RAHMET PEYGAMBERİ

RAHMET PEYGAMBERİ
Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz;yağan yağmurlardan daha fazla rahmetlere vesile olmuştur.
O’nun gelip yaptığı bir yana,eğer gelmeseydi kaybedeceğimiz şeyin büyüklüğü ise başlı başına bir yana.
O’nun gelmemesiyle en büyük kayıp yaşanacaktı.
Peygamberimiz 25 yaşında Hılf-ul Fudul-da bulunuyor.Daha o zamanda faziletin temellerini atmaya başlıyor.
*Kanunu değiştiren,Mucize..Allah onun için kuralını değiştiriyor.Olmayacak şeyler,O’nun iltimasıyla olur oluyor.
Müşrikler hep peygamberimizden olmayacak gibi düşündüklerini istemişlerdir.
“Hani onlar, Ey Allahım, eğer şu (Kur’an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir,demişlerdi.
Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.”
*Gece vakti ay çıkmış.Nasıl olsa yapamaz diye,ayı ikiye yarmasını istemişlerdir. Ancak ay ikiye yarılmış,olmazlar olmuştur.
Olmadı dememişler,kendilerini ve çevrelerini aldatmak için,Muhammed-in sihri göğe kadar çıkmıştır,dediler.
“Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve Süregelen bir sihirdir,derler.”
*”(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü’minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”
“Yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe;
Yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.
İnsanlara hidayet (Kur�an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?� demeleri engel olmuştur.
De ki: Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.
De ki: Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir.”
Kur’an-da kalp mühürlenmesinden bahsedilir.
Allah Resûlüne cephe alan, onunla mücadele eden müşrikler hakkında nâzil olan âyette,müşriklerin kalplerinde şirkin tam hâkimiyet kurması ve tevhide yer kalmaması, “kalp mühürlenmesi” şeklinde ifade edilmiş.
*Bir mü’mine düşen en önemli görev,özellikle bu asırda yüz şehidin sevabını kazandıran mana,O’nun sünnetine uymak ve bunu sürdürmektir.
Ahmet ibni Hanbel, kavun yemedi. Niçin ?, dediler.
Resulullah nasıl yedi bilemiyorum da ondan, dedi.
*Gül gibi güzel kokuyu,su gibi rahmeti ifade eden o zat hakkında Fuzuli ve şairler;
Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taşdan taşa urup gezer âvâre su.
(Su, ayağının toprağına ulaşayım diye başını taştan taşa vurarak ömürler boyu, durmaksızın başıboş gezer.)
Dostu ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayât
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâre su.
(Dostu yılan zehri içse bu zehir onun dostu için âb-ı hayat olur. Fakat, düşmanı su içse o su düşmanına elbette yılan zehrine döner.)
Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr
Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su
(Su, onun eşiğinin toprağına zerrecikler halinde ışık salmak orayı aydınlatmak ister. Eğer parça parça da olsa o eşikten dönmez.)
Yâ Habîba’llâllah yâ Hayre’l-beşer müştakunam
Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su
(Ey Allah’ın sevgilisi! Ey insanların en hayırlısı! Susamışların sürekli su diledikleri gibi ben de seni özlüyorum.)
*Nabi Medineye yazıp Rasulullahın türbesine astığı şiirde:
Bi-hamdillah nasib oldu saadet ya Rasulallah
Günahkârım-sefihkârım-siyehkârım-tebehkârım
Beni reddetme ferdâ-yı kıyamet ya Rasulallah
Keminen Yusuf-ı Nabi yi ahbab-u ekarible
Şefaat ya Rasulallah Şefaat ya Rasulallah
*Sen Ahmedü Mahmudu Muhammedsin efendim
Hak dan bize sultan-ı müeyyedsin efendim. (Şeyh Galib)
*Sakın terki edepten kuy-i mahbubi Hüdadır bu
Nazargahı ilahidir, makamı Mustafa’dır bu.(Nabi)
-N’ola tacum gibi başumda götürsem daim,
Kademi resmini ol Hazret-i Şah-ı resülüm,
Gül-i gülizar-ı nübüvvet o kadem sahibidür,
Ahmeda durma yüzün sür kademine Gül’ün.(Sultan I. Ahmed’e (Bahtî) ait)
*Efendimsin cihanda itibarım varsa sendendir
Meydanı aşkında iştiharım varsa sendedir
Benim feyzi hayatım hasılı ruhi revanımsın
Eğer sermaye-i ömrümde kârım varsa sendendir
Benin canım civanım itibarım varsa sendedir.(Şeyh Galib Dede)
*O zat şefkati kadar,adaletli idi.
Kureyş kabilesinden bir kadın hırsızlık yapmıştı. Bir kısım ileri gelen Kureyşliler Peygamberimize aracı göndererek kadını affetmesini, çünkü onun saygın birinin kızı olduğunu söyler. Peygamberimiz buna çok üzülür ve ayağa kalkarak şunları söyler:”Ey insanlar! Sizden önceki insanlar aralarında varlıklı biri hırsızlık yaptığında ona dokunmazlar: zayıf biri hırsızlık yaptığında ise ona ceza verirlerdi. Allah onları bu yüzden yok etti. Allah’a yemin ederim, bu suçu işleyen kızım Fatıma bile olsaydı, ona ceza vermekte tereddüt etmezdim.”
Hadiste:”Allahın tayin buyurduğu cezalardan birisinin yerine getirilmesi bir çok bölgelere kırk gün –Nesai’nin rivayetinde- otuz gün- yağmur yağmasından daha iyidir.”
Kutlu doğum insanlık için mutlu bir doğum olmuştur.
MEHMET ÖZÇELİK
15-04-2011

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .