YOKSA…YOKSA…

YOKSA…YOKSA…
Yoksa ifadesi Kur’an-ı Kerim-de meal olarak 132 yerde geçmektedir.
Kur’an-da geçen –Em- yani yoksa ifadeleri ile ilgili olarak:
“Sen öğüt vermeye devam et. Rabbinin sana verdiği peygamberlik nimeti hakkı için, sen ne bir kâhinsin, ne de bir mecnun. � Yoksa onlar “O bir şâirdir; biz onun başına gelecek felâketi bekliyoruz” mu diyorlar? � Sen “Bekleye durun,” de. “Ben de sizinle beraber bekliyorum.” � Onlar akıllarını kullanarak mı bunu söylüyorlar, yoksa onlar sırf bir azgınlar gürûhu mudur? � Yahut Kur’ân’ı kendisi mi uydurdu diyorlar? Doğrusu onların İmân etmeye niyetleri yoktur. � Eğer doğru söylüyorlarsa, Kur’ân’ın benzeri bir söz getirsinler. � Yoksa onlar bir yaratıcı olmaksızın mı yaratıldılar? Veya kendi kendilerini mi yaratıyorlar? � Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Doğrusu onların düşünüp İmân etmeye niyetleri yoktur. � Yoksa Rabbinin hazîneleri onların yanında mı? Veya kâinatın tedbîr ve idaresini onlar mı ele geçirdi? � Yoksa göklere çıkıp da gök ehlinin haberlerini dinlemek için bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri, işittiklerine dâir açık bir delil getirsin. � Yoksa kız çocukları Onun, erkek çocuklar da sizin mi? � Yoksa sen onlardan bir ücret istedin de onlar ağır bir borç altına mı girdiler? � Yoksa gaybın ilmi onların yanında da oradan mı alıp yazıyorlar? � Yoksa sana bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat o kâfirler tuzağa düşecek olanların tâ kendileridir. � Yoksa onların Allah’tan başka bir ilâhı mı var? Allah onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir. (Tûr Sûresi: 29-43.)”
Olumsuz tarzdaki bu şekildeki soru şekli 15 tarzda zikredilmektedir.
Böylece onların düşünebilecekleri tüm yolları kapatmış olmakta,en susturucu cevabı vermektedir.
Başta Allah’ın varlığının en büyük delili, yine kendisidir.
“Hollandalı bir psikolog olan Vander Hoven Kur’an okumanın ve ALLAH kelimesini tekrar etmenin hastalar ve sağlıklı insanlar üzerindeki etkilerini bulduğunu açıkladı.
Hollandalı profesör üç yıldan beri bir çok hasta üzerinde araştırma ve çalışmasını yaparak yeni buluşuna ulaştığını söyledi.
Hastalarından bazılarının Müslüman olmadığını, bazılarının da Arapça bilmediğini belirten Hoven hastalarına ALLAH kelimesini öğrettiğini söyledi.
Alınan sonucun çok mükemmel olduğunu, özellikle depresyon ve tansiyon hastalarında çok daha iyi sonuçlar verdiğini belirtti.
Profesör Haven ALLAH kelimesini oluşturan harflerin psikolojik hastaların üzerindeki etkilerini açıkladı.
-ALLAH kelimesinin ilk harfi olan –A- harfi solunum sisteminden direk çıkıyor ve nefes almayı düzenliyor.
– Damaktan söylenen –L- harfi ise, (Arapçada çıkarıldığı şekilde) dil hafifçe damağın üst kısmına dokunuyor ve çene kısa bir duraklamayla birlikte aynı işlem tekrarlanıyor.(İki –L- harfi olduğu için) Bu işlem nefes alıp vermeyi rahatlatıyor
– Son harf olan –H- harfi çıkartılırken akciğer ve kalp arasında bir ilişki oluşuyor ve işlem sonucunda kalp atışları düzeliyor.
Bu araştırmayı yapan Hollandalı profesör Müslüman değil, fakat İslam ilimlerine ilgi duyan ve Kur’an-ı Kerim’in sırlarını araştıran bir psikolog.”
Kur’ana aid meselelerle meşgul olmak,bir nevi Kur’an okumak hükmündedir.
Bediüzzaman Hazretleri; Risale-i Nurdaki her bir meselenin 200 ayetin hülasa ve izahı olduğunu ve kırk bin müşahedatından birisi olduğunu ifade eder.

MEHMET ÖZÇELİK
03-12-2008

No ResponsesOcak 2nd, 2015

Yoruma kapalı .