GÜLLERDE ARTIK GÜLMÜYOR

GÜLLERDE ARTIK GÜLMÜYOR
Güller ihanete uğradı..güllere ihanet ettik..
Güller gülmüyor..gül-müyor gül-ler.
Güller ihanetimize ihanet ediyor..kokmuyor..artık koku vermiyorlar.
Görüntü var,olması gereken kokusu yok.
Dökülmüş güller..
Gül döküntüleri.
Ağla..
Gül-de ağla-ma
Gül-sem-mi?
Ağla-sam mı?
Gül semli yani zehirli..tat vermiyor.
Gül demeti değil,gül kırıntısı!
Güllerin hali,bülbülün halini de bozdu.
Artık bülbüller de eski bülbül değil.
Onlarda eski bülbülleri aratıyor.
Veya çok dijital…
Tıpkı birinci gün yem yeşil olan domateslerin,ikinci gün kıp kırmızı olmaları gibi,güllerde çok büyük,renkli ancak kokusu yok.
Domateslerin çekirdeğinden soy-ları türemiyor.
Domatesler de soy-suzlaştırıldı.
Güllerde soy-suzlaştırılıyor.
Meydan kargalara kaldı.
Bülbülü altın kafese koymuşlar,ah seyahat demiş.
Kargayı altın kafese koymuşlar,ah leşim demiş.
Kargalara kalan dünya!
Güllerin dikeni bile artık gülleri koruyamaz olmuş…
Gül isimlerinin çokluğu bile,gülleri ve gülleri kokanları pek güldürmüyor.
Gül-beyaz,gül-peri,gül-şen,gül-zar,gül-ay…
Gül-laç;sütlaçların da adı kaldı.
Sütlerde bozulmaya başladı.
Sütlerde bozulursa,südü bozuklara gün doğar..gün onların olur..dikenler güllere hakim olur.
Gül niye kok muyordu?Niye solmuştu?
Genleriyle oynandığından mı?Yoksa gül-ü temsil eden Hz.Muhammed-e olan hasretten mi?
Yoksa onu solduranların saldırmasının hüznünden mi?
O’ndan uzak olmak mıdır onu bu hale,hal-i pür-melâle getiren?
Bir şeyler var!
Hasret mi?Hüsran mı?
Güller eskisi gibi kokmuyor..kokmuyorlar..kötü kokuyorlar!
Belkide bizim koku duygumuzun duygusu kör oldu,köreldi?
Güller yüzümüze gülüyor.
Bizdeki değişiklikler onları da değiştirdi.
“Sizden önce ilahi yasaların değişmezliğini kanıtlayan birçok olaylar gelip geçti. Yeryüzünü geziniz ve Allah’ın ayetlerini yalan sayanların akıbetini görünüz.”
“Ne zaman insanlara bir rahmet tatdırdı isek onunla şımarmışlardır. Kendi ellerinin öne sürdükleri (günâhlar) yüzünden onlara bir fenalık isaabet edince de hemen onlar ümîdlerini kesiverirler. “
“Başınıza gelen her musîbet, ellerinizle işleyip kazandığınız (günah ve kötülükler) yüzündendir. (Bununla beraber) çoğunu affeder.”
“Nefse ve onu şekillendirene… Ona bozukluğunu ve korunmasını ilham edene andolsun ki nefsini temizleyen iflâh olmuş, onu kirletip örten ziyana uğramıştır. Semûd, azgınlığından yalanlandı… Rableri de günahları yüzünden azabı başlarına geçirdi, orayı dümdüz etti”
*Gül sevgiydi..sevgiyi kaybettik..gülü kaybettik..kokusunu kaybettik.
Kül-hanları gül-hanı yapanlara karşı,bizler gül-hanları külhan yaptık..gülle değil,külle uğraştık..gül ve gül gibi değil,kül gibi olduk.
Gül olmak için kul olmak gerek..kul olamadık,kül olduk.
Muhammed-i gül-le nişan-ladık çünkü o tam kul idi,tam gül oldu.
Gülü kaybettik çünkü kulu kaybettik.
Gül küstü..kulu bulursak,gül gelir..güle güle gelir.
Tıpkı lalezarın kaybıyla,laleyi kaybedişimiz gibi
‘Gül âteş gülbün âteş gülşen ateş cûybâr ateş
Semender-tıynetân-ı aşka besdir lâlezar ateş’
Gül ateş oldu..ateşimiz gül olmuşken.
Gül baharı olmadı..gülü kaybettik..baharı bulamadık..gül bahar sadece isim olarak kaldı…
Gül-ümse..gülüm-se…
“Gül bahçelerinde bülbüller öter ya
Bizde dün gece rüyamızda
Bülbül sesi kadar güzel gülüşünü gördük

Sesin bizden uzakta olsa ne fayda
Hayal gülüşün . . . hep bizimle”(B. İmzaoğlu)
*”GÜL ‘ ü kokladım Terindir diye,
Seyrine daldım, Yüzündür diye,
Yaprağına dokundum, Tenindir diye,
Ben GÜL’ e vuruldum, SANA benziyor diye…”
“ ”

MEHMET ÖZÇELİK-21-05-2009

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .