YANMAYAN ODUN

YANMAYAN ODUN

Haramın binası olmaz,derler.Bu söz hayattan bir yansıma ve bir gerçektir.Herkes kendi hayatında az çok bunun örneğini görebilir.Görülememesi görmek istenilmemesinden veya iğneyi kendisine değil de başkasına batırmak istenilmesinden kaynaklanır.Fark yorumdadır.

Nitekim haram yolla gerçekleşen bir iş bir nebze insanda bir rahatlama ve genişlik,bolluk oluştursa da,dolaylı yoldan gelen bir hastalık,bir kayıp neticesinde kaybedilen hesaplandığında,gecikme zammı,enflasyon farkının da alınmış olduğu görülecektir.

Öylelerden birisi olan köy korucusu şiddetli bir kış günü köyden şehre doğru merkebiyle gitmektedir.Kar neredeyse bir metreden fazladır.Bu korkunç durumda yolu yarılasa da bu şekilde şehre varamayacağını anlar.

Ancak nedense bu sene kış çok şiddetli geçmektedir. Evde de odun pek kalmadı.Bir yandan nefis,diğer yandan boş durmayan şeytan bunu dürtükler;Gelmişken bari boş gitme,bahçesinde bulunduğun kişinin kurumuş ağaç ve dallarından yükleyebildiğin kadar merkebine yükle,hiç olmazsa bir faydası olsun.Hem zaten kimsede yok ya!İhtiyacın da var!Ne olacak yani,elbette Allah’da affeder!Hem çocukların soğukta mı kalsın?

Peş peşe süregelen sorular ve avukat gibi savunmalar…

Nefsi buna fetva verir ve odunları yükleyip köye varır.

Yıllardır kullandığı soba,orada neyin nasıl yanacağını bilmektedir.Odunları sobaya girecek şekilde keser.Bir kucak alarak sobaya koyup yakmak üzere sobanın önüne indirir.

Odunları teker teker sobaya koymaya çalışır.O girmez,öbürünü koyar.Aldırmaz,öbürünü koymaya çalışır,biraz da uğraşır.Ancak getirdiklerinin hiç biri sobaya girmemektedir.Odunlar sobadan büyük değillerdir.Küçüklü büyüklü farklı farklı olmasına rağmen bir türlü odunları sobaya koyup ta yakmayı başaramaz.Bu işte bir farklılığın olduğunu sezmiştir.Bu işte bir iş var.

Evet,beceremediğinden değil,başaramadığından yakamamıştır.

Ve aldığı odunları tekrar götürüp aldığı yere koymaktan başka da çare bulamamıştır.

Aradan aylar geçer.Bir gün bahçe sahibiyle bir yerde karşılaştığında ona şu itirafta bulunur:Tevbeler olsun,bir daha sizin odunları alıp yakmayacağım.Neler çektim, diyerek samimi itirafta bulunur.

Bahçe sahibi ise,kendilerinin maddi manevi berat sahibi olduklarını,kimsenin haram malına el atmayıp yemediklerini söyleyerek,bu helal malın başkalarına da haram yoldan nasib olmayacağını ifade eder.

Hay-dan gelen ancak Hu-ya gider.O’ndan gelen O’na,helal-dan gelen helala gider.

Helal dairesi geniştir,keyfe kâfi gelip,harama girmeye lüzum yoktur.

16-06-2003

Mehmet ÖZÇELİK

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .