ZALİM VE MAZLUM

ZALİM VE MAZLUM- Sesli Dinle

 Âyette:” Zaharel fesâdu fîl berri vel bahri bimâ kesebet eydin nâsi, li yuzîkahum ba’dallezî amilû leallehum yerciûn(yerciûne).”

-“İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.”[1]

-“Ve izâ tevellâ seâ fîl ardı li yufside fîhâ ve yuhlikel harse ven nesl(nesle), vallâhu lâ yuhıbbul fesâd(fesâda).“

-“O, dönüp gitti mi (yahut bir iş başına geçti mi) yeryüzünde ortalığı fesada vermek, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.”[2]

Yeryüzünde nesiller ve kültürler yok edilmektedir.

Dün insanları yok edenler,bugün beraberinde nesilleri yok etmeye çalışmaktadırlar.

Dünya maddi ve manevi yönden çürümeye ve çürütülmeye yönlendirilmektedir.

*İçimizdeki Martin Luther-ler…

Ancak farkı şu;o hak bir dine karşı değildi.Böylece yapılan protesto haklı idi.

İslama yapılan ise,hakka karşı olduğu için yapanlar haksızdır.

*Türkiye-deki dünkü senaryo şu idi;Şeriat geliyor.

Bugünkü senaryo ise;Laiklik elden gidiyor.

Sonuçta aynı çirkin ve saldırgan noktada birleşiyorlar.

*Başta bir mason teşkilatı olan ittihat ve terakki ile devam eden ve onun devamı durumundaki bir asırdır Chp, bu milleti ve bu milletin değerlerini temsil eden ve edebilecek olan bir temsiliyete sahip değildir.

*Dünkü İstiklal mahkemelerinin üç Alisinden olan Cellat Kara Ali hatıralarında sadece kendisinin 5216 kişiyi astığını söyler.

Resmi makamlar ise bunun 1054 olduğunu söyler.

İnfaz kurulları gibi savaşmışlardır.

-Devamında mı?

-Kemal Tahir Kürt Kanunu adlı eserin sahife.219-da;” bizim ömrümüz bütün suçlarımızı muhaliflerimize yüklemekle geçmiştir. büyük politika sandık bunu… daha beteri en suçlularımıza, en utanmazlarımıza uyarak, doğru söyleyenlere, hiçbir suçu olmayanlara diş biledik yıllarca… giderek muhaliflerimizle aramızdaki ilintileri hırsızlarımız, alçaklarımız, manyaklarımız belirleyip denetler hale geldi. bu heriflerin ne kadar rezil, ne kadar işe yaramaz olduklarını … ne demek işe yaramaz! tersine kancıklıklarını… aptallıklarını… çalıp çırptıklarını bile bile muhaliflerimizi en alçak iftiralarla karalamalarını beğeniyorduk, sırtlarını sıvazlayarak kışkırtıyorduk, mükafat olarak da çalmalarına, namussuzluklarına göz yumuyorduk.”

Bu durum cumhuriyetin yüz karası ve silinmez bir lekesidir.

*1970-lerde zihni ve dili kanlı olanlar,bugün eli de kanlı hale geldi.

            Dün ekilen menfi tohumlar,bugün derilmektedir.

            *Bugün ferdi veya toplu öldürmelerde,ferdin hakkının korunması gerekir.

Bu amaçla cezalar arttırılmalıdır.Adam öldürme,tecavüz,hırsızlık, kapkaççılık, rüşvet,tiner,faili meçhuller için;hem bataklıklar kurutulmalı hem de idam cezaları uygulanmalıdır.

            -Adıyaman-ın eşrafından Rahmetli Mahmut Allahverdi ağabey,başından geçen bir olayı birkaç kere bize anlatmıştı.

            Bir savcı kendisine;hırsızlıktan dolayı islamdaki el kesmenin şefkate aykırı olduğunu söyler.

            Mahmut abi ne kadar söylerse de bir türlü kabul etmez.

            Aradan birkaç ay geçtikten sonra yıllık iznini alıp memleketine giden savcının evinin önüne bir kamyon gelip,tüm evdeki eşyayı kamyona yüklerler.

            Çevredekiler savcının tayininin çıktığını düşünür.

            İzinden gelen savcı evi tamtakır bulur.

            Mahmut abi geçmiş olsuna gider.

            Önceki konuşmasından habersiz olan savcı,evini soyan hırsızların aslında öldürülmeleri gerektiğini söyler.

            Aylar önceki değil öldürülme,el kesme için itirazını hatırlatan Mahmut abiye savcı gayet ciddi olarak;

            Yok yok Mahmut,gerçekten bunları öldüreceksin.

            Çünkü ben 25 yıldır o şehirden o şehre,katillerle,her türlü tehlikeli mevkilerde uğraşarak bu evi dizdim,adam gelmiş birkaç saat içinde evi boşaltmış…

 

*********************  

            1918 yılı Mart ayının 8.Cuma günü Moskova-da Pravda gazetesinde bir “Ana Doktrin” açıklaması yayınlanır.Daha çiçeği burnundaki Bolşevik İhtilali,yeni devletin eğitim politikasının ne olacağını Lenin ve Çiçerin-in imzaları ile açıklar.Yetmiş küsür yıl süre ile Sovyetlerin değişmez eğitim kanunu budur.Açıklamanın 11. Paragrafı aynen şöyle der:

            Bugüne kadar uygulanmış olan gerici ve kapitalist eğitim sistemi,kaldırılmak değil,imha edilmelidir.Sovyetlerin eğitimi bir afyonculuk demek olan dini ve manevi safsatalara değil,fakat proleter mantık ve akla dayanmalıdır.Bilinmelidir ki,dünya üzerinde madde ve mana olarak ne varsa,sadece tek yaratıcı olan insan aklının ürünüdür.Bu sebeble okullarımızda,öğretmenler dinin yararsızlığını değil,fakat aslında dinin lanetlenmesi gerekli cerahatlı bir yara olduğunu öğretmelidirler.”(Oeuvre Completes,Lenin.V.7.s.295 Moscosu-Novosti Yayınlarından nakleden İlhan Murad.Zaman.29.9.1993)

            Ve bu düşüncenin neticesi olarak işte Rusya-da yapılanlar;

 

1-1934 senesinde koministler sadece Türkistanda yüz bin Müslüman katletmişler;

2-1937/1939 senelerinde beş yüz bin müslümanı idam etmişler;

3-Yalnız Türkistanda yıktırılan veya başka maksadlar için kullanılan cami ve mescid adedi 6682-dir;

4-Türkistanda kapatılan (ve tabii yıkılmaya terkedilen) mekteb ve medrese adedi 7052-dir;

5-1932-34 senelerinde açlıktan üç milyon Müslüman hayatını kaybetmiş;

6-Yetmiş bin din alimi katledilmiş;

7-4.200000 klm arazi Müslümanların elinden alınmak suretiyle gasbedilmiş;

8-Müslümanlara aid bütün vakıf malları müsadere edilmiş;

9-Kominist idare,Müslümanlar tarafından kullanılan İslam harflerini yasak edip,tahsil müesseselerinde kandilerine mahsus Kiril alfabesi ile beraber,sadece Rus dilini serbest etmişlerdir.”[3]

            Bizdeki uygulamalara ne kadar da benziyor değil mi?

            Hep bunlar da yapılırken,fakirlik edebiyatı yapılmıştır.

         Nitekim bugünde Yunanistan’ın solcu ve sosyalist yeni başbakanı olan SYRİZA partisinin solcu lideri Çipras Aleksis’in kullandığı 480 dolarlık kalem, sosyal medyada çok konuşuluyor.[4]

            Zihniyet değişmezse,hayat da değişmez.

         –Osmanlıda din ve din adamları kanun ve kural koymada yetkili iken,bu Türkiye cumhuriyetinde bürokrasi kuralları ve ölçüsüz insanların uygulamaları devreye girmiştir.

            *Dünyada bir yandan zulüm sürer ve de sürdürülürken,diğer yandan da zulüm ateşine odun taşınmaktadır.

* Ve onları İbranice Armagedon denilen yere topladılar. [5]

Tanrıyı ! savaşa zorlamak,zulmü yaygınlaştırmak.

             Memleketimizde ve dünyada bir türlü zulmü doğuran sebeblerin üzerine gidilmemektedir.

Tıpkı şu misal gibi;İstanbulda hırsızlık yapan Karadenizlinin geliş macerasını anlatırken,bir türlü istanbula gelmemesi üzerine hakim;

-Oğlum gelsene istanbula,deyince hırsız cevaben;

-Ya geleyim ki beni hapse mi atasın!!!

             *”Evet bir millet cehaletle hukukunu bilmezse,ehl-i hamiyeti de kendine müstebid yapar.”

             Kula bela gelmez Hak yazmayınca

            Hak bela yazmaz kul azmayınca

            Hak kuldan intikam kul ile alır

Dini irfan bilmeyen bunu kul etti sanır.

MEHMET ÖZÇELİK

16-02-2015

[1] Rum.41.

[2] BAKARA-205.

[3] http://kadirmisiroglu.com/ibret-vesikalari.html#prettyPhoto

[4] http://www.habervaktim.com/haber/405573/sadece-adi-solcu.html

[5] İncil — Kitab-ı Mukaddes- Vahiy 16:16.

 

No ResponsesŞubat 16th, 2015

Yoruma kapalı .