İNSAN VE NİSYAN

İNSAN VE NİSYAN

İnsan,kelime anlamı itibarıyla nisyan kökünden alınmıştır. Nisyan ise,unutmak demektir. Evet. İnsan unutan bir varlıktır.

Âyet’de:”Rabbimiz! unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma.”[1]

Bediüzzamanın ifadesiyle:”Nisyan dahi bir nimettir. Geçmiş günlerin elemlerini dahi unutturur.” Ancak;”Nisyanın en kötüsü nefsin nisyanı,unutulmasıdır.”

Eğer insan unutan olmasaydı;hayatının ve tüm varlıkların hayatlarının biriken tüm sıkıntı ve problemlerinin altında ezilecekti. Baş böyle koca bir yükü de yüklenmekten aciz kalacaktı. Nitekim bilgisayara yüklenen bilgiler onun yükünü ağırlaştırıp,çalışmasını kısıtladığı ve zorlaştırdığı gibi…

Ancak ondan mükemmel olan insan hafızasının da belli bir tahammül gücü vardır. Unutma olayı ile bilgiler hafızanın ek arşivinde belgelenmiş,yükten kurtulmuş olmaktadır. Böylece yükleme olayının boyutu da artmış ve tazelik kazanmış olmaktadır.

Unutkanlığın en kötüsü ise;insanın kendisini,mükellefiyetini,yaratılışının gayesini,niçin geldiğini,nereye gideceğini,bu dünyaya niçin gelip,burada neden bulunduğunu,yapması gereken ve yapmaması gerekenlerin neler olduğunu bilememesi ve unutmasıdır.

Tehlike;görevi yapmamak ve ondan kaçmak noktasındaki unutmadır.

İnsan;ruhlar aleminde Allah’a vermiş olduğu sözü unutmakla nankörlük etmiştir. Onu kendimize Rab olarak tanıyacağımıza dair söz vermiştir. Unuttuk.

İslâm fıtratı;verilen sözün hatırlanmasıdır.

Geçmiş ve gelecek şeridinde olanlar ve bulunanlar,bizi bekleyenleri bildiğimiz ve bizlere hatırlatıldığı halde,unuttuk. Ne geçmişten ibret aldık,ne de geleceğe hazırlandık. Çünkü unuttuk…

“Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Hesaba çekme…Sorgulama” Çünkü unuttuk…

Unutma;ya sorumsuzluktan veya ihmal,ilgisizlik,bilgisizlik gibi kusurlardan kaynaklanmaktadır…

Unutmak bir kusurdur,bir batış ve kayboluştur. Unutmamak ise,bir olgunluk,bir doğuş ve oluştur. Düşünmeye ve ibrete götürür insanı…

Birbirine zıt olan unutma ve hatırlama,eksi ve artı gibidir.

Hatırlama bir hatır ve gönül işidir. unutma da ise bunun unutulması ve kaybolması söz konusudur.

Unutulmamak için unutmayalım. Unutursak,unutuluruz.

Hatırlanmamız,hatırlamamızdır. Kazanmak hatırlamayla,kayıp unutmayla başlar ve gelişir.

Bize bizi unutturma Allahım…

“Rabbimiz!..unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…”

Evet. Unutmayınız… Unutmayalım…

20-10-1996 / MEHMET ÖZÇELİK

[1] Bakara.286.

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .