden sonra Musa gibi bir peygamber gelseydi,Mısıra ve Suriyeye gelirdi.
Mısır neredeyse Suriyeyi unutturacak derecede zulümde zirve yaptı.
Bunu destekleyen ve sessiz kalıp darbe demeyen batı bir daha elini kana bulamıştır.Batının dünü gibi,bu günü de karanlık ve kirlidir.
Dürüst olanı ise çok az ve cılız kalmıştır.
-Allah imhal eder fakat ihmal etmez.
Allah yapılan bu zulümlerle zalimin düşüş ve derekesini arttırırken,diğer yandan Musa’ların çıkmasını da tacil edip,hızlandırmaktadır.
Sisi firavundur.Batı firavunun yardımcısı Hamandır.
Hayatta yaşadığım süre içerisinde iki büyük olay benim için kıyametin kopması derecesinde deprem etkisi yapmıştır.
Biri Sırpların Belene-de yaptığı zulümler ve Mısır…
-İslâm dünyası yanıyor.Müslümanlar hala uyanmıyor.-Allah korusun-bu da kanın devam edeceğini göstermektedir.
Köpeği için dünyayı ayağa kaldıran batı ve abd,insanlık ve vicdanlıkla test olmaktadır.
Batı ve abd kof çıktı,menfaatı ise dolu.
Menfaat üzerine dönen siyaset ise bir canavardır.Başkasını yemek ve kanını içmekle beslenir.
-Dünyayı fesada veren ye’cüc-me’cüc hızlı bir şekilde bizde olduğu gibi,mısır ve suriyede de faaliyettedir.
-Herşey bir bedel istemektedir.Bedelsiz olmuyor.
Bu bedel mazlumlar için müsbet neticesi olduğu gibi,zalimler için neticesiz ve de her iki hayatta zillet içinde zillet,karanlıklar içerisinde karanlık ve ağır bir bedel olacaktır.
Biri şehadetle cennete uçarken,diğeri doğuştan getirdiği değer!leri değersizleştirip,bitirerek değersizleşmektedir.
Sisi bunlardan biridir.Sisi ve Esed-i tarihler firavun ve nemrud yerine yazacaktır.
Tükürün zalimlerin o hayasız yüzüne tükürün.
Biz dahi tükürüyoruz.
Zulme rıza zulümdür.Zalime meyleden zalimdir.
Suud kralı zulme ortak olmuş,zalime davetiye çıkarmıştır.
Ben kâhin değilim fakat bu durum çok yakında mekke ve medine gibi o temiz beldenin kirletilmesine sebeb olunmuş,zalime karşı ebabil kuşlarının gelmesine mani olunmuştur.
Doğu-batı devletleri saflarını belli etmişlerdir.
-İslâm dünyasının göz bebeği ezher,darbeye karşı durmayıp,pasif kalmış,sisi-ye moral vermiştir.
Mazlumlara yardımda destekçi olamadı,olmadı.
Ezher asırlık sermayesini ve onca birikimlerini bir çırpıda bitirdi.
-Ortadoğudaki ‘Arap baharını’ milletin iradesiyle idareyi eline almasını hazmedemeyen gizli iç ve dış dinsiz komiteler,baharı kışa çevirmeye çalışıyorlar.
Bunu da dıştan müdahale ile değil de,içten ayaklanmalar ve kutuplar oluşturup karşı karşıa getirme yöntemiyle yürütmektedirler.
-Allah şu dünya teknesinde gece gündüz kepçesiyle sürekli çevirmekte, devirmekte, tecelli edip ayrıştırmaktadır.
Beşer zulmeder,kader adalet eder.
Mevla görelim ne eyler/Neylerse güzel eyler.
Mısır Firavunlarına ve Suriye Nemrudlarına ithaf olunur;
*B E L E N E

Garibler yurdu,mazlumlar beldesi Belene,
Ey Bulgar iti,soyun sopun kana belene.
Ehli iman,necib millet bununla bilene,
Aşk olsun,yazıklar olsun,sana insan diyene…

Mazlumların âhı yükseldi ta arşa dek,
Çekemem bunu sineye kalsam da bir tek,
Dinime,geçmişime bağlıyım,olmam dönek,
Tükürürüm. Muinimdir Allah ve melek…

Gururludur! Zalim olunca,oysa iğreti,
Arslan karşısında,ne yapar Bulgar iti,
Kadın,çocuk,ihtiyar karşısında onun merti,
İmansızca kaçar,yine olur namerti…

Beslenir,insan kanı emmekle,
Pislenir,insan kılığına girmekle,
Hislenir,itinin ölümünü görmekle,
Hırlaşır,cehennemdeki yerini gözetmekle…

Mesleğidir,hıyanet hem de zillet,
Dünyasıdır diyanet,deni millet,
Menfaat da hıllet,menfaatsız illet,
Ya Rab! Ya bunları kahret,ya da kahret…

Birinin hedefi ahiret,diğerinin para,
Sağlam vücutta ufunetli yara,
Kalp kara,dünya ve ahiret kap kara,
Mü’mini gönderir şehadetle ebedi diyara…

Isınmak için dünyayı yakar Bulgar,
Isırmak için hem cinsini yutar Bulgar,
Sallanmak için uygun bacaklar kollar,
Yalanmak için salya akıtır kurtlar…

Zulmüyle rahmet okutur,ite köpeğe,
Soysuzdur,saldırır yaşlı ve bebeğe,
Yazdıklarıyla kendini yazdırır tarihe,
“Zulmetmek için geldim,geldim.”feleğe…

Ocakları,evleri barkları yakar,
Ağlanacak hale zevkle bakar,
Ha yakar insan,ha sigara yakar,
Kan akar,sel olup akar,akar,

Elbet çör-çöpü önüne katar…
Vahşetliklere denktir Belene,
Ölüm ona zevktir Belene,
Ahirete açılır,yakındır Belene,
Ulvi makama basamaktır Belene…

Fir’avun,Bulgar hep aynı Ene,
Birinin yeri Mısır,diğerinin Belene,
Fir’avuna demişti Musa:Bu zulüm ne?
Isırıcı köpeklere diyecek yok mu,gidiş nereye?

Bizde de oynanmasın aynı oyun,
“Arapça isimler değil,başka isim koyun.”
Başörtüsü,Din,Dil,İsim,İrtica,Ezan,Kadın,
Bunlar da oynanan oyun,hep aynı oyun…

Dayan kardeşim dayan aksa da kan,
Boğacaktır o kan sırıtsa da sırtlan,
Ey uyuyan dev artık uyan,
Seni bekliyor Asya,Afrika,tüm müslüman…
(10-06-1987’de Belene filmi üzerine yazılmıştır.)

MEHMET ÖZÇELİK
18-08-2013

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .