MAHALLE BASKISI

MAHALLE BASKISI
Mahalle baskısı,azınlığın çoğunluğa hakim olma sevdasıdır.Çoğunluğun devre dışı bırakılma çabasıdır.
Yukarıdan değilde aşağıdan bakınca,aşağıdakilerin yukarıya olan özlem ve çıkma talebleridir.
Mahalle muhtarı,mahalle imamı,mahalle bekçisi ve polisi,mahallenin büyüğü,dayısı,bilgesi bir vakıadır.
Muhtarı çoğunluk seçer,muhtarda çoğunluğa göre hareket eder.Azınlıklar bundan neden rahatsızlık duymaktadırlar?
Mahalle baskısı,mahalleyi yozlaştırma çabasıdır.Yani bir mahallede rahatlıkla gazino,meyhane ve sefahetini rahatlıkla uygulama özgürlüğü! teranesinden ibarettir.
Cami mi?O belirli zamanlarda kullanılmalı?mesela dedem öldüğünde.. bayramdan bayrama lazım olursa…
Nenem örtünsün ama genç kızlar örtünmesin!Nasıl olsa onlara taleb yok!!!Örtünme taleblere perde oluyor!
Eğer bu meşruysa,öyleler önce kendileri başkalarının taleblerini bir karşılasınlar hele???
Böylece müsbet şeylerin yapılmasında değilde,menfi şeylerin rahat yapılamamasından rahatsızlık duyulmakta ve bunun adı da mahalle baskısı olmaktadır.
Dikkat edilirse mazlum,masum,muhafazakârların baskıya maruz kaldığı söz konusu edilmemekte,özgürlüğü mutlak özgürlük olarak değerlendirenlerin sefahet ve rezaleti rahat yapamama tedirginliğidir.
Kısacası;kuralsızlıkların kurallaştırılması çabasıdır.
Mahalle baskısından kasıt nedir?Ahlak dışı şeylere göz yummamak bir baskı mıdır?Yoksa problem buna yaklaşımda mıdır?
Aile içinde büyüklerin nasihatları bir baskı mıdır?Nasıl olmalıdır?
Elbette uygulamalarda yanlışlıklar yapılmaktadır.Mesela İslâmiyet bir tebliğdir.Zorbalık değildir.Anlatılarak kabulü istenir,boğazına sarılarak değil.Nitekim gencin birisi inanmayan diğer bir genci yere yatırır ve tehdit ederek kelime-i şehadet getirmesini söyler.O inanmayan gençde;
-Abi,nasıl söyleyeceğim,söyle ki söyleyeyim,der.
-Bilmiyorum lan,kelime-i şehadet getir,Müslüman ol işte,der.
Veya Belkide kendisi oruç tutmadığı halde karşısındakine zorla oruç tutturmaya çalışması uygulamaları ferdi,hissi ve yanlış uygulamalardır.Ancak bu umuma teşmil edilemez.
*Türkiyedeki dindarlığa doğru gidişten bir rahatsızlık duyulmaktadır.Bu onun bit tepkisidir.
*Atasözünde;-Ev alma komşu al-denilir.Zaten bir mahalleye kişi kendi seçimiyle yerleşir.Böylece baştan o mahalleyi kabul etmiş demektir.
Hem kim kime baskı yapmaktadır?Ve o baskı mıdır?Ölçüsü ne olmalıdır? Öğretmenin öğrencisini çalışmaya yönlendirmesi bir baskı mıdır?Emniyetin toplumun güvenini koruma amaçlı aldığı tedbirler bir baskı mıdır?Amirin memurunu yönlendirmesi,işverenin işçiyi yönlendirmesi ve çalıştırması bir baskı mıdır?Bunlar olmayacak mıdır veya nasıl olacaktır,kime göre belirlenecektir?
Neden örtünenlerin baskısı söz konusu edilirken,örtünmeyenlerin örtünmemeleri baskı söz konusu edilmemektedir?
Namaz kılanlarınki olurken,neden kılmayanlarınki mahalle baskısı olmamaktadır?
Ordu dindar ve namaz kılanları askeriyedeki disiplinsizlik suçu olan 125.maddeye isnad edip atar ve de hiçbir kamu kuruluşunda görev yapamaz notunu düşmek bir baskı mıdır?Böyle birinin durumuna bizzat vakıf oldum.Bu bir mahalle baskısına girer mi?
Şu günlerde iki komutanın içki polemiği ordunun genelini yansıtırken, orduda içki içmek mi yoksa içmemek mi bir mahalle baskısıdır?Gerekirse suya içki katılması,içmeyenlerle alay edilmesi bir mahallenin de ötesinde bir devlet ve gücü elinde bulunduranın bir ordu baskısı değil midir?
En büyük mahalle baskısı nerede?
Refahta,Askerde,devlette,laiklikte,rejimde,chp-de,anayasa mahkemesi ve hukukta,Ramazan ayında,kurbanda,camilerde,masonlarda,Pkk-da, Kürtlerde, Abd-de,rusyada,Alevilerde, Atatürkçü derneklerde,Atatürkte, Osmanlıca ve Arapça konuşmada, bürokraside, Necdet sezerde,Demirelde,Mesut Yılmazda, Erbakanda,Milli eğitimde,belki de bir çok yerde..vs.vs…
Varın siz bakın ve takdir edin.
Mesele kimliğini gösteremememi yoksa kimliksizliğe kimlik çıkarma mı?
Cumaya iş,okul gibi değişik sebeblerden gidemeyenlere mahalle baskısı yapılmıyor mu?
Dini anlatmak,yaşamak ve sevdirmek bir baskı mıdır?Nitekim böyle bir baskıya bende maruz kaldım.Sebeb;baş örtüsünü sevdiriyor muşum!
Ya misyonerlik?
Dindarların hayata çıkmaları,ekonomik yönden zengin olup,bürokraside yer almaları bir mahalle baskısı mı oluyor?
Yeşil sermaye ilk olarak sermaye sahiplerinden değil,baskıya uğradığını söyleyenler tarafından ötekileştirildi ve de ötekilendirdiler kendilerini…
Fenerbahçenin başarısı galatasaraya baskı mı oluşturmaktadır?
Bütün bunlarda elinden bir şeylerin alınma korkusu yatmaktadır.
Biçimlendirmeye çalışmak bir mahalle baskısıdır.Türkiyede rejim sürekli kendisine uygun,tornadan,aynı kalıptan çıkmış vatandaşlar üretmeye ve de türetmeye çalışmaktadır.Bazı kurumlarda bunun sponsorluğunu yapmaktadır. Başta milli eğitim,ordu,adalet ve gizli komiteler…
Hem problemler farklı değerlendirmelerden çıkmaktadır.
Birbirimizi hazmetmek ayrıdır,göz yummak daha da farklıdır.
Osmanlının büyüklüğü içerisinde tüm farklılıkları barındırmış olmasındandır.Öyle ki gayrı Müslimlere bile mahkemelerini, okullarını, ibadethanelerini açma izni vermiştir.
Bir memleketteki farklı kültürler o memleketin zenginliğindendir.Allah insan iradesini esas almaktadır.Bir şeyi dilemek ayrıdır,gerçekleşmesi ayrıdır.
Ancak tinerci,satanist gibi oluşumların olmasına ses çıkarmamak bir göz yummaktır,bir yıkımdır.
Tüm mesele bir kişi de olsa onu anlamak ve anlamaya çalışmaktır.
“Hiçbir günahkar başkasının günahını taşımaz.”Bu âyet Kur’an-da beş yerde geçmektedir.
Böylece birilerinin yaptığı yanlışlar umumu bağlamaz.
Müşahhas bir örnek vereyim;Ben bir son karar veren bir kişi olsam,bana karar vermem için şöyle bir teklif gelse ki;Türkiyedeki yetmiş milyonun kurtulması için -hangi ırk ve dinden olursa olsun-falan kişinin ölmesi gerekmektedir,ne dersin?
Gerek Kurân-ın,gerek insanlığın,gerekse mantığın gereği;bir kişide olsa umuma feda edilemez.İsterse tüm dünyanın hayat-memat meselesi olsun.Allahın yanında hak haktır,küçüğüne büyüğüne bakılmaz.
Bu konuda tamamen o kişinin kendi isteği ve rızasıyla karar vermesi hükmü belirleyecektir.
Ortada bir problem var.Bu problem rejimden mi kaynaklanmaktadır? Tarihle yüzleşmekten mi korkulmaktadır?Gizli bir komitenin karıştırması mıdır?Ordudan mı kaynaklanmaktadır?Hukuktan mıdır?Siyasetten midir?Yoksa hepsi midir?
Diyalog içerisinde olmak,hoş görülü olmak,en azından düşman olmamak esas olmalıdır.
Ancak eğer insanlar sürekli ellerinden bir şeylerin alınacağı korkusunu yaşıyor,tehditler sürüyor ve de onlara yaşatılıyorsa,bu kavga her zaman için yaşanacaktır.
Mahalle baskısı laiklerin saltanatlarının sağlamlığını ölçmek için bir senaryodur.
Bunu ortaya atan Şerif Mardin yanlış anlaşıldığını söyledi ve bir de kitap yazdı.Ancak hala insanların birbirlerini yanlış anlamaları veya anlamamaları devam etmektedir.
İnandığı gibi yaşamak mı bir mahalle baskısıdır yoksa inanmadığını bir baskı sebebi yapmak mı mahalle baskısıdır?
2007 yılında yapılan bir anketten çıkan sonuçta;
-Dindarların baskısı var mı?
% 95 yok,derken, % 5-i oldu demektedir.
Demek gerçek baskı % 95-in değil,% 5- in baskısıdır.
Ve diğer bir ankette;Akp döneminde baskı oldu mu?
% 98.3 olmadı derken,% 1.7 oldu demiştir.
“Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşamam.”
MEHMET ÖZÇELİK
28-12-2008

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .