PKK VE APO

PKK VE APO
Apo bir ergenekon üyesidir.
Pkk sol ve sosyalist bir yapılanmadır.
Pkk 70 öncesinin sol akımının değişik versiyonu ancak tamamen devamı ve devamı zihniyetindekilerinin sürdürülmesi faaliyetidir.
Ergenekon bunun çatılığını,pkk ise bir kolu olmayı sürdürmektedir.
Doğudaki yapılanmada,şark meselesinin veya kürt meselesinin çözümünde apo veya diğer adıyla pkk-nında sürece dahil edilmesi problemin kaynağını yine problemin kendisini de katarak çözmek demek olur ki,buda çözümsüzlük demektir.
O 50 bine yakın insanın öldürülmesine sebeb olan kişidir.Çözen değil,çözümsüzlüğün kapısını açan kimsedir.
En önemlisi de onu bu çözümün içerisinde dahil etmekteki sinsi oyun ise,onun tebrie ettirilmesi,beraat ettirilerek adeta çözümün başı olarak görmek demektir.Başta şehit ailelerini ve tüm toplumu yaralayan bir sonuca varmış olur.Çözüm bile olsa yine mutlaka bir yerden kanamalara start vermiş olur..mutlaka yine nüksettirir.
Bu süreç onsuz olmalı,kale alınmamalıdır.
İnsanlar kendi yaptıkları günahları için affedilebilirler ancak ya başkalarının girdikleri günahları için nasıl af olunacaklardır?
Ve o insanların da bu sebeble başkalarına verdikleri zarar ve silsile halinde sebeb olunan günahların bedeli de o nisbette ağır olacaktır.

*Çözüme dört açıdan bakılıp ele alınmalıdır;
1-Çahilliğe giden yolları kapamalı,marifet eksenli bir çözüm olmalı.Kısaca halk bilinçlendirilmelidir.
2-Aşiretler arasındaki ihtilaflar kaldırılmalı,ihtilafların pkk-ya olan katkısının yolları tıkanmalıdır.Ortak noktalar öne çıkarılarak ortak noktalarda birleşim sağlanmalıdır.
3-Halkın mayası olan inanç ekseninde birleşilmeli,imam-hatiplerin orta bölümleri açılarak halkın bunlara olan teveccühünü değerlendirmeli,bu vesile ile kızlarında çoğunlukla eğitime katılmaları sağlanmalıdır.
4-Özellikle maddi imkansızlık bahanesi ortadan kaldırılarak ekonomik yönden doğu zenginleştirilmeli,iş alanları açılmalı,halk bunlarla meşgul edilerek uyuşturucu ve kaçakçılık yollarıyla kazanç sağlamaları engellenmelidir.
Şimdiye kadar çözümde ya samimi olunmadı veya çıkarılan kaoslarla engellenmeye çalışıldı.
Bunun herkesi kucaklayarak,çözüme yönelerek Türkiyenin ayağına bağlanan bir pranga daha ortadan kaldırılmalıdır.
Çözüm hariçte değil,dahildedir.
Çözüm bire bir pkk-da değil,ergenekon da ergenekonun çözümündedir.
Ergenekon biterse pkk-da biter.
Pkk-yı besleyen ergenekondur.
Daha önceki yazımda,Pkk ergenekon terör örgütünün sol koludur,demiştim.
Ergenekonun kolları budanmalı,hareket alanı daraltılmalı ve bitirilmelidir.

*Ergenekon terör örgütü zanlısı olan İlhan Selçuk,Doğu Perinçek,Yalçın Küçük ve diğer zanlılar,dağdaki terör estiren terörist arasında ne fark var.
Birinin teröristliği tescillenmiş,diğeri ise şu anda zanlı ancak olduğuna dair gayet çok deliller var.
Bu da gösteriyor ki,dağdaki terörist kadar hatta daha çok ve kuvvetlisi meğer şehirdeymiş.
Rahmetlik dedemin şu sözünü hiç unutmuyorum;Oğlum evvelden eşkiya şimdiki adıyla terörist dağda idi,şimdi şehire inmiş.
Dağdaki hiç olmazsa hayatını ortaya koyuyor ve zor şartlarda teröristlik yapıyordu.Şimdikiler masa başında ve başkalarını kullanarak mafya ile pislik yuvalarında yuvalanarak,yer altı teşkilatlar ve banka soyarak bu işleri kolayca yapmaktadırlar.

*Chp ve Mhp kürt meselesinin çözümünde engel oluşturuyorlar.
Bu da insanların aklına şu fikri getiriyor;
Yoksa bunlar dağdan mı besleniyor.Biri kaostan,diğeri türkçülüğün gölgelenmesinden mi?
Ancak kesinlikle mhp camiasının yöneticilerini,bire bir siyaset yapanları diğer gönülden bağlanan ülkücü camiadan ayırmak gerektir.Onlar bunu kesinlikle tasvib edeceklerini,çoğunluk itibarıyla düşünmemektedir.
Nitekim az kalsın ergenekon konusunda bunu sulandırmaya çalışan bir ülkücü arkadaşın hatasına düşecektim.Ta ki ülkücü bir sitede yapılan ergenekon ile ilgili bir ankette çıkan sonuçta,Mhp camiasının % 94-ü buna inanırken, ancak % -4-ü bunu önemsememekte,sulandırmaktadır.Oda sululuklarından olsa gerek.
Çözüm herkesin meselesidir.

*Bir dönem Şanlıurfa shp başkanlığı yapan Feridun Yazar,1992-de Alparslan Türkeş-le yaptığı heyet buluşmasında,Türkeşin kendisine şöyle söylediğini;09-08-2009-da günü Kanaltürk Pazar politika-da;”Ülkücü gençlik derin devlet tarafından kullanıldı.Ülkücü gençlik kullanıldı.”dediğini anlattı.
Muhsin Yazıcıoğlu-da:”Bizden önce bu tarlayı sürmüşler,ekmişler.”dedi.

Mhp oyuna gelip,kullanılmamalıdır.
Nitekim Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlunun korktuğu gerçek oldu.Vefatından kısa bir süre sonra Topkapı sarayındaki olay patlak verdi.

*Ergenekonla bir tarih aydınlanıyor..kirli oyunlar deşifre oluyor..geçmişteki yanlışlıklarla yüzleşiliyor..dokunulmazlıklara dokunuluyor..yıllarca sürdürülen sahiplenmeler ve yanlışlıklar rahatlıkla konuşuluyor..perdeler açılıyor..perde arkasındakiler hemen gün yüzüne çıkıyor.

Tekrar büyük olmak için,küçük bağlardan kurtulmak gerektir.Yanlış politikalardan ders alıp,sürdürmemek gerektir.
Aklı başında,kalbinde iman olan yöneticilerin lüzumu bir kat daha anlaşılmış olmaktadır.
”1912-de Uşi’de imzalanan anlaşma ile Osmanlı hem 1 milyon 759 bin km kare toprağı,yani iki Türkiye büyüklüğü kadar bir toprağı kaybediyor,hem de artık Afrika kıtasına veda ediyordu.Böylece osmanlı 11 yıl sürecek ve 1922-de bitecek bir savaşlar zincirine dahil olmuştu.”
Daha öncesinde 24 milyon metre kareden bugün 780 bin metre kareye hep bu yanlışlıklar ve alet olmalar sebeb oluşturmuştur.
“1908-de ilan edilen Meşrutiyetten bir süre sonra iktidarı ele geçiren ittihat ve terakki partisinin beceriksiz yönetimi yüzünden Adriyatikten Çatalcaya kadar neredeyse hiç savaşmadan çekilmiştik.550 yıllık Türk yurdu olan Rumelinin geniş toprakları 1908-1914 yılları arasında kaybedilmiştir.Diğer yerlerdeki kayıpları da ilave decek olursak,bu altı senede neredeyse Devletin yarısı kaybedilmiştir.”

*İnsanların hakları alınarak ve bastırarak olmamalıdır.Tıpkı şu büyük yanlışlıkta olduğu gibi;
Mustafa Kemal, saltanatı kaldırırken Mecliste yükselen itirazları bastırmak için, “Beyler, Osmanlılar, Türk Milleti’nin hâkimiyet ve saltanatını zorla ele geçirmişlerdi. Simdi Türk Milleti bu mütecavizlerin (yani Osmanlıların; Osmanlı mütecavizmiş!) elinden hâkimiyetini geri alıyor. Bu da behemehal olacaktır…!” demişti.
İnsanlar hakları alınarak değil,hakları verilerek denetlenmeli ve kontrol edilmelidir.
Halka rağmen halkı idare,kısır bir iradedir.
*Kötülükler yanmak içindir.Ateş pişmek içindir.Pişmanlıklar kötülüğü aşmak içindir.Gaflet ve dalalet şaşmak içindir.
MEHMET ÖZÇELİK
14-08-2009

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .