İÇ DÜŞMAN

İÇ DÜŞMAN

Ordu ve bir kısım savcı ve hakimler kendisine hedef aldığı iç düşman yerine,dış düşmana karşı hedef belirleseydi,bu gün Türkiye de pkk ve de anarşi bu dereceye varmayacaktı.
25 yıldır pkk illetini sahib olduğu tüm donanımlar ve de dünya devletleri içerisinde en çok askere sahib olan tsk-nın –iç düşman-alanından çıkarak,gerçek düşmanının kim olduğunu daha net olarak belirlemesi,onu bunca sürçmelerden ve hazin hale düşen durumlardan kurtaracak,gerçek kimliğine bürünecektir.
Sadece içindeki cuntacılarla mücadele etse yeter…
Erzincan-daki 3.ordu komutanı Ergenekon Terör Örgütü üyesi zannıyla çağrılan Saldıray Berk-in ve diğerlerinin yani camiye,gemiye bomba koyacak olanlar,gayrı Müslimleri hedef alan saldırıların,kafes eylem planlarının hedefindeki kimdir?
İç düşman mı?
Kim o iç-deki düşman?
Cemaatler ve tarikatlar mı?
-Daha net ifadeyle;Said Nursi ve talebeleri mi?Süleyman Efendi ve Talebeleri mi? Fethullah Gülen Hoca ve talebeleri mi?Mahmut Efendi ve müridleri mi,Menzil şeyhi ve müridleri mi?Daha ismini sayamadığım,genellikle siyasete bulaşmamış bu temiz insanlar bu milletin hem asil ve hem de asli üyeleridirler.
Asil olmayıp asıl bu vatanın sahibleri gibi görünenler mi bunları kovacak?
Bağdakini kovma misali!!!
Eğer bahane siyaset ise,çekin kirli ellerini bu ve bu gibi cemaatlardan.
Ve de siyasetle uğraşanlar da şiddete girmiyor ise,varın siyasi rekabetinizi bu milletin üzerinde tepinerek sürdürmeyin…
Bunlar bin küsur yıldır bu vatana hizmet edip,bu vatanın mayası ve de bir gerçeği değil midir?
-Başsavcı etö üyesi adıyla İlhan Cihaner-in de hedefinde kim var?
Terör örgütü diye nitelediği cemaatlar mı?
Ya bugün kendisi ne ile itham edilmektedir?
O halde kimdir terör örgütüne üye olan?
Eğer devlet kurumları özellikle Tsk,Hukuk camiası,Üniversiteler kaybolan itibarlarını kazanmak istiyorlarsa,bir asırdır irtica ile ittiham edip rencide ettikleri,eziyet edip sıkıntı verdikleri yukarıda saydığım değerli cemaat ve mensublarıyla hulus birliği,dost birliği,kardeş birliği yapsınlar..
Geçmişten günümüze yapılan ve kalan lekeler silinmese de hiç olmazsa üstü örtülmüş, mide bulandırmamış olur.
-Halkla didişme,kavga etme,onu düşman addetme,onun inançlarıyla uğraşıp, başörtüsünü engelleme,arasına mesafe koyma gibi davranışlarını terk etmesi gerekir, kurumların ve milleti idare etmeye namzet kişilerin….İsimlerine layık birer kurum olmaları gerekir.
Devlet ve kurumları insanların değerlerinden ellerini çekmeli,uğraşma mecburiyeti hissediyorlarsa değersizlerle ve değersizliklerle uğraşsınlar.

*Acaba çarşaf giyenler,başını örtenler mi din istismarcısı yoksa çarşaflı üyeye ve başörtüsüne karşı çıkanlar mı din dışı ateist istismarcısı ?

*Dini cemaatlerin birbirleriyle hiçbir sıkıntısı yoktur.Olsa bile bu bir iç meseledir kendi aralarında halledebilirler.Cemaatların arasında olan bazı kırıcı durumlar olsa da buda tamamen askeriyenin içindeki cuntanın,hukuktaki köstebeklerin,derin devletin kışkırtmasının bir neticesidir.
Bu cemaatlerin üzerinden harici pis ve kirli eller çekilmiş olsa,birbirlerine daha çok kenetlenecekleri açıktır.Fakat bu güzel hal istenilmemekte,kardeş kardeşe kırdırılmakta ve kırılmaktadır.
Her bir cemaat İslâmın önemli bir boşluğunu doldurmaktadır.Allah hepsinden de razı olsun.
Nitekim; Arif beyin nakline göre Süleyman efendi şöyle buyurmuş: ‘Said Nursi’ye makamını bizzat Resulullah vermiştir.En yüksek dereceye çıkmıştır.Hz.Allah’ın ilham ettiği şekilde yazacak,onun hizmeti de öyle…’
Ve de direk Kur’an-ı Kerim-e hücum edildiği bir dönemde Süleyman Efendi gibi bir zat fedakârane insanlara Kur’anı Kerim-i öğretme çabasına girmiş,sırf Kur’an-ı Kerim-i öğretme amacıyla Ankara-İstanbul arası seyahatlar yapılarak yolda Kur’an öğretme yoluna gidilmiştir.
Ehli tarik bin yıldır İslâmın yayılmasında rolü olan tekkelerin ve toplumun manevi mimarını ve harcını oluşturan erenlerdir.

-Bu feryad tarihin tükürüğünden,gelen neslin tel’ininden ve âhiretteki düşülecek zilletten bir kısım insanı kurtarma düşünce ve gayretidir.
Dünya oyuncaklarıyla heveslerini gidermeye çalışanlar,âhiret yolcularının önünde durmasınlar.Yaşamıyorlarsa da yaşayanlara gölge etmesinler.

*Dindar kesimi siyasetten uzaklaştırmak için yapılan kuruntulu baskılar,maalesef menfi insanların doğmasına,dinin toplumda yanlış anlama ve anlatılmasına sebeb olmaktadır. Mesela;
-Dikkat ediyorum da,dinle pek ilgisi olmayan,yanaşmayan,barışık olmayan,mesafeli duran insanlar;hanımını sekreteriyle aldatan Yaşar Nuri Öztürk-ün yazdığı-Allahla Aldatmak-kitabını istekle ve isteyerek okuyorlar.
Bu bir gelişmemi?
İnşaalah öyledir.Keşke öyle olsa.
Yoksa verdiği ihtilaflardan veya yapıcı değil de yıkıcı ifadelerinden mi?
Zaten onun bahsettiği bazı ihtilaflı konular konuşulmuş,itibar edilmemiş ve de çözüme kavuşturulmuştur.
Neden tekrar?
Bu bir iyi gelişme örneği değil,içten vurma yöntemidir.
Yoksa yeni bir dönem mi başladı?
Nasıl mı?
1970 yıllarında sağ kesimden bir kısım iyi niyetli kimse,kominizmi,sosyalizmi, materyalizmi çürütmek için onların eserlerini okurlardı.
Temennimiz Y.Nuri Öztürk gibilerin eserlerini okumaya çalışan dine küsmüş,dinden uzak kalmış kimseler tenkid amaçlı değil de,öğrenme amaçlı okumuş olurlar.

*Şu hinliğe bakın ki,Fener rum ve azınlık okullarının açılmamasındaki derin devletin hesabı,ona izin verilince din ve ilâhiyat alanında özel okulların açılması,medreselerinde açılmasına izin verme korkusudur.
Cem ibadet yerlerini de açmamadaki gizli düşünce ise,tekke ve zaviyelere izin verme korkusudur.
Yani rum okullarını severek açmayı düşünen ancak açılmaması için çaba gösteren bu insanlar,gizli,derin,çukur devletin hesabı din ve ilâhiyat okullarının ve medreselerin açılmasının da önünü kapatma düşüncesidir.
*Bu insanlar nasıl ölecek?Arkasından,ilâhi mahkemede nasıl sorgulanacaklar? Gerçekten çok düşündürücü ve çok düşünüyorum?
Dün Menderesi katleden cübbeliler,bu günde hukukun içerisinde varlığını sürdürerek hukuku katletmeye çalışmaktadırlar…
Türkiyenin tuzu bozulmaya çalışılmakta!!!
Deri bozulmasın diye tuz dökülür,ya tuz bozulursa???
Südü bozuk olanlar,tuzu da bozdu…

*Kendimle hasbihal ediyorum da..kime güveneceğiz?Bir kaç asırdır hep entrikalarla yaşıyoruz..
Şimdiye kadar böyle olduğunu bilmiyor muydun?Bu yeni bir şey değil ki?
Gizli komite bir asırdır çalışıyor hatta İttihat ve terakkiden beri…
MEHMET ÖZÇELİK
16-06-2010

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .