YAPRAK DÖKÜMÜ

YAPRAK DÖKÜMÜ

Değerlerin dökümüdür yaprak dökümü. Değerini ve kalitesini ve de canlılığını yitirmenin sonucudur yaprak dökümü.

Kalma değil,gitme ve bitmedir. Tazelik değil,kuruluktur.

Değerlerin dökümü de böyledir. Bu insanın insanlığının dökümüdür.

Değerlerin dökümü ile,değersizlerin değersizlikleri ile açığa çıkmaları;onların bir yaprak dökümü gibi dökülmelerinin ifadesidir.

Bu gün günümüzde bir kısım insanların kirli çamaşırlarıyla beraber ortaya çıkmaları,dünkü değerlerin kaybının bir sonucudur.

Mafya babalarının ve zehir ticareti yapanların dökümü,değerleri kaybetmenin ve kaybettirmenin bir bedelidir.

Yukarılarda bulunmak kazanmak değildir.

Ölçüdeki ölçüsüzlük hayatı da ölçüsüz kılmakta ve dökülmektedir.

Sanatçı Y. Tilbe der:”Ben,şöhretin omuzlarıma yüklediği yükü kaldıramadım ve esrardan,uyuşturucudan medet umdum.”[1]

Milyonlarca kaseti satılıp,milyonlarca insan tarafından alkışlanan batılı bir bayan sanatçı sonuçta intihar eder ve bıraktığı notta da şunu söyler:”Eğer anne olsaydım,intihar etmeyi düşünmezdim.” Bütün bunca şatafat onu intihardan alıkoymamaktadır.

Bunu sebebi ise;Başlangıçtaki değerlerin kaybı ve onların yanlış adreslerde aranması,hayatın bozulmasına ve kaybına neden olmaktadır.

Hayat bu kayıplardan süzülmeli,değersizlerden arınmalıdır.

Süzülmeyen sözler,süzülmeyen değersizler,bozuk süzgeçler,süzgeci olmayanlar… Böylece değerlilerle değersizlerin karışıklığı içinde hayatı karışan karışık bir hayata düşmeye ve neticede dökülmeye sebeb olmaktadır.

Adama sormuşlar,-Terbiyeyi kimden öğrendin?-diye. “Terbiyesizden”demiş.

İnsanlarda sahib olduğu değerlerini ve onların değerlerini yaprak dökümü gibi döken ve dökülenlerden almalıdır. İbretle düşünmelidir.

Gayr-ı müslimden,ahirette karşılığını göreceği,bir inancı olmayan,hem dünyada,hem de ahirette yaprak dökümü gibi dökülen insanlardan ibret almalıdır.

Herkes koşturmacada.. kaybetmek veya kazanmak.. Okuyor,çalışıyor ve ne için koşturuyorlardı?

Kaybetmeye mi? Kazanmaya mı?

Bu insanların kaç da kaçı kazanıyor?

O halde bu insanlar nereye gidiyor?

Evlenen arabasına;evlenen de evlenene ve evlenecek olana diyordu;Belanı buldun! Görürsün!

Tatlı belâ! Katlı Belâ! Atlı Belâ! Yatlı Belâ!

Sonunda Allah rahmet etsin! Verin Selâ!!!

13-12-1998-MEHMET ÖZÇELİK

[1] Bkn. Zaman Gaz.7-11-1998.

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .