HÜKÜMET YIKILIRSA SEBEBİ AYASOFYADIR

HÜKÜMET YIKILIRSA SEBEBİ AYASOFYADIR
Hükümet asırlık problemlerin üzerine oturmaktadır.
Hükümet on-ca başarısına rağmen eğer yıkılırsa bunun müsebbibi ayasofyanın açılmaması ve bu konuda yavaş hareket edilmesidir.
Niyetin ve samimiyetin iyi olması yeterli değil,icraatın ortaya konulması gerekir.
Ergenekon terör örgütü ayasofyanın açılmasında en büyük engeldi.
Hükümet bunu başarıyla yürüttü.
Şimdi ayasofyayı açma zamanıdır.
Ancak hem problem ve hem de lanete sebeb olan emanete ihanet olan,ayasofyanın kapalı tutulmasıdır.
Ayasofya hükümetinde milletinde namus meselesidir.
Hükümet namusuna sahib çıkmalıdır.
Milletin namusunu korumalıdır.
İstanbulun fethinin sembolünü sevinçten hüzne dönüştürmemelidir.
İstanbulun fethiyle beraber ayasofyanın kiliseden camiye çevrilmesi ne kadar Efendimizin müjdesine bir mazhariyet ise,ona yakın derecede ayasofyanın zincirinin ve kilidinin kırılarak tekrar asliyetine çevrilmesi de müjdeye mazhariyettir.
Ruhban okulunun açılması tavizine gidilmelidir.
Ecdad zaten gayrı Müslime her türlü hakkını vererek idare etmiştir.Önümüzde engel olan ve bahane tutulan bahaneler kaldırılmalıdır.
Bir söylentide olsa;özellikle Atatürkle ilgili ve tarihi bazı gizli bilgilerin deşifre edileceği tehdidi de varsa,bırakın millet kendi tarihiyle yüzleşsin.Gerçekleri öğrensin.
Ayasofyanın kapalı tutulması maddi ve manevi gelişmemizin üzerinde manevi bir engeldir.
Belaların celbine vesiledir.
Fatih gibi bir şahsiyetin lanetine düçar olmaktır.
Milletin bir asırlık hasretidir.
Bizi bağlayan zincirlerin son halkası ve son kilididir.
Halka kırılmalı,kilit açılmalı,millet özgürlüğüne kavuşmalıdır.
Bir faraziyede olsa,bir gerçeğe ışık tutacak bir teoridir;
-Bu millet kendi iradesiyle Halk partisini iktidara geçirmez.O ancak kendisinin de bildiği gibi,darbeyle gelebilir. Ancak bu parti eğer ayasofyayı açsa veya sebeb olsa,kaderin onu başarılı kılmasına,oylarının artmasına, tarihindeki onca şaibeleri bile –geçicide olsa- önemli çapta azaltacağına sebeb olacaktır.
Ayasofyayı açan,bugün de yarında hem dünya yönüyle başarılı olur ve hem de tarih nezdinde unutulmaz bir Fatih gibi rahmetle anılır.
Ayasofya üzerine birkaç yazı yazdım .Bu konuda çokça yazı yazıldı.Sessiz kalınması iki düşünceyi akla getirmektedir;
-İşin vehameti gayet büyük.Doğrudur zira hristiyanlık dünyasının memnuniyeti ve masonluğun memnuiyeti yanı engelleyiciliği sürmektedir.
-İlgisiz ve hissizlik ve ihmal duygusu öne çıkmaktadır.
Basiretli ve cesur adımlar atmalıdır.
Bediüzzamana kulak verilmelidir;
“Nasıl ezan-ı Muhammediyenin (a.s.m.) neşriyle Demokratlar on derece kuvvet bulduğu gibi, öyle de, Ayasofya’yı da beş yüz sene devam eden vaziyet-i kudsiyesine çevirmektir. Ve âlem-i İslâmda çok hüsn-ü tesir yapan ve bu vatan ahalisine âlem-i İslâmın hüsn-ü teveccühünü kazandıran, bu yirmi sene mahkemeler bir muzır cihetini bulamadıkları ve beş mahkeme de beraatine karar verdikleri Risale-i Nur’un resmen serbestiyetini dindar Demokratlar ilân etmelidirler. Tâ, bu yaraya bir merhem vurmalı. O vakit âlem-i İslâmın teveccühünü kazandıkları gibi, başkalarının zâlimane kabahati de onlara yüklenmez fikrindeyim.
Dindar Demokratlar, hususan Adnan Menderes gibi zatların hatırları için, otuz beş seneden beri terk ettiğim siyasete bir iki gün baktım ve bunu yazdım. “
“Hem Demokrata ezan-ı Muhammedî gibi çok kuvvet vermek ve Risale-i Nur’un neşrine müsaadesi gibi çok taraftar olmak ve âlem-i İslâmı, hattâ bir kısım Hıristiyan devletlerini de memnun etmek için, Ayasofya’yı muzahrafattan temizleyip ibadet mahalli yapmaktır. Bu ise, bu mesele için otuz sene siyaseti terk ettiğim halde, bu nokta hatırı için Namık Gedik’i görmek istedim ve geldim. Adnan Bey, Namık Gedik ve Tevfik İleri gibi zatların hatırı için başka yere gitmedim. “
“Hem bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve antika bir yâdigârı olan Ayasofya Camiini puthaneye ve Meşîhat Dairesini kızların lisesine çeviren bir adamı sevmemek bir suç olması imkânı var mı? “
MEHMET ÖZÇELİK
05-08-2013

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .