PEYGAMBERİMİZİ TANIMAK VE SEVMEK

PEYGAMBERİMİZİ TANIMAK VE SEVMEK

Rabbimizi bizlere bildiren belgelerden en büyük belge;elbetteki Peygamber Efendimizin bilinmesiyle alakalıdır.

Muallim Cûdi şöyle der:Ben sözlerimle Muhammed-i(SAM) övemedim. Lakin sözlerimi onu övmekle övmüş oldum.”der.

Peygamber Efendimiz;tahrif edilip değiştirilmiş olmasına rağmen Hüseyin-i Cisri gibi bir alim tarafından Tevrat ve İncilde Peygamberimiz ile alakalı[1] yüzden fazla müjdeli haberleri çıkarmış,tebşir edildiğini belgelemiştir. Tahriften sonra bu kadar olursa,elbetteki daha önce ne kadar olduğu düşünülsün.

İşte gerek bunlar,gerekse de hatiflerin müjdesi,kahinlerin şehadeti ve doğumunda zuhur eden harikalar,gösterdiği mucizeler,faziletleri,birer birer her biri o zatın peygamberliğinin delillerindendir.

Asrı saadetin,o gelmeden önceki durumunda insanlar her yönüyle tam bir tükeniş içerisinde idiler.

onun gelmesiyle tükeniş içerisinde olan,bitişin çarkları arasında üğüdülen o insanlar,bir anda bir yükselişe ve varlık içerisinde tekrar var oldular,onunla varlığı buldular.

Zira o zat onlara:”Neci olduklarını,nereden geldiklerini,nereye gideceklerini ve bu dünyadaki vazifelerinin ne olduğunu öğreterek,hayatın şuuruna erdirdi. Edindikleri bir çok ilahlar içerisinde,gerçek Rablerini bularak,kendilerini bulmuş oldular.

Eğer onun tarifinin dışında kainata bakılsa,ağlar ve mâtemhane şeklinde görülür.

O zat;ebedi saâdetin habercisidir.

O zat;âdetlerine mutaassıb kavmin adetlerini değiştirip,yerine güzel ahlak getirmiş,ruhlarına işleyen o kötü ahlak ve huyların yerine,bütün asırlara güzel bir nümûne-i imtisal olacak adetleri kökleştirmiş olmaktadır.

Küçük adetleri değiştirmekte zorlanarak büyük güç sahiblerine karşı o zat;az bir kuvvetle ve kısa bir zaman içerisinde ortadan kaldırarak yerlerini boş bırakmamış,en güzel adetleri yerleştirmiş olmaktadır.

Cenâb-ı Hakkın rızasının ne ve nerede olduğunu en iyi şekilde o haber vermektedir.

Bir insan sırf ay-da ne olduğunu bilip öğrenmek için yarı malını,yarı ömrünü verdiği halde;o zat Aleyhis-salâtu vesselam onun da ötelerinden,ebedi hayattan haber vermektedir. O halde onun verdiği haberleri öğrenmek için bir ömür verilse,elbette yerinde olur.

“O ancak kendisine vahyedilen bir vahyi söyler.”[2]

Onu sevmek Allahı sevmek demektir.

“Eğer Allahı seviyorsanız,bana tabi olunuz. Ta ki Allah’da sizi sevsin.”[3]

-Bu zat arkasına bir çok fazıl kimseleri almıştır. Onlardan biri olan Mevlâna Câmi şöyle der:

“Ya rasulallah,Ashab-ı Kehfin köpeği gibi cennete gireyim,ashablarının zümresinde. o (köpek-Kıtmir) cennete girsin, Bu revamıdır. O Ashab-ı Kehfin köpeği ise,ben de (senin) ashabının köpeğiyim.”der.

MEHMET ÖZÇELİK

[1] İncilden işaretler için bak. Tefsirr-i Kebir. Fahreddin-i Razi. Terc.heyet. 21 / 461.

[2] Necm.3-4.

[3] Al-i İmran.31.

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .