G A F L E T

G A F L E T

Âyette:”Kendi kendine yalvararak ve ürpererek,yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma.”[1]

Gaflet,bulut anlamına olup,kalbin üstünü örterek bulutlamasından bu ad verilmiştir.

Bir kâfir için küfrü ne ise,bir mü’min için de gaflet ve sefaheti odur. O derece mü’mine zarar verir.

Demiri eritmede pasın rolü ne ise,iman için de günah ve gafletin rolü öyledir.

Zira;”Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah istiğfar ile çabuk imha edilmezse,kurt değil,belki küçük bir manevi yılan olarak kalbi ısırıyor.”[2] O günah,büyük bir canavar olup,sahibini yutar. Dünya ve ahiretini mahveder.

Gafleti izale edecek olan Allah’ı zikir,onu hatırlama ve anmadır. Tersi yönüyle,gafleti besleyen Allah’ı unutmadır.

Âyette:”Allah kimin gönlünü İslâma açmışsa o,Rabbinden bir nur üzerinde değil midir? Allah’ı anmak hususunda kalbleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.”[3]

“Kim Rahmanı zikretmekten gafil olursa,yanından ayrılmayan bir şeytanı musallat ederiz.”[4]

Hadisde de:”Şurası muhakkak ki,bazen kalbime gaflet çöker. Ancak ben Allah’a günde yüz sefer istiğfar eder.(affımı dilerim.)”[5]

İstiğfar günahı gerektirir. Bu vesile ile gaflete yardım eden en büyük amil gaflettir. Bediüzzamanın ifadesiyle:”Günah kalbe işleyip siyahlandıra siyahlandıra ta nuru imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor.”[6]

Peygamberimizin istiğfarı;devamlı terakki ve yükselişi ifade manasında denilmiştir. Yani onun iki gününün eşit olmayıp,ibadet ve taatte bir sonraki gününün,bir önceki gününden daha üstün oluşundan ileri gelir.

Kadı Iyaz ve İbnul Esir bunu şöyle anlatır:”(örtüden)maksad;Rasulullahın şe’ni olan mütemadi zikrine giren fasılalardır. Her hangi bir iş sebebiyle,bu zikrine fasıla girdi mi,bunu bir günah addeder,arkadan istiğfarda bulunurdu.”der.

Bu bir nevi ibadet,tazim ve şükür anlamınadır istiğfar. Ve”Tıpkı göz kapağı gibi”Göze gelen çöpü atmak üzere onu bir an için kapar. Bu,zahirde görmeyi engellerse de,hakikatta görmeye kemal getirir.” [7]

Yaz zamanı gaflet zamanıdır. Sefâhetin ve fuhşun kol gezdiği bir andır. Günahların insana fazlaca hücum ettiği vakitlerdir. Yaz zamanı adeta cennet kapılarının kapanıp,cehennem kapılarının açıldığı aylardır.

Sakınıla… Korunula… Kaçınıla…

Gerek sefâhet ve kötülüklere ve günahlara karşı en önemli tesirlerden birisi de Kur’an-ın okunması,öğrenilmesi ve anlaşılmasıdır. onu anlatan hakikatların dinlenilmesidir.

Kur’an kalblere gıda ve saykaldır.

Ölümde gafleti izale eder. Ölümü düşünmek,ölümü anmak…

Ölüm var ölüm,ölünde görün…

Ölümü gören ve bilen bir insan;günahlara ne derece rahatlıkla girebilir?

İçtima-i hayatın her olumsuzluğu gaflete yardım eder,kasavet bulutlarını arttırır.

Allah kâfirleri gafletle ve “yüz çevirici” olarak vasfetmiştir.[8]

MEHMET ÖZÇELİK

[1] A’raf.205.

[2] Lem’alar (Osmanlıca)B.Said Nursi.sh.14.

[3] Zümer.22.

[4] Zuhruf.36.

[5] K.S.7/123.

[6] Lem’alar.age.sh.14.

[7] K.S.7/124.

[8] Enbiya.1.

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .