G Ü N D E M

G Ü N D E M

Bazı meseleler vardır ki;bunlar gündeme,gündemimize oturur,bizleri meşgul eder. Bunların içinde bir kısmı anlık,bir kısmı saatlik,bir kısmı günlük ve haftalıktır.

Ciddi manada ay boyunca gündemi meşgul eden meseleler,yok denecek kadar azdır. Hele bu yıl ve yıllar ise,nadirattandır.

Hayatımızda,hayatımızı basit gündemlerle meşgul etmeye çalışanlar,ancak buna bir hafta devam edip,balon gibi sönmeye mahkum kalmaktadırlar.

Toplumu ve değerlerini bitirmeye çalışanlar,böylece kendilerini bitirerek,bitkin olarak bitişe doğru son sür’at gitmelerini hızlandırmış oluyorlar.

Bazı meseleler de vardır ki;asırların ve asrın meselesidir.

Tüm hücumlar,engellemeler,onu bir anlık gündemin dışına çıkartmaz. Zira o asrın gündeminin merkezindedir.

İşte Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri asrımızın gündeminin merkezinde olan bir şahsiyettir. Bundan dolayıdır ki o ve eserleri birimizin değil,hepimizin meselesidir.

Asrımızın maddi-manevi doktorudur o.

Önceki asrın ve asırların vekili onu tebşir ederken,sonraki asırlarda onun gösterdiği düsturları kendilerine düstur edineceklerdir. Zira o M. Akif-in dediği gibi;

Doğrudan doğruya Kur’an-dan alıp ilhamı

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâmı.

hakikatına mazhar ve müzhir bir zattır.

O, İmam-ı Gazâli-nin belli bir zamandan sonra yakalamaya çalıştığı aklın yolunu,İmam-ı Rabbani-nin de hayatının sonlarında yakalayıp ta ömrünün ve ömürlerinin kifâyet ve vefâ etmediği kalbin yollarının her ikisini de yakalamış ve başkalarının da birer Gazali ve Rabbani olmak üzere yakalamanın yolunu göstermiştir. O imkanı sunmuş ve sağlamıştır. Madde ve teknolojinin ilimle kapılarının açılması gibi,mananın da kapıları maddeyle bağlantılı olarak açılmış olmaktadır.

Efendimiz Muhammed Aleyhis-salatu vesselam ise;kainatın evveline ve ahirine sahib bir zat olup,tüm mahlukatın gündemini oluşturmaktadır. Her şey ve her kes ondan bahsetmektedir.

Allah’da ondan haber vermektedir.

Zira o zat Aleyhis-salatu vesselam,her şeyin oluşumuna sebeb olmuştur.

Allah ise vesileliğin ötesinde varlığın ve hakikatin ta kendisi olup,gündemler üstü gündemi oluşturacak Vacib-ül Vücud bir zattır.

Gündem sahifelerimiz her gün yazılmakta,dolup meşgul edilmektedir.

Ancak ne ile ve ne kadar? Gündemimiz nasıl? Gündemimizi kimler almaktadır? Kimlere verildiyse,elbette onlar!

Ne kadar almaktadır?Elbette verildiği kadar!

Gündemlerimiz tekrar bizlere dönecek,iade edilecektir. Okumak üzere.

Ahiretteki durumumuzu gündemlerimizle kendimiz belirlemekteyiz.

Gündemimiz acaba nasıl gitmektedir?

Hayırlı Gündemler!

16-03-1997-MEHMET ÖZÇELİK

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .