ELLİYEDİLERİN CELBİ

ELLİYEDİLERİN CELBİ

Kendisi gerçekçi ve inançlı bir insandır.Ramazanlarda orucunu tutar,diğer zamanlarda olmasa da ramazanda beş vakit namazı ve Cuma namazlarını kaçırmaz.Vatanına milletine sadık bir insandır.Millete yararlı olmaya çalışır.Ahiretine o kadar olmasa da dünya ve çocuklarına yatırımda gayretli bir insandır.

Bir gün öğretmen odasındayız.Kendisi de muavin olup arada bir boş olduğunda gelir.Bu seferde gelmişti.Masanın üzerindeki bir sendikanın göndermiş olduğu dergi dikkatini çekti.Ve sayfalarını teker teker çevirip okumaktan ziyade bakmaya başladı.

Derginin sonuna gelmişti.Son sayfadaki insanlar dikkatini çekmişti.Bunlar ise o sendikaya mensub olan öğretmenlerin ölüm haberleri idi.Ölümleri normaldi.Zaten o durumda onu pek etkilememişti.Veya öyle görünüyordu.

Ancak birden bire elindeki dergiyi kapatmasıyla ileriye fırlatarak;Bu dergileri bir daha buraya koymayın yav,diyerek heyecanlı ifadesi dikkatimi çekmişti.

Ne demek istediğini anlamak üzere tebessümle karışık bir şekilde yüzüne baktım.Yüzü belirtmemeye çalışmakla karışık bir kızarıklık belirtisi içerisinde idi.

-Yahu bunlar hep 1957 doğumlularmış,yenilermiş…

Dergiye daha önce bende göz atmış,ondan fazla öğretmenlerin resimlerinden anlaşıldığı üzere pek yaşlı kimseler değillerdi.

Müdür muavini arkadaşın bu telaşı,kendisinin de 1957 doğumlu olmasındandı.

Ben ise sevinmiştim.Arkadaşa dönerek;Hocam desene bizim celbimize daha var.Hem ben 1960 Temmuz doğumluyum.En azından beş altı celbden sonra beni çağırırlar.Daha 60’ların celbine bir zaman daha olduğu için rahat edebilirdim.

Ancak firara düşmemek için o zamana kadar acemiliklerimi gidermeli,orada gösterecekleri eğitime yabancı ve yabani olmamalıydım.

Kendisine hazırlıklı olmasını söyleyim,her an celb tezkeresinin gelebileceğini hatırlattım.Ancak gerek kendisinin daha iyi hazırlanmamış,çocukları ve dünya için hazırlıklar içerisinde bulunup,o işlerinin bitmesini beklediğinden zamanın nede çabuk geçtiğinden habersizdi.Artık kendi akranları teket teker celbe çağırılıyordu.

Gösterdiği tepkisi hem gerçek hem de bir feryattı.

Aynı doğumlular celbe çağrılırken elbette biz atlanamaz veya unutulamazdık.

Öğretmenler odasında olan bu olaydan birkaç sonra bir öğretmen arkadaşın daha taziyesine gittik.Oda 57 celblerindendi.

Muavin arkadaşın bir ay kadar önce amcası vefat etmiş,taziyesine gitmiştik.Amcasından pek de hayırla bahsedilmiyordu.Şeytan ve şeytan gibi bir insan olarak bahsediliyordu.

Kendisi öyle değildi ama acaba kaçak muamelesi görürmüydü?

Bu genel kural olmasa bile bazen seferberliklerde çok öncekiler bir daha celbe tabi tutuldukları gibi,daha askerliği gelmemiş olanlarda askere alınabiliyordu.Ancak pek seferberlik aklımıza gelmediği için kendi yaşımızı beklemekteyiz.

Bu devre 57 ve öncekiler celb kapsamı içerisindeler.

Oh be, daha bizim celbe varmış! Zamanda ne kadar da çabuk geçiyor!

Unuttum yahu,siz hangi celbe tabisiniz?Celbinize daha varmı?Kaç doğumlularla beraber gideceksiniz?Hiç arkadaşlarınızdan giden var mı?

Televizyon ve Radyolardan gidenlşeri çok duyuyoruz da,henüz bizim mahalle ve akrabalardan bizim devre gidenler pek olmuyor?Olsa da pek ilgilenmiyoruz veya duymuyoruz.Bazen de bize duyurmuyorlar mı?diyorsunuz…

Bizden önceki bir asırda altı milyara yakın insan celbedildi,bu asırda da yıllık bütçede yedi milyar insan düşünülüyormuş…

Bu durumda mutlaka bizde varızdır..tıpkı bizden öncekiler gibi…

58’ler sizde hazırlanın,şube işlemlerini yaptırın,tecil işlemlerin varsa yaptırınız.Bazen paralı askerlik de çıkıyor tıpkı sadakanın belaları defetmesi,ömrü uzaltması gibi…

Siz hangi katagoridesiniz?

Mehmet ÖZÇELİK

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .