AHMAK DOST

AHMAK DOST
Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir.
İyilik zannıyla topluma,tüm değerlere,insanlığa karşı kötülük işlemektedir.
İbrahim Peygamberden yana olduğunu söyler,Nemrudun ateşine odun taşır.
İbrahim Peygamberin ateşine su götüren karınca kadar bile düşünceden yoksun,tarafsız görünmeye veya öyle bir kuruntu içerisinde olduğunu zannederken,Nemrud-dan taraf olur.
Mesela adamın biri bir ayıyla dost olur.Adam bir ağacın altında uyumaya başlar.Ayıda yanında nöbetçilik yapmaktadır.
Adamın yüzüne bir sinek konar,bunu gören ayı,sahibine iyilik olsun düşüncesiyle oradan ele geçirdiği bir taşı alarak sineğe nişan alır ve vurur.Sinek ölmüştür..tabiiki sahibi de…
Ahmak dost ayının yaptığını yapar.
*Peygamber Efendimizin Mekkedeki düşmanları belli idi,müşrikler.
Medine dönemi ise eziyet görmemesine rağmen daha büyük tehlike arz etmekteydi.Zira orada iyilik yapıyor gibi görünen,içten vuran münafık taifesi vardı.
Öyle ki bu insanlar mescid bile yapıyorlardı.Allah’ın emriyle Allah rasulü kötü niyetle yapılan o mescidi Mâlik b. Dehsan ile Ma’n b. Adiyy-e yıktırdı.
Mescid-i Dırar yani zararlı mescid diye adlandırılan bu olayı Kur’an-ı Kerim şöyle anlatmaktadır:
“Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, “Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok” diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.
Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.
Binasını takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) ve O’nun rızasını kazanmak temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını çökmeye yüz tutmuş bir yarın kenarına kurup, onunla birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.
Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
Ahmak dost kimliksizdir,kişiliğini bulmamış,bî-taraf görünürken,herkes tarafından ber-taraf olmuş kimsedir.
Kişi taraftır..haktan..doğrudan..milletten yana taraf..İbrahim-den, Musa’dan taraf,Muhammed’den ve O’nun yolundan taraf…
Tarafsızım demek,zıt tarafı iltizam etmek ve benimsemek demektir.
Bugün Türkiye’de bilerek zarar veren insanlardan daha büyük zararı,bu akılsız dost veya ahmak dost görünen insanlar vermekte,menfi insanların ekmeğine yağ sürmektedirler.
Bilgisayara en büyük zarar veren virüs,diğer adıyla mikrop;gizli olan ve faydalı proğram olarak görünen virüsdür.
Ahmak dostta,gizli virüs gibidir.
*Doğuda bir kürt problemi var.Kürtlerin bir temsilcisi yok.
Kürtleri temsil ettiğini söyleyen bir parti,onu temsil etmemekte ve edememektedir.Maneviyatın hakim olduğu doğuda temsil edenler ne kadar maneviyatla alakadardırlar.Mesela:
“DTP lideri Demirtaş: “Kurban kesmeyin.”
“Ölen terörist için taziye ziyareti”
“Terörist isimleri sokak adı oldu”
*Şu durumda Türkiye’nin pkk –dan daha vahim bir kaç sorunundan önemli olanları ise;Pkk-yı besleyen Ergenekondur.Ve bunun iki önemli uzantılarından biri olan askeriyedeki kanadının önemli çapta deşifre edilmesi,diğeri ise hukuktaki,darbeden önce savunma kanadının ergenekonu ayakta tutmaya çalışmasıdır.
Şu bilinmelidir ki;Ergenekon içerisindeki millete silah çekenlere baktığınızda,bunların müslüman Türk kanı taşımadıklarını göreceksiniz.
Birde belki de en önemlisi konumuzu oluşturan,onu sulandıran ahmak dostun varlığıdır.
Unutulmaması gereken bir sebebi ise;kökü bereketsiz,kısır ve hırçın muhalefet partilerinin varlığıdır.
Bu memleketin meseleleri hiç bir ırk ve ırkçılık politikalarıyla çözülemez.Zira ırkçılık kanser hastalığı gibi olup,bu milletin içerisinden çıkmamış,avrupa tarafından içimize atılan bir hastalıktır,oda öldürücü…
MEHMET ÖZÇELİK
20-02-2010

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .