SELAMETİMİZ ERMENİLERLE SULHTATIR

SELAMETİMİZ ERMENİLERLE SULHTATIR
30 Yıldır pkk belası bilinmektedir ki dışarıda bizzat Ermenilerin katılımı,avrupanın kışkırtması ve içteki ergenekonun kullanmasıyla yaşatılmaya çalışılmaktadır.
Bunun da en büyük maddi olarak çöreklenip destek bulduğu,organize edilip planlanıp uygulanmaya konulduğu yer ise;az bir kesimde olsa ordunun içindeki bir kısım cunta ekibi ve İsrail destekli grubun işidir.
Ses kayıtlarıyla ortaya çıktı ki,bir Yargıtay üyesi;tam apo ve pkk-dan yararlanılacak zamandır demiş ve İsrailli ekip tarafından eğitildiği tesbit edilmiştir.Yakalananlar içerisinde sünnetsiz Ermeniler olduğu ortaya çıkmıştır.
Bu gün artık hiçbir şey gizli kalmamıştır.
Yapılacak iş ise;bunu kökünden kesmektir.Bu da;
-İçte Ergenekon ve bağlantılarının bitirilmesi ve de dışta Ermenilerle zillete düşmeden izzeti koruyarak barış yolunu seçmektir.
Yoksa Ermeniler kullanılmaya,batı kullanmaya devam edecektir.Pkk illeti de bitmeyecektir.
Bu gün ermeni soykırımı yalanını gündeme getiren Fransa-nın arkasından diğer Avrupa ülkeleri devam edecek,Almanya-daki saldırılar sürdürülecektir.
Bu konuda Bediüzzamanın yüz sene önceki tesbitleri çok dikkat çekici ve çözümü hızlandırıcı sebeplerdir.
Hem hastalık gösterilmekte ve hem de tedavi reçetesi sunulmaktadır.
“Suâl: “Ermeniler zimmîdirler. Ehl-i zimmet, zimmettarlarıyla nasıl müsâvi olur?”
Cevap: Kendimizi dev aynasında görmemeliyiz. Kabahat bizde. Tamamen zimmetimize alamadık, bihakkın adâlet-i şeriatı gösteremedik. Şeriat dairesinde, hukuklarını istibdâdın sünnet-i seyyiesiyle muhâfaza edemedik; sonra da istedik, kuvvetimiz kalmadı. Ben şimdi Ermenilere bir nevi zimmî-i muâhid nazarıyla bakıyorum.
Suâl: “Ermeniler bize düşmanlık edip, hile ve hıyânet ediyorlar. Nasıl dostluk üzerinde ittifak edeceğiz?”
Cevap: Düşmanlığın sebebi olan istibdat öldü. İstibdâdın zevâliyle dostluk hayat bulacak. Size bunu katiyen söylüyorum ki, şu milletin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vâbestedir. Fakat mütezellilâne dost olmak değil, belki izzet-i milliyeyi muhâfaza ederek, musâlaha elini uzatmaktır.
Birşey söyleyeceğim: Eğer mümkündür, Ermeniler birden sahîfe-i vücuttan silinsin. Olabilir. Yalnız, size husumetin bir faydası olsun. Yoksa, mutlaka husumet zarardır.”
*”Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin.”
Âyetteki ifade umumi değil,mutlaktır.Mutlak ise kayıt altına alınabilir.
Oysa bir Müslüman ehli kitaptan olan bir eşini islama zorlayamayacağı gibi,elbette onu karı kocalık cihetiyle sevecektir.
Buradaki ifade,onları hristiyan veya Yahudilik dini üzerine sevmeyiniz demektir.Hristiyan ve Yahudilik cihetiyle sevmekten nehiydir.
*Ermenilere Osmanlıda bazı hizmet görevlerinin verilmesi,aynı zamanda onların belalarını defetmek ve toplumun dışında bırakmayıp içine çekerek kontrol etmek içindir.
Bu gün Ermeniler başkasının kontrolündedir.
“Hem acaba, eskiden beri bu vatan ve millete zarar niyetiyle, Avrupa’nın dinsiz komiteleri hesabına ve Rum, Ermeniler cemiyeti vasıtasıyla dinsizlik ve ihtilaf ve fesad tohumlarını saçan mülhidlere karşı müdafaat-ı ilmiyem, hangi sûretle hükûmet aleyhine alınıyor.”
*”Kürt siyasetçi Kemal Burkay, terör örgütü PKK ve Kürt sorununun çözümüne ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. PKK’nın 1977 yılında derin devlet tarafından kurulduğunu, 1980’den sonra ise Suriye’nin kontrolüne girdiğini belirten Burkay, Abdullah Öcalan’ın, yakalandıktan sonra Ergenekon üyesi komutanlar tarafından yönlendirildiğini kaydetti.
Burkay, PKK’nın 1977 yılında devlet tarafından diğer örgütleri etkisiz kılmak amacıyla kurulduğunu ve finanse edildiğini savundu.
PKK’nın 1980 yılından 1999’a kadar Suriye’nin kontrolünde olduğunu belirten Burkay, Öcalan’ın kendisine Hafız Esed’ın kardeşine bağlı olduklarını söylediğini, bu kişiyle iki kez birlikte görüştüklerini anlattı. 1999’da yakalanan Öcalan’ı 12 yıl boyunca Ergenekon’a bağlı paşaların yönlendirildiğini kaydeden Burkay, teröristbaşının tutuklandıktan sonra PKK güçlerini sınırın güneyine çekmek istediğini ancak bir komutanın, “En azından 500’ü içeride kalsın, belki bize lazım olur.” diyerek karşı çıktığını kaydetti. Burkay, 2004 yılına kadar neredeyse silah bırakma durumuna gelen örgütün, darbe planlarının yapıldığı bu dönemde yeniden eylemlerine başladığını kaydetti.”
*”Meclis İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde kurulan ve terörden kaynaklanan ihlalleri araştıran alt komisyon, Kemal Burkay’ın ardından bir başka Kürt aydın ve siyasetçi İbrahim Güçlü’yü ağırladı. Hayat hikâyesini ve Kürt sorununa bakışını anlatan Güçlü, “Sağımdakiler öldürüldü, solumdakiler öldürüldü. Bugüne kadar hayatta kaldığıma şaşırıyorum. Bir zamanlar Kürt sorununun çözümü için sosyalizme güveniyorduk. İnsanlığın geldiği son noktayı sosyalizm sandık. ‘Allah razı olsun sosyalizmden’ diyorduk.” ifadelerini kullandı.”
MEHMET ÖZÇELİK
23-01-2012

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .