ÖLDÜREN KALEMLER

ÖLDÜREN KALEMLER
*Allahın ilk yarattığı şey kalemdir.Sonra kelâmı kalem yazdı.
Kalem ve kelâm toplanmak ve toparlanmak içindir.
Gerçek sohbet,ruhun dağınıklığını ve de dağınık ruhları toplar,bir araya getirir.
Kulak,göz ve dil,ortak hareket edip aklı yanıltmamalı,kalbi dağıtmamalıdır.Her şeyin ilk kapısı,girişi,başlangıcı kulakla başlar ve onu da söz tetikler.Kalem belgeler.
Her şeyden önce söz vardı.Söz özü,gözü ve kulağı oluşturdu.Dil onlara tercüman oldu.Kalb de bilge ve danışmanlık yaptı.
Hepsi birden ruh efendisine hizmet ettiler veya hezimette bulundular.

*”Hani Rabbi, İbrahim’i birtakım kelimelerle denemeden geçirmişti. O da bunları tam olarak yerine getirmişti. (O zaman Allah İbrahim’e) : “Seni şüphesiz insanlara imam kılacağım” demişti. (İbrahim) “Ya soyumdan olanlar?” deyince (Allah:) “Zalimler benim ahdime erişemez” demişti.”
Kelâm ve kalem imtihan içindi.Kelâm ve kalemle sınandık,döküldük,yükseldik.

*Hulagu Bağdatın teslim edilmesi halinde hiç kan dökmeyeceğini söyler ve öyle de yapar.Herkesi diri diri kuyuya doldurur.
Bağdatlılardan bilge birini kendilerini göndermelerini ister.Genç yaştaki Hadidi-yi gönderirler.Oda giderken yanında bir deve-keçi ve bülbül götürür.
Hulagunun huzuruna vardığında;
-Bula bula senin gibi bir çocuğu mu buldular,der.
-Hadidi ise;Eğer büyüklerle konuşacaksan işte deve getirdim.
Sakallı istiyorsan işte keçi.
Güzel konuşanı istiyorsan işte bülbül.
Ben ise evet insan kıtlığında alim oldum,diyerek cevab verir.

*Söz ola kese savaşı /Söz ola kestire başı.
Kalemin gücü süreklidir.O kalemin ve yazdığının ne olduğuna bakmalı.Olduruyor mu yoksa öldürüyor mu?
Eşkıya kalemşörler,bunlar silahşörlerden daha tehlikelidirler.
Bunlar bir milletin geleceğini bitirirler,Sadece kendilerini değil,soylarını da keser,kuruturlar.
Zira arı su içer bal akıtır,yılan su içer zehir akıtır.
Bünye ister istemez sürekli zehir üretmektedir.Şuna benzer;
Bir tilkiyle yılan arkadaş olmuşlar.Önlerine bir nehir gelmiş,karşıya geçmek gerek.Tilki sırtına alacağını söyler ve sırtlar.
Nehrin ortasına geldiklerinde yılan tilkiye;
-Tilki kardeş,dayanamıyorum,yapım gereği sokmam gerekiyor.
Tilki bakar ki iş ciddidir.Tamam,der.Bende beni öldürecek kimsenin öldürürken yüzünü görmek istiyorum.Son bir kerede olsa yüzünü göster,der.
Yılan razı olur ve kafasını tilkiye doğru uzatır.
Kurnaz tilki önceden kurduğu planını uygulamak üzere yılanın kafasını ısırıp koparır.
Biri zehirini,diğeri kurnazlığını ortaya koyar.
Adı yazar,akıttığı ise dağdaki eşkiyadan daha öldürücü bir zehir.
Dağdakiler göstermeliktir.Çünkü onlar bir kısım kalemşörler tarafından beslenmektedir.
Silahşörlerde bu kalemşörlere meydan açmaktadır.
Rahmetlik dedem derdi;evvelden eşkıya dağda idi,şimdi şehre indi.
Dağdaki eşkiyanın çözümü,şehirdedir.
Kişinin değeri ne yazdığı iledir.
Bu milletin son asırdaki bitirilişi hem yazma ve yazarlarla oldu.Dirilişi de onunla olacaktır.
Kur’an-da Rabbimiz:” Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.”
Yazan kişinin müslim veya gayrı Müslim,Salih veya fasık olması yazdığına farklı anlam kazandırıyor.Biri islah ederken,öbürü ifsad ediyor.
06-03-2011
MEHMET ÖZÇELİK

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .