KIRILMA NOKTASI

KIRILMA NOKTASI
Türkiye sathı,kaygan bir zemin üzerine oturtulmuştur.
Bir zamanlar eksen kayması denilerek yaygara koparılmış,içte ve dışta fitne kazanları sürekli kaynatılmış,ağaçlar bahane edilerek ateş harlı tutulmuştur.
Eksen düzelmesi her vesile ile engellenmeye çalışılmaktadır.
-Bir müddettir başbakanla hoca efendinin arasının açılmasına aynı kazanın devamı olarak kaynatılmaya çalışılmaktadır.
Kaderin bir cilvesidir ki,her dönemde devlet yöneticileri ellerindeki devlet gücünü paylaşmamak için,güçlerinden çekinmişlerdir.
Ahmed bin Hanbel,İmam-ı Azam ve Bediüzzaman gibi onlarca manevi şahsiyetler aynı akibete uğramışlardır.
Oysa şu ise unutulmuştur;
O maddi olarak devleti ayakta tutanların arkasında manevi mimarlar hep onların manevi destekçisi olmuşlardır.
Her maddi sultanın manevi bir sultana ihtiyacı vardır.
Selçukludan osmanlıya,nizamul mülk-ten Osman beye,akşemseddinden özala kadar bu durum sürmüştür.
Bediüzzamanın vefatı,menderesin inişini hızlandırmıştır.
-Dershanelerin varlığı hoca efendi giller için hizmet açısından işin can damarını oluşturmakta,genel çarkı buralar döndürmektedir.
Devlet hocaefendigilin bam teline bastı.Dershaneleri kaldırmak için ani girişimde bulundu.
Zaman gazetesi buna dayanarak olsa gerek,birkaç tenkid yazısı yazdı.
Cepheleşmeye gidildi.
Hoca efendinin basiretli tavsiyeleriyle ihtiyatlı davranılmaya başlandı.
Ancak kılıçlar kınına geçici olarak konuldu.
-Bir dostum oğluyla beraber ziyaretimize geldiğinde,oğlu bu durumları dile getirip,başbakanı tenkid etmeye başlayınca babası;
-Oğlum,mehmet hoca gazetecidir,bunu yazar,herşeyi söyleme,dedi.
Oğlu yine de anlatmayı tercih etti.
-Babayla iki ay kadar sonra tekrar bir araya geldiğimizde bu sefer gizleme ihtiyacı duymadı.Başladı saymaya,başbakanın geçmiş düşüncesini,düşünce gömleğini çıkarmadan önceki mevkiini dile getirdi.
Ve şu an çevresinde bulunan Milli görüşçü,iran yanlısı,vehhabi temayüllü kimselerin bulunuşu.
Arada bir frenleyip lafı değiştirmeye çalışsam da,söz tekrar aynı noktaya dönüş yapıyordu.
Diğer misafirden de destek alınca harareti daha da yükseliyordu.
Bu sefer işin ciddiyetini anlamıştım.
Başbakan ve hocaefendi taraflarına seslenerek şunları söylemeyi bir vazife addediyorum;
Zemin kaypak,kaypak insanlar mevcut,düşülürse sadece her iki taraf değil,millet de zarar görür.
Birbirinizle istişare ederek ve başka gelişmiş alternatifler gösterip yardım edilebilir.
Birbirleriyle uğraşanlar müsbet hareket edemezler.Gücünüz dağılır.
Her ne kadar göründüğü üzere hoca efendinin mensublarını frenlese (dizginlese) de,ipler kopabilir.Hoca efendiyi de aşabilir.
Bir de münafıkların alevlendirmesiyle yapılacak bir şey kalmaz.
Mesela;neredeyse taksim olaylarının,başbakanın tek başına hareketini kırdığı için meşru görülmekte,neredeyse oh olsun denilerek memnun olunmaktadır.
Vahim bir hataya düşülmektedir.
-Dershanelerin kapatılmasının netice olarak hayırlı olacağını,alternatif yollar devreye konularak yeni bir kan değişiminin yaşanacağını ve buraların devletinde desteklemesiyle özel okullara dönüşerek,sağlık bakanlığındaki açılım gibi gelişim göstereceğini söyledim.
Bu da eğitimin önündeki en büyük engel olan tevhid-i tedrisatla tornadan çıkan insanlar yerine,özgür ve inançlı insanların yetiştirilmesine zemin hazırlayacağını söyleyip,havayı yumuşatmaya ve sakinleştirmeye çalıştım.
Ancak bunun hayırlı olmayacağı görüşü ağır bastı.
Devletin bu durumda havayı sakinleştirmek için maddi destekle ve bu öğretmenleri kadroya alarak destekte bulunulmalıdır.
Her bir öğrenci başına verilecek primle bu eğitim yuvalarını inkitaa uğratmamalıdır.
Fitne odakları sevindirilmemeli,güç kaybedilmemeli.Birbirini anlayarak hareket edilmeli.
İtidal-i demle davranılmalıdır.
Birbirlerinin kusurunu ortaya döküp,olumsuzluklar meşrulaştırılmamalıdır.
-Türkiye şu an ve zamanda büyük bir saldırı altındadır.Zira mısırda yapılan bizde denenmişti.
Tekrar denenmesine ve başarılı olunmasına kapı açılmamalıdır.
Dahili ve harici düşmanların yoğun olduğu bu dönemde;tesanüd,kardeşlik ve muhabbet kanalları açık tutulmalı,pekiştirilmelidir.
-Başbakanın hasta olan hoca efendiyi arayarak geçmiş olsun dileklerinde bulunması,yerinde ve güzel bir davranıştır ancak ateşi ne kadar söndürebilir?
-Birde hükümet reformları çok ağır aksak götürmekte,hantal davranmaktadır. Milletin bir asırdır çektiği baskılara ve milleti her yönüyle bağlayan bağlara karşı neden hakların verilmesinde ve bağların çözülmesinde yeterli olunmuyor?
Bu durum haklı gibi gösterilen tenkidlerin önünü açıyor…
Takdir-i Huda kuvve-i bâzu ile dönmez.
Bir şem’a ki Mevlâ yaka,üflemekle sönmez.
MEHMET ÖZÇELİK
23-10-2013

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .