ÖLÇÜSÜZ SÖZLER

ÖLÇÜSÜZ SÖZLER

Piyasada silik sözler çokça dolaşmaktadır. Buda sülüklerin sülüklü sözlerinin toplumda alıcı bulmasından kaynaklanmaktadır.

Evvelden geçmeyen silik paraların şimdilere müşteri bulup geçerli olması,geçerli olan ve kıymetli bilinen gerçek paralara olan kıymet ve rağbeti de düşürdü. Hakikat da düşen kıymetlinin kıymeti olmayıp bil’akis insanların bilmedikleri kıymet şinaslık ve düşürdükleri kıymetleri…

İşte silik sözlerden bir kaçı;

-Gerici;kimin kime,niçin ve neden söylediği belli olmayan bu söz,saadet asrından önceki cehalet asrının ve o asrın insanlarının vasfı olan bir sözdür.

-İlerici;Her haltı yapmanın diğer adı. Şeytaniyet de ileri olan. Sefâhet de bir numara.

-Dinci;Dini yaşamanın suç telakki edilerek,az bir dini yaşamanın bile azaldığı dönemlerin,bu insanların geçmiş dönemin büyük inanlarıyla muvazi tutmanın eksik ifadesi.

-Aşırı dinci;Diğer adıyla fundamentalist. Böyle bir asırda ve böyle bir zamanda,maddenin her zeminde hükümranlığını ilan etmesine karşı dinin aşırı yaşanmasını iddia derecesinde ifade etmek sadece delilsiz bir müddeadan ibarettir. Veya kendi nefsini temize çıkarmak amacıyla nefsin bir desise ve aldatmacasından ibarettir.

Onun gibi olmuyorum veya olamıyorum. O halde kendimi ölçü kabul edip,onu aşırı diye ilan etmek. Canım o kadara da ne gerek var ki,benim gibi olsun yeter! Böylece kıstasları çoğaltmak,çokça olabilecek aşırı dinciliği de azaltmak. Neticede hepsi de haklı. Ya ben? Sen de haklısın… Haksız kim? Doğru,sen de haklısın!

Birileri,bir yerlere oturmuş,-tavuğun her gün samanlıkta yumurtlaması gibi- sürekli yumurtlamaktadır.

Hayat öyle sürat peyda etmiş ki;evvelden ay ve yılda değişen Gündem,artık –Gündem-lik vasfını kazanmış,gün de bir değişmekte ve gündemi de aşıb, -saat başı- değişime doğru yol almaktadır.

Kalbten mahrum olup,aklın ön plana çıktığı batı ve felsefesi izm-lerle devletleri meşgul etmekte,bölerek yutma yoluna gitmektedir.

Batı bugün mertçe,bileğinin gücüyle dövüşü bırakmış,siyasetin haince oyununu seçmiştir.

Silah çıktı çıkalı kimin mert olduğu bilinmez oldu. Oyununu yapan,planını kuran kazanmakta;batı ise yıllardır buna alışık ve aşina. Biz ona,o bize yabancı ve yabaniyiz.

Yine de mertlik mertte kalsın…

Sahte paraya,sahte söze dikkat edelim…

Hüseyin Atay:”Felsefe bilmeyen birinin Kur’an ve İslâmla alakası yoktur.”derken,ifrat hareketini göstermiştir.[1]

Canım,yani adamın branşı o,söylemesin de dükkanını mı kapatsın yani? Zaten yeteri kadar müşterisi yok. Buda reklamı olsun.

-Celal Bayar:”Biz bu sefer,irtica meselesini mihraptan halledeceğiz.[2]

Herkes dükkanında olanı satar. Mevla vermezse,kim ne yapsın? Öbürüde çıkar,caminin duvarına bevleder. Mihraba gidememenin ızdırabı,mihrabı kapatmakta aranmaktadır.

Şair ne güzel söylemiş;

Ne harabiyim,ne harâbâti,

Kökü mazide âtiyim.

Köklü olan ecdad köklü temeller atmış. Köksüzlük ise kök söktürmede!!!

9-5-1995

MEHMET ÖZÇELİK

[1] Bak.Zafer derg.Ekim.1995.

[2] Agd.Ekim.1995.

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .