VUR DE VURALIM!!!

VUR DE VURALIM!!!
Mhp hortladı mı? Hortlatılmaya mı çalışılıyor?
Yoksa bu durum onun zaten kanında mı var?
Yoksa önemsiz deyip,bu onların az bir kısmı mıdır?
1970 yıllarında zaten vurmuş,milletin darbelerle vurulmasına sebep olmuşlardı…
Oysa Mhp-nin 1980-den bu yana en önemli başarısı, oyuna gelmemiş olmasıdır.
Chp-de nasıl ki yüzde beş oranında yüzde doksan beşi dengeleyen ve kontrol eden menfi insanlar var ise,aynı olay Mhp-de de bulunmaktadır. Bunlar diğer yüzde doksan beşi kontrol edip sevketmektedir.
Vur de vuralım,kafası,işte bu yüzde beşin kısır kafasıdır.
Cahiliyet döneminin,güdülme zihniyetinin bir ürünüdür.
Kimi vuruyorsun,kime vuruyorsun!!!
Haddini bil…
Artık 1970-lerde değiliz.Millet uyandı.Komplocuları çok iyi tanıyor.Aynı silahın hem sağ ve hem de sol için kullanıldığı çok açık ve net olarak bilinmektedir.
Ergenekon terör örgütünün sağdaki kolu,Vur de vuralım,zihniyetidir.
“Ey efendiler! Bilirim ki, hak noktasında mağlûp olduğunuz zaman kuvvete müracaat edersiniz. Kuvvet hakta olduğu, hak kuvvette olmadığı…”
*Vur de vuralım…
Dağa çıkalım!
Eşkıya olalım!
Eşkiyaya inat,eşkıya kalalım!
İnenlere inat,dağa kaçalım!
Silah alalım!
Dağdan vuralım!
Herkesi dağ-layalım!
Menfi milliyetçilik yani ırkçılıkta nefsani bir zevk bulunmaktadır.
Irkçılık bir kanser hastalığıdır.Tedavisi mümkün değildir.
Esas olan milliyetçilik midir yoksa mukaddesat mıdır?
Hangisi önceliklidir?Hangisi hangisine basamaktır?
Yoksa mukaddes midir milliyetçiliğe feda edilecek olan?
“Gençlik uykusu içinde öyle bir şarap içiriyorsunuz ki, o şarabın humârı pek elîm, pek dehşetlidir. Acaba bu mudur hamiyet-i milliyeniz ki, o hamiyet-i milliye uğrunda çok mukaddesâtı feda ediyorsunuz? O Türkçülük menfaati, Türklere bu suretle midir? Yüz bin defa el’iyâzü billâh!”
Gençlik sarhoşluğu içinde olanları besleyen bir uyuşturucudur ırkçılık.
“Altıncı kısım ki gençlerdir; onların iyilerine karşı ciddî uhuvvetimiz var, senin gibi mülhidlere karşı hiçbir cihetle dostluğumuz yok. Çünkü ilhâda giren ve Türkün hakikî bütün mefâhir-i milliyesini taşıyan İslâmiyet milliyetinden çıkmak isteyen adamları Türk bilmiyoruz, Türk perdesi altına girmiş frenk telâkki ediyoruz. Çünkü, yüz bin defa Türkçüyüz deyip dâvâ etseler, ehl-i hakikati kandıramazlar. Zira fiilleri, harekâtları, onların dâvâlarını tekzip ediyor.”
“Bu gençlerin gençlikleri eğer daimî olsaydı, menfi milliyetle onlara içirdiğiniz şarabın muvakkat bir menfaati, bir faydası olurdu. Fakat o gençliğin lezzetli sarhoşluğu, ihtiyarlıkla elemle ayılması ve o tatlı uykunun ihtiyarlık sabahında esefle uyanmasıyla, o şarabın humarı ve sıkıntısı onu çok ağlattıracak ve o lezzetli rüyanın zevÂlindeki elem ona çok hazin teessüf ettirecek. “Eyvah! Hem gençlik gitti, hem ömür gitti. Hem müflis olarak kabre gidiyorum. Keşke aklımı başıma alsaydım!” dedirecek. Acaba bu taifenin hamiyet-i milliyeden hissesi, az bir zamanda muvakkat bir keyif görmek için, pek uzun bir zamanda teessüfle ağlattırmak mıdır? Yoksa onların saadet-i dünyeviyeleri ve lezzet-i hayatiyeleri, o güzel, şirin gençlik nimetinin şükrünü vermek suretinde, o nimeti sefahet yolunda değil, belki istikamet yolunda sarf etmekle, o fâni gençliği ibadetle mânen ibka etmek ve o gençliğin istikametiyle dâr-i saadette ebedî bir gençlik kazanmakta mıdır? Zerre miktar şuurun varsa söyle!”
*İnsanlar bir tarağın dişleri gibidir.Hepsi saçın düzeltilmesine hizmet ederler.Tarağın tüm dişleri aynı değildir.
Ve de çarkın dişleri gibidir.Aynı hedefe yönelirler.
Osmanlıyı başarılı kılan Türk milliyetçiliğinin öne çıkması değil,İ’la-yı kelimetullah idi.Allah’ın yüce ismi öne çıkartılmaktaydı.
Osmanlılık çatısı altında 73 millet çok iyi yaşıyordu.
Bugün ateşe benzinle gidilmektedir.
Bunun da zamanı varmış,zamanı gelecekmiş.
1970-ler gibi mi?
Millet düzlüğe çıkınca veya bir çok şey tam deşifre olunca olsa gerek!!!
“Bir mü’min bir delikten iki sefer ısırılmaz.”
Türkiye’nin içte iki ve dıştaki prangaları çatlamaya başladı.
Darbeci zihniyet ve ona çanak tutanlar…
Türkiye;-Vur de vuralım-,-öl de ölelim-lerin değil,-adam olan ve olacakların beldesidir.
*Bu milliyetçilik nasıl bir milliyetçiliktir?
Rahmetlik Muhsin Yazıoğlu’nun temsil ettiği milliyetçilik mi, Alparslan Türkeş’in temsil ettiği mi?Yoksa nasıl bir milliyetçilik???
Türkeş vefat ettiğinde ilk işim hafta başında okula giderek,ülkü ocaklarının ikinci temsilcisi olan arkadaşı ziyaret edip,baş sağlığı dilemekti.
Öyle de yaptım.Ancak çok şaşırtıcı bir durumla karşılaştım.Zira arkadaş;
-‘Boş ver hocam,iyi ki öldü.Yoksa tüm ülkücüleri Atatürkçü yapacaktı.’
MEHMET ÖZÇELİK
30-03-2013

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .