KAHTI RİCAL

KAHTI RİCAL
Devletleri kuran kaliteli insanların varlığı olduğu gibi,yıkan da adam!ların yokluğu veya devre dışı bırakılmasıdır.
Şu kirliliğe ve yüzsüzlüğe bakınız ki;fuhuş kirine bulaşanın ve beceriksizin,diğer bir ifadeyle ayağın baş olduğu,eskilerin ifadesiyle kahtı rical yani adam kıtlığı olduğu dönemde yaşamaktayız.
Şu günlerde gündemde olan Deniz Baykal-ın fuhuş kasetini sızdıranlar üzerinde durulurken,fuhşu yapan gayet rahat gezinmekte,insanların içine karışabilmektedir.
Adeta hırsız savunulmaktadır.
Bu kişiye ve bunun gibilere sorsak ki;Kendisi, “bu kasedi yapanların yüzüne bakamayacaklarını…” söylerken,sormak hakkımız değil mi;
Acaba siz yaptığınız çirkin işten dolayı milletin yüzüne nasıl bakmaktasınız?
Yüz kızartıcı bu suçtan dolayı yüzünüz kızarmıyor mu?
Bu milletten ve insanlıktan özür dileyerek köşeye çekilmeyi ve iç muhasebe yapmayı düşünmüyor musunuz?
Yoksa cumhurbaşkanlığına aday olmaya mı hazırlanıyorsun?
Elbette teşhir tasvib edilemez ancak fuhuş ve fahişenin üzeri de örtülemez.Hala ondan bir şeyler bekleme ümidi içerisine girilemez.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç , partisinin İskenderun ilçesinde düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Arınç konuşmasında, mecliste şu anda binden fazla fezlekenin, dokunulmazlık dosyasının bulunduğunu bildiren Arınç, bunların büyük bir kısmının BDP’li milletvekillerine ait olduğunu 95’inin de CHP’li milletvekillerine ait olduğunu söyledi.
CHP’li milletvekillerinin dokunulmazlık dosyaları içerisinde 11 tanesinin şu anda Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu’na ait olduğunu ve bunun 11’inin de dolandırıcılıktan olduğunu ifade eden Arınç, şunları kaydetti:
“Kılıçdaroğlu’nun 7 tane fezlekesi bulunuyor. Hele hele CHP’li milletvekilleri içerisinde bir tanesi var ki kendisinin yüzü kızarmıyor da ben dosyayı okuduğum zaman kıpkırmızı olmuştum. Cinsel tacizden dolayı bir CHP milletvekilinin de dosyası var. Allah saklasın Kılıçdaroğlu’nun yerinde ben olsaydım ve bu insanları her gördüğümde ‘vay ırz düşmanı’ diye bağırsaydım, hoşlarına gider miydi Bunların bir kısmı resmi evrakta sahtekarlıktan, bir kısmı hilekarlıktan, bir kısmı soruşturmanın gizliliğini ihlalden, bir kısmı başka sahtecilikten, hileli iflastan, dolandırıcılıktan hakkında dosyası olan CHP milletvekilleri var. Peki onları her gördüğümde her kürsüye çıktığımda ‘vay sahtekar’ diye bağırsam hoşlarına gider miydi Benim Başbakanım hakkında daha bir iddianamenin ‘i’si bile yok. Ama onlar hakkında iddianame, fezleke var. Ben buna rağmen yargılanmadıkları, mahkumiyet giymedikleri için o insanlara bu sıfatları söylemem doğru değil, yakışık almaz. On defa hak ediyorlar ama hukuk kuralı böyle. Çünkü bu adam yargılanmadı henüz, Belki beraat edecek, belki hüküm giyecek. Sen ne hakla belediyeciliği, yarın hükümet olduğunda şunu da yapacağım demiyorsun. Ağzını açıyorsun lağım çukuru gibi hakaret üstüne hakaret okuyorsun. Yazık, böyle bir siyasetçi, genel başkan, böyle milletin başında hakaretler, küfürlerle siyaset yapmak olmaz.”
Allahım! Ne yüz,daha doğrusu ne yüzsüzlük!!!
*Bundan önce bir diğer partinin on uçkuru düşük kişisi,partinin en üst seviyesine çıkmış,partide söz sahibi kişi olmuşlardı.
Bunların bu kirlilikleri açığa çıkmasaydı,koca bir topluluğu yönlendireceklerdi. Hırçın insanlar öne çıkmakta,toplumu yönlendirmektedir.
Hırsız hırsızlık yaptıktan sonra;Yetişin hırsız var-diye bağırırmış.
Bu zamanımız da,arsız ve hırsızların baş olmaya çalıştığı dönemdir.
Hadiste buyrulur:” “Şüphesiz Allah, ilmi kullardan silmek sûretiyle değil, âlimlerin ruhlarını kabzetmek sûretiyle giderecektir. Nihâyet hiçbir âlim bırakmayınca insanlar, câhil kişileri başlarına geçireceklerdir. Bunlara meseleler sorulacak; onlar da bilgileri olmadığı halde fetvâ verecekler. Onlar bu sûretle hem kendileri sapıklığa düşerler, hem de halkı sapıtırlar.” (Buhâri, İlm 35, hadis no: 41; Müslim, İlm 5, hadis no: 13 -2673-)
Ve –maalesef- temiz bilinen insanlar bu kirli insanlarla iş birliği yapabilmekte,-dünya cihetiyle- adeta yaptıkları dünyada kendilerine kâr gibi kalmaktadır.
Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.
“Ortamda tecrübeli veya ehil insanlar bulunmadığında, tecrübesiz veya toy insanlara hakettiğinin üstünde önem gösterilir”
MEHMET ÖZÇELİK
27-03-2014

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .