SEMÂ ‘ DA OTURANLAR

SEMÂ ‘ DA OTURANLAR

Başımızın üzeri,yukarısı emin olduğundan emniyetteyiz.

Acaba,aşağımızdakiler de bizden emin olup,emniyetteler mi?

Hadis-i Kudsi-de:”Denizin dibindekiler insanlardan şekva edip,derler ki;”Ya Rabbi! Şu insanlar (anarşi,fitne ve fesatlarıyla) istirahatimizin selbine (rahatımızın kaçmasına) sebeb oluyorlar.”

Alemde ve alemlerde,bizden başka ve bizden fazla gürültü ve anarşi çıkaranlar pek o kadar bulunmamaktadır.

Olanlar da hep bizim isyanımız ve küfran ve nisyan ve günahımızın neticesi olarak vuku bulmaktadır.

Değişmeler ve dönüşmeler;değiştirdiklerimiz ve değiştirmelerimizin birer mahsulüdür.

Değişmeler;belli bir istikrarda kalmayıp,halden hale değişip,dönüşmelerimizden kaynaklanmaktadır.

Melekler belli bir kararda kalıp,değişmeye maruz değiller. Terfi olmadığı gibi,tenzil de yok. O sebeple değişim de yok. Anarşi olmadığı gibi,bir hareket ve bereketlilik de yok.

Belli bir noktada sebat,belli bir merkeze sabit olarak bağlanma ve bağlılık mevcut…

Sema da oturanlarla bir sözleşme ve anlaşma yapsak,acaba sözleşmelerimiz ne olur? Anlaşabilir miyiz?

Bir yanda onların sundukları teklifler,diğer yanda bizimkiler…

Bizim varlığımıza taraftar olmayanlar,ne derece,nereye kadar tekliflerimize taraftar olabilirler?

Yukarıda oturan o melekler,hep yukarıdan ve yukarılardan konuşurlar… Aşağıda oturan bizler,aşağılık kıskacını ve zincirlerini kırdığımız nisbette yukarılardan konuşuruz…

İşte örnekleri;Enflasyon kaç da? Mark ve dolar kaç lira da? Şu şeylerin kilosu kaça? Bu yıl hangi takım ligde? Kaç gol atıldı?

Hayatta yediğimiz goller mi? Şeyyy… Onları boş ver… Önemli şeyler boş verilirken,dışındakiler ise tıka basa dolu verilmek te.. Buda ayrı bir gerçek…

İçinden çıkacağımız,daha doğrusu çıkarılacağımız şu dünya için here türlü hazırlığı yaparken;

Gideceğimiz yer için,oraya layık pek bir hazırlığımız bulunmamakta. Nitekim,gideceğimiz yerden,korktuğumuzdan da belli olmaktadır…

Bu işin orta yolu,yukarıdakilerle barışıp,aşağıdakileri küstürmemekle olur.

Bu da fıtratın gereği olan emir ve yasakları yerine getirip,fıtri hareket etmekten ,fıtrata uygun davranmaktan ileri gelir. Zira fıtrat;fıtri olmayanı kabul etmez,reddeder.

Deli dana hastalığı bunu güzel bir örneğidir. Hayvana verilen fıtri olmayan gıdalar,dengenin bozulmasına ve deli olmasıyla kalmayıp,onu yiyende de bir dengesizlik oluşturmasına neden olmaktadır.

Fıtrat ve fıtrilik Allah’ın yaratması ve yönlendirmesidir. Gayrı ise ona muhalefet ve aykırılıktır.

Aksini taleb,aksine yönlenmekle oluşan bir aksiliktir.

6-7-1996-MEHMET ÖZÇELİK

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .