GÖÇLER VE GÖÇMENLER

GÖÇLER VE GÖÇMENLER

Hayat göçle başlar.Ruhlar aleminden anne karnına oradan da dünyaya olan umumi göç.Göçmen kuşlarının göçü gibi.Önde rehber,arkadan göçler.

İlk dedemiz Hz.Âdemin cennetten ilk göçünden sonra,bizlere de yollar görülmüş oldu.

Neyleyelim..yeni bir hava,yeni bir memleket,yardan,yârandan ayrı düşülen bir göç..mevsim değişikliği..hayatın mukadder çerçevedeki gidişi ve devamı için şart olan bir seyir..

Gelinen yerle gidilen yerin havasının aynı olması elbette düşünülemez,coğrafi,insani,psikolojik ve ekonomik gibi bir çok şartlar önümüze çıkması kaçınılmaz olacaktır.

Tıpkı benim şu andaki yaptığım durum gibi..genel olarak göçmenleri almayı niyet etmişken,duygu seline kapıldım,bu göç ile duygular alemine girdim.

Göçler geçici süreler içindir.Tıpkı mevsimlik elbise gibi..belli bir zaman sonra çıkarılır,genel mevsim havasına bürünülür.

Buranın havası bize pek yaramadı..gayet sert ve soğuk..alışmadığımız ancak alışmaya çalışmakta da mecbur olduğumuz bir hava..çünki bizler buranın malı değiliz..ebedi memleketin alışılmış havasına karşı buranın havası çok basık ve asık gelmekte..hem de gayet klasik…

Evlenip başka kente göç eden çiftlerin emeklilik gibi bir sebepten dolayı dönüş biletini aldığında artık tek ve çift kişilik değil en az beş kişilik,zamanla bu diğer çocuklarının da yanına ziyarete gelmesiyle onlarla-yüzlerle ifade edilir.

Hz.Âdem ve Havva ile başlayan bu göç,şimdilerde milyarla ifade edilmiştir.İşte göçün faydaları.

Göç bir yeniliktir..yenilere gebeliktir.

Göç bir değişimdir..yeni boyutlara geçiştir.

Göç çok boyutluluktur..dar alemin kabuğunu kırıp,dış dünyaya kanat çırpmaktır.

Göç okyanuslarda kulaç atmaktır..açlık ve zorluklarla yarışmaktır..onlara alışmak,dertlilerle tanışmaktır.

Göç bir nevi deşarz olmaktır..içtekileri boşaltmak,yeni versiyonlar yüklemek,yenilemek ve yenilenmektir.

Göç bir paylaşımdır..bir bütünleşmek..bir tanışmak..tamlamak ve tamamlanmaktır.

Göç bir toplum işi,bir toplama kampıdır..farklılıkların tek bir çatı altındaki birlikteliğidir.

Göç kültür zenginliğidir..fikir zenginliğinden yemek zenginliğine kadar…

Göç bir arınma,ayırma,süzme ve süzülme işlemidir..yolda dökülenler..yakalananlar..yakayı ele verenler..yakayı kurtaranlar…Tam bir rafine faaliyetidir..zorluklar zorbalıklara göğüs germektir.Özleşmek ve özdeşmektir.

Her zaman göçte değimliyiz?

Dünü bugüne taşıdık..çocukluğu gençliğe..gençliği ihtiyarlığa..hayatı kabre taşımıyor muyuz..hiç bir zaman geldiğimiz noktada değiliz..ne vücutça..ne ruhça..ne de akılca…

Göç biletimiz kesildiğinden beri hiç dinlenmedik..uzun zaman daha dinlenmiyeceğiz de…Göç ve gurbet ancak cennetle biter..asıl vatan..asli vatan..asaletli vatan..cehennemde bile acıların göçünü yaşayacağız..tâ ki iman ile cennete göçene kadar..zira iman tapudur,kiracılığın bitişi,eve geçiştir..ebede göçüştür..hakka varış,hakikata eriştir..oradan da rabbe göçtür..göçüştür.

Hamdım-Piştim-Yandım…

Ne ben suya kandım..ne de su bana kandı…

Onun aşkı ruha ateş saldı..Mecnun gibi göçe zorlandı..Veysel karani gibi sönmeden uykuya daldı..uyanma korkusuyla yaşadı..uyanmadı..uyandırılmadı..uyanmak istemedi..ya uyanırsam..ya bu bir uyku ve hayal ise..onu da kaybederim,kendimi de..

Sürekli göç ile Leyla adına mevlayı,sevilenler adına sevgiliyi aradı,taradı..diyar diyar göç etti..güç etti.

Yunusda Taptuğun kapusuna göç etmişti..buğday bahanesiyle,himmeti terk etmiş.kısa yolu uzun etmiş.ömür boyu göç etmişti..güç etmişti.

Aaaah buğday aah..babamı ve annemi cennetten göçe mecbur eden sen değilmisin!? Yanma uğruna göç ve güçü başımıza dolayan sen değilmisin?Boyna zimmet,göçte himmet…Göç tasması…

O kaybettiğini bulmak amacıyla bu göçe maruz kalmıştır.

Belkide bu göç bir keffarettir.

Mevlanayı pervaz ettiren,kendi dünyasından demircinin alemine olan göç değilmidir?Kendisini mest ve deli etmekle kalmamış,asırların ötesine geçip,zamanlarla ve zamanelerle beraber seyredip pervane olmuş.

Bu göç değimlidir ki,Bizleri arklara koyup ta ırklara ayıran?Aynı arkda akan,aynı sudan farklı ırklar!Göç farklılıktır,demiştik..farkına vardık..tedbirimizi aldık..yolda kalmadık..kalsak da durdurmazlar ya…Göçe ve güç kazanmaya mecburuz.

Hicret hasrettir..himmetini belli bir noktaya has kılmaktır..bazılarını da rettir.

Hicrette ve hicrete emir vardır.

Küfürden imana hicret..imandan amele hicret..dosta hicret..kardeşe ve kardeşliğe hicret..zulümden adalete,zulmetten nura hicret..Mekke’den Medine’ye hicret..Kâbeden Ravzaya hicret..Sert ve sertlikten hilim ve yumuşağa hicret…Allah’ın evinden rasulullahın evine hicret…Bir dosttan diğer dosta hicret…Güneşten aya,Sebirden Hiraya hicret…Bedirden uhuda,uhuddan hendeğe hicret…Arafattan veda ile ukbaya hicret…

Hicret bir değişim ve islamın gelişimidir.İslam fedaileri ve tebliğcileri hicret ile aleme yayıldılar,seferler ve cihadlar düzenlediler.

Hz.Ebubekirin sıddıkiyeti hicretle kemalini buldu.Dost dostuyla ölüme de hicret eder.

Hicrette memnuniyet ve yaşamak,diğer bir ifadeyle doğmak vardır.Hicret bir nevi doğumdur.

Bir damla olup çay ve ırmaklara,nehir,deniz ve okyanuslara hicret…Başını taştan taşa vuran âvâre su…Okyanusa varma uğruna bu baş taşlara vurulur…Mekkeye varma uğruna yollara düşülür…Şirin uğruna dağlar delinir…Aslı uğruna her şey ikram edilir.

Beni bende deme,ben bende değilem.

Bir ben vardır bende,benden içeru…

Sevgiliye göç uğrunda acının sözü mü olur?Nârın ateşi mi olur?İbrahimi yakmayan ateş,gerçek sevgiliden emir almıştı.

Bu yolda ateş yakmaz,bıçak batmaz,ok atmaz,söz söylemez,dil lâl olur…

Göçmek her şeyden geçmektir..maldan,candan.cânandan…

Göç cesaret işidir.Herşeyi göze almak,her şeyi gözlemektir.Her kişinin değil,er kişinin işidir..dişine göre…

Göç yanmaktır..zira yanmayan yakamaz.

Göç asla varış,aslına varıştır.Bir balık türü..doğduğu günden itibaren okyanusta sürekli yol alır..ölmeye yakın tekrar doğduğu yere gelerek,yumurtaları bırakıp devir-teslim işlemlerini yapar.

Göç bir görev değişimidir..öncekilerin sonrakilere görevi devretmesidir.

Bir atomun aldığı tüm merhalelerden sonra tekrar atom haline göç etmesidir.Bir atom halinden madenlere,bitki ve hayvan seviyesine,oradan insan ve toprağa göç devresidir.

Dünya başlı başına bir göçmenler topluluğudur.

Sizler Nereden geliyorsunuz ve Nereye gidiyorsunuz?

Ben mi?

Hayır,Ben-ler…Benlik sahibleri…Benliğini ve kimliğini bulanlar…Kendisini kaybetmeyip kendisinde olanlar…

Namaz bir göçtür..maddeden manaya,dünyadan ukbaya..ezelden ebede..kuldan Allah’a…

“Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu heba,

Yola geldim lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber.

Ağlayıp nalân edip düştüm yola tenha garib,

Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran bîhaber.”

“Vaslını yâdeyledikçe ağlarım,

Tâ nefes var ise kuru cismimde feryad eylerim.”

“Dünya gamından geçip, yokluğa kanat açıp,

Şevk ile her dem uçup, çağırırım dost, dost!”

Hicret hayatın sonbaharıdır.Sonbahar ise;dünyanın,insanın,senenin hüznü.güneşin gurubu,yeşilliklerin sararması,iufule meyleden,kalbe hüzün,esintiler veren bir dünya,hüzün mevsimi,baharın sonu,herşeyin sonu.Yeni başlangıçların habercisi.

Göçmen yarı hürdür,göçden kurtulmakla diğer yarı hürriyetini elde edebilir.

“Bir gün olup bu dâr-ı imtihandan saadet âlemlerine göçtüğün zaman, kıymetdar eserlerin seni namınla beraber yaşatacaktır”[1]

“Seni istemeyenler dünyada Cehennem’e göçsün.”[2]

“Âlem-i fâniden âlem-i bekaya göçünceye kadar, nefis ve şeytanın hücumuna maruz bulunan insan…”[3]

Sakın göç var diye mecnune haber verme sakın…

Mehmet ÖZÇELİK

27-07-2003

[1]Barla Lahikası.B.Said Nursi.78.

[2] Age.175.

[3]Age.180.

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .