REDDİYECİLER

REDDİYECİLER
*“Kim islamda iyi bir çığır açarsa açtığı çığırın ecri ve kendisinden sonra, onunla (o çığırla) amel edenlerin ecirleri, sevaplarından hiçbir şey eksilmeden ona aittir. Kim de islamda (müslümanlar içinde) kötü bir çığır açarsa, açtığı çığırın günahı ve kendisinden sonra onunla amel edenlerin günahları, günahlarından bir şey eksilmeden ona aittir.”
*Muhiddini Arabi Samirinin buzağı yapması ile ilgili olarak;iyi ki buzağı yaptı,eğer bir insan yapsaydı,o insan da konuşurdu.
Tefsirlerde bunu ise;Cebrailin atının ayak izinden yaptığı ifade edilir.
*Eskiden ateistlerle yapılan tartışma,bu gün yerini islamın içerisinde tartışmalar başlatılarak,-Kuran bana yeter-seviyesiz düşüncesiyle,Kuranın etrafı boşaltılmaya çalışılmaktadır.
Bunun arkasından gelecek olan ise,Kuranı tamamen indi,keyfi,seviyesiz,şeytani bir hevesin öne çıktığı bir tarzda yorumlayarak,geçmişten günümüze tartışılıp çöpe atılanlara eklemeler yapıp,dinde anarşiye gidilmektedir.
Şimdiye kadar dinin öğrenilmesine mani olunurken,bundan sonraki devrede ise sağlıklı dinin öğrenilmesinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır.
*Bir 163 madde ile iki müslümanın bir araya gelmesi engellenmiş,18 sene ezan yasaklanmış,Kur’an okumak dahi sorgusuz sualsiz hapse sebeb olmuş,dini kitapları bulundurmak suç sayıldığı,bunun gibi sayılamayacak kadar dini yasaklar devam etmiş,öyle ki hala yine de tam yaşanıyor denilemeyecek durumdayız.
Eski kaynaklar okunamamakta,sayılı bilenlerin anlattıkları,diğer taraftan sinsice İslam anlayışını bozma projeleriyle sağlıklı dini öğrenme sınırlı bir alana hapsedilmektedir.
Nevzat Tandoğan bunu açıkça şöyle belirler; “Ulan öküz Anadolulu!.. Senin iki görevin var: Biri mahsul yetiştirmek, diğeri çocuk yetiştirip askere göndermek”
*Her batıl mezhebde dahi bir hak kırpıntısı vardır.
Her sapık düşünceyi çıkmaya tahrik eden,diğer bir yanlış düşünce vardır.
Nitekim kabir ziyaretindeki yanlışlık sebebiyle,kabir ziyaretleri yasaklanırken,daha sonra; ”Sizi kabir ziyaretinden nehyetmiştim,artık kabirleri ziyaret ediniz.Zira o âhireti hatırlatır.”Sahih hadis.
Genel hüküm olarak yanlış emsal olmaz.
Böyle olmuş diye hayrın önünü kapatıp yasaklamak,daha büyük bir hayra engel olmaktır.
*Adlarını söylemeye gerek yok,malumu ilam abestir.
Türkiyede farklı çığır açmaya çalışanlar,Kurandan sonraki temel hadis kitaplarını inkâr edip,onlar üzerinde şüphe oluşturanlar;aslında hiç tıp fakültesi görmemiş çocuklara neşter verip ameliyat yapmaya sevketmektedirler.
Sürekli inkâr ve red politikasıyla her şey ya doğrudan reddedilmekte,ya aklıma uymuyor denilmekte,o varsa bende varım diyerek ölçüsüz insanların ölçüsüz ve seviyesiz bir alan oluşturulmasına sebeb olunmaktadır.
*İhtilafi konuları gündeme taşıyan bir kimse,bununla bir çok şeyleri araştırıp incelemelere sebeb olsa da,bu o kişinin derecesini yükseltmez.
Tıpkı bir çok insanın manen yükselmesine sebeb olan şeytanın,rahmeti hak etmeyip,cehenneme götürdüklerinden laneti hak ettiği bir gerçektir.
*Efendimiz;hayatı kendi hayatında,dini kendi dininde,kitabı da kendi kitabında özetlemiştir.
Efendimiz,sahabe ve o zamandan bu yana sahih kaynaklarla gelen belgeler reddedilemez.Mesela;
*”Men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu”—Nefsini bilen Rabbisini de bilir.-
Burada belirttiğimiz farklı rivayetler gösterilebilir iken, bununla yetinmeyip tamamen reddetmek ne ilmi,ne mantıki,ne dini,ne de seviyeli bir davranıştır.
*Bir gün internet ortamında meşhur bir hadisi reddeden cami imamı bir arkadaşa,o hadisin detaylı kaynağını kendisine gösterdim.
Verdiği cevab ise;hadisin kaynağında bulunan sahabenin fukahadan bir sahabe olduğunu öne sürdü.
Kendisine şu cevabı verdim;Ama sen de bir cami imamısın.Çok rahat reddedebiliyorsun. Kendini sahabenin önüne geçirebiliyorsun.
O sahabe fakih olduğu sebebiyle reddedilirken,kendisi normal bir cami imamı olmasına rağmen,kendisi öne çıkmaya çalışmakta,kendisininkinin geçerli olmasını iddia etmektedir.
-Aslında iyilik zannıyla,kötülük yapılmaktadır.
Farklılık oluşturmak için,camiye nazarları çevirip koruma bahanesiyle,cami duvarına bevledilmektedir.Düşmanın eline koz verilmektedir.
Türkiyede şu anda olan hastalık aynı hastalıktır.
Bunu da genelde yapanlar ise;üç günlük İslami bilgisi ve şeytani hevesi,gençlik heyecanıyla yapan,15 ile 30 yaş arası kimselerdir.
Ancak memleketimizde yukarıda saydığım birkaç kişinin, memleketin ayrık otları tarafından fitne duvarlarının yıkılması sebebiyle olmaktadır.
İbretli ve düşündürücü olması sebebiyle işte bir örneği olan,alim ve vaiz bir zatın kötü bir çığır açan oğlu için bir konuda söyledikleri;
*“Muhterem Ali Eren Beyefendi!.. Selamlar, sevgiler, dualar, hürmetler… Allah hidayet ve salah veresice oğlum Mustafa İslamoğlu’na, köşenizde verdiğiniz, “Kur’an–ı Kerim’e el sürme” mevzuunda, alimane, arifane, vakıfane cevabınızdan dolayı sizi canı gönülden tebrik eder ve halisane şükranlarımı arz ederim. Hürmet ve dualarımla… Aciz Ahmed İslamoğlu. Mütekait (emekli) imam–hatip ve fahri vaiz. Develi / Kayseri.
“Not: “Muhterem Hocam (Ali Eren)!… Mustafa’nın dâl(sapıklığı) ve mudılliği (saptırıcılığı), baba olarak bizi çok huzursuz etmektedir. Salahına(kurtuluşuna) dua etmekteyiz. Sizlerden de ıslahına dua istirham etmekteyiz. İcap ederse, bu kısa tebrik ve teşekkürnamemi köşenizde dipnot alarak neşredersiniz… Milyonları ifsat(fesada verip) ve idlal etmesin(yoldan çıkarmasın)… Cevabınız, fakiri pek memnun ve mesrur etti. Hak razı olsun…”
*Yazımın başlığının kendisinden oluştuğu –Reddiyeciler – ifadesi tarihte çıkıp daha sonra adlandırılan batıl mezhebleri yansıtmaktadır.
Oysa bir insanın bir şeyi reddedebilmesi için,o mesele ile ilgili olarak tüm dünyayı dolaşması, kitaplara bakması gerekir.
Oysa iddia edenin bir delilini göstermesi yeterlidir.
Bir okyanusa düşen bir leş,elbette o okyanusu kirletemez.
İslâmiyet incelse de kopmaz.
*.Bize Sufyân es-Sevrî, Sa’d ibn İbrahim’den; o da (Ab¬dullah yâhud Abdurrahmân) ibn Ka’b’dan; o da babası Ka’b ibn Mâ-lik’ten tahdîs etti ki, Peygamber (Sav) şöyle buyurmuştur: “Mü’minin meseli yeşil ekin dalı gibidir ki, rüzgâr onu kâh eğer, meylettirir, kâh doğrultur durur. Münâfıkın meseli de sert ve düz çam ve dağ servisi gibidir ki; kökünden bir defada sökülmesi yâhud kırılması oluncaya kadar dimdik durmakta devam eder.”
*Bu yazıyı seviyesiz bir iddia olan; Beraat gecesini kutlama veya onun ile ilgili hadisleri reddeden kirli ve seviyesiz bir Reddiyecinin reddi üzerine ele aldım.
Birkaç kere yazmıştım;aslında bu zamanda islâmiyete yapılacak en büyük hizmet; İslâmın içinde bulunan bu ayrık otlarını temizlemektir.
MEHMET ÖZÇELİK
13-06-2014

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .