YARATILIŞDAKİ KASID VE İNÂYET

YARATILIŞDAKİ KASID VE İNÂYET

Her şey bir kasıdla ve bilerek yaratılmakta,bir gaye ve hedef maksad olarak düşünülmektedir.

Her şey bir kâsıdın kasdıyla vücuda çıkmaktadır. Alemde ve yapılan işlerde bir tesadüf olmayıp bir plan,bir proje ve hesaplar çerçevesinde;hedef ve sonucu bilinerek ve bildirilerek,görülerek ve de gösterilerek,kasdedilerek,baş ile son arasında bir münasebet, muvazene ve tevafuk çerçevesinde akmakta ve varlığını bu minval üzere devam ettirmektedir.

Her şeyin arkasında şu iki gaye bulunmaktadır;Kasıd ve İnayet…

Bediüzzamanın bir çok yerde nazara verdiği bu iki nokta ile alakalı olarak:”Binaenaleyh,bütün mesâlihin,fevâidin ve menâfiin mercii olan ve kainata hayat veren bir nizam,elbette ve elbette bir nazımın vücuduna delalet ettiği gibi,o nazımın Kasd ve hikmetine de delalet etmekle,kör tesadüfün vehimlerini nefyeder.”[1]

Ve arkasından bu nizamı ayakta tutan bir İnayet vardır.[2]

Her şeyde bir Kasd ve onun arkasında da bir İnayet vardır. Kasıdda bir irade,bir ilim,sahib olunan bütün isim ve sıfatların desteğiyle bir takdir ve kader vardır.

Bunların mukadder hedefine giderken Allah’ın Rahmet,Rahman,Adalet gibi sıfatların desteklediği bir inayet,nusret,yardım ve destek gibi,varlıkları bir yandan Kayyum ismiyle ayakta tutarken,bir yandan da onların varlıklarını Baki ismiyle de devam ettirmektedir.

Kasıdda binler hikmet,inayette de rahmet ve şefkat tebarüz etmektedir. Kasıd ve inayetin olmaması demek;her şeyin başıboş,plan ve proğramsız,gayesiz olmasıyla beraber,inayet desteğinin olmamasıyla da her şey sahibsiz olarak,desteksiz kalacaktır, yıkılacak ve yokluğa kaymış olacaktır.

Kasıdda bir takdir,İnayette de bir himayet vardır.

Belli bir hedefe doğru kasdeden Allah,o yolda o varlıkları himaye edip koruyan yine odur.

Belli bir hedefi gaye edinen bir insan neticeyi elde etmek için bütün vasıtaları adeta seferber eder,Allah’da ezeli iradesiyle kasdeddiği gayeyi elde etmek için bütün kainatı seferber etmiş,inayetiyle desteklemiş,adeta bütün yatırımlar o neticeyi alma yoluna müteveccih olmuştur.

İnsana düşen bu kasıd ve inayetle giden yolda o gayeye muhalefet etmemek,ona muvafakat etmektir. Aksi takdirde çarkın dönüşüne aykırı hareket eden çarkın arasında kalır.

Esir maddesinden en büyük cirim ve cisimlere kadar tam bir kasıd ve inayet hüküm sürmektedir.

MEHMET ÖZÇELİK

[1] İşarat-ül İ’caz.96-97.

[2] Age.96-98,Mektubat.B.S.Nursi.274.

No ResponsesOcak 3rd, 2015

Yoruma kapalı .