YA DÜŞMAN İŞGAL ETSEYDİ ?

YA DÜŞMAN İŞGAL ETSEYDİ ? – Sesli Dinle

Deccal gelmeseydi,süfyan gelmemiş olup,daha sonra gelecek olsaydı ne yapardı?

Yani yapılmamış veya kaldırılmamış ne kaldı ki,geldiğinde onları yapsın?

*Hilafet ve saltanatı İngiliz kaldırmadı,camileri kapatıp ahır yapan rus değil,harf inkilabını yunan yapmadı,kılık kıyafetimizi Fransa zorla kaldırmadı,Müslüman alimleri darağacında İtalyan asmadı,bin yıllık eserlerini,kütüphanelerini pkk yakıp,yıkıp satmadı,çin gelip geçmişimize sünger çekip,geçmişle olan köprülerimizi bombalamadı.

Tarihin bitiremediği,yedi düvelin gelip de yok edip elimizden alamadıklarını, cumhuriyeti kuranlar yaptı.

Kur’anı-ezanı Bulgar gelip yasaklamadı,ezanı ve Kuranı okuyanları içeriye atan düşman askeri değil,bizim askerimizdi.Her on yılda bir gelişmenin önünü tıkayan bu ordunun dışında,dışarıdan gelip darbe yapmadılar.

Özetle;düşman içimize girseydi,bu kadar yıkım yapmaz ve yapamazdı.

*****************  

*Konya milletvekili Hoca Vehbi Efendi gazinin Kur’an-ı Türkçeye aynen tercüme ettirmek fikrine karşı şu tesbiti yapıyordu:”Gazi Kur’an-ı Kerim-i bazı İslamiyet aleyhtarı züppelere tercüme ettirmek arzusundadır.”[1]

Sonrada Kur’an-ın Arapça okunmasını,namazda bile yasaklayarak bu çeviriyi okutacak! Ve o züppelerle işi alaya alarak güya Kur’anı da islamiyeti de kaldıracaktır. Çevresindekiler kendisini bu tehlikeli yola sürüklüyor.”

(Nitekim ilk Kuran tercümesi,Kazimirski’nin Fransızca tercümesinden Türkçeye çevrilen,yani suyunun suyu kabilinden olan Cemil Sait Barlas-ın çok eleştirilen bir çevirisidir.Bir din alimi olmayan Cemil Sait Barlas,yazar Mehmet Barlas-ın babasıdır.”[2]

*Kazım karabekirin karşı çıkmasına karşı Kemal şu cevabı vermiştir;”Evet Karabekir, Arap oğlunun yavelerini Türk oğullarına öğretmek için Kur’an-ı tercüme ettireceğim ve böylece de okutturacağım!Ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler.”[3]

*İsmetin deyimiyle,Macarlar ve Bulgarlar hristiyan oldukları için özgür oldular,biz ise Müslüman olduğumuz için özgür olamadık.

Böylece lozanla başlayan süreçte dine karşı takınılan sert ve olumsuz tavırlar,özgürlük elde etme ve iki taraflı vurma bahanesi…

*Bir taraftan Avrupaya bağlama çabası içerisine girilirken,diğer taraftan da İslam dünyasından koparılıyordu.

-Fırsatları kollayan kemal paşa,kazım ve ismetin münakaşasının sonunda içindekini ortaya döktü;

-“Hocaları toptan kaldırmadıkça hiçbir iş yapamayız.Mecvut kudret ve prestijimizle bugün bu inkilabı yapmazsak,başka hiçbir zaman yapamayız.”[4]

Ve her şey şu üç maddede toplanıyordu:

1-İslamiyet ilerlemeye engeldir.

2-Arap oğlunun yavelerini Türklere öğretmeli.

3-Hocaları toptan kaldırmalı.[5]

*Mehmet Akifin oğlu askeriyeden kaçar,suçu ise bir askere tefsir dersi vermesidir.

Bunun yüzlercesi bu vatanda yaşanmıştır.

-Nitekim Karşısında bulunan suçluyu sorgulamaktadır.

Evladım sen Allah demişsin,dosyanda yazmaktadır.

Vatandaş ise ne kadar Allah demedim desede,Hakimin ısrarı üzerine artık dayanamayan vatandaş şöyle bir müdafaada bulunur;

-Hakim bey! Ben Allah demedim,Allah diyenin Allah belasını versin!!!

*İstanbul gazetelerini susturmak için,gazete sahiplerini sorguya çeken istiklal mahkemesi,ikinci millet meclisinin güveninden ziyade,m.kemal paşanın emrine kul olan zatlardı.

*Ankaraya girişi yasaklamak amacıyla veba vakası tesbit edilmiş bahanesi uydurulmuş,8 gün girişler yasaklanmıştır.Bu da sırf istiklal mahkemesinin halkı korkutmak için baş vurduğu bir tedhiş hareketidir.[6]

Bu iş için üç tane eşkıya,üç aliler yetiyordu.

*Maalesef savaşta kazanılan prestij;istiklal mahkemesiyle kaybedilmiş,nefrete dönmüştür.

Fevzi paşa ise maalesef bu konuda çekimser kalmıştır.

Acaba kendisinden,kendisinin de aynı akibete uğramasından mı korkuyordu?

-Ordu istanbulda padişah lehine yapılacak bir isyan ve ihtilalde onları yok etmek üzere hazırdı.

Sanki bir çok düşman kovulmuş,ondan daha dehşetlisiyle karşılaşılmıştı.

Hatta bu amaçla kemal,padişahlık ihtilali çıkarmak için çabalıyordu.

Göz dağı verilmesi düşünülüyordu.

Geriye atatürkü büyütmek kalıyordu.

O her yerdeydi.Tüm başarılar ona aitti.

Muhalifleri ise hep başarısızdı.

Başarılı olanlar da yaftalamalar ve iftiraya zorlamalarla devre dışı bırakılıyordu.

*Cumhuriyet ankarada öylesine bir oldu bittiyle ilan edilmişti ki;İstanbul gazetecileri dahi onu atılan 101 pare top sesinden öğrenmişlerdi.Bu kadar acelenin sebebi ne olabilirdi acaba?[7]

Rakip olacaklara duyurmamak…

Tek adam.Tek şef.Tek diktatör.Rakipsiz despot bir yönetim.

*Vatanı kurtaranlar vatan haini addedilmiş,millet kin ve nefretle doldurulmuş, patlayacak hale getirilmişti.

Amaçta zaten bu idi.

Bir ayaklanmayı Tahrik edip,susturulması gerekenleri susturmak,çivisi çıkmış tutmayan rejimi perçinlemek…

Cumhuriyet dönemi,entrikalar dönemidir.

Kuruluşundan zamanımıza kadar hep entrikalarla ayakta kalmıştır.

Rakiplerini o bahane ile devre dışı bırakmıştır.

*Sivas kongresinde m.kemal ve rauf beyle beraber imzaladıkları bir mektupla Amerikan senatosundan Amerikan mandalığını taleb ediyorlardı.

Ancak onun yerine gizli olarak İngiliz mandalığı gerçekleşmiş oldu.[8]

*Atatürk görüşlerini kabul ettirmek üzere ispirtizma yapmıştır.[9]

-“Büyük Deccalın, ispritizma nevinden teshir edici hassaları bulunur. İslâm Deccalının dahi, bir gözünde teshir edici manyetizma bulunur. Hattâ, rivayetlerde “Deccalın bir gözü kördür”[10]diye nazar-ı dikkati gözüne çevirerek Büyük Deccalın bir gözü kör ve ötekinin bir gözü, öteki göze nisbeten kör hükmünde olduğunu hadiste kaydetmekle, onlar kâfir-i mutlak bulunduğundan, yalnız münhasıran bu dünyayı görecek bir tek gözü var ve âkıbeti ve âhireti görebilecek gözleri olmamasına işaret eder.
Ben bir mânevî âlemde İslâm Deccalını gördüm. Yalnız birtek gözünde teshirci bir manyetizma gözümle müşahede ettim ve onu bütün bütün münkir bildim. İşte bu inkâr-ı mutlaktan çıkan bir cüret ve cesaretle mukaddesata hücum eder. Avâm-ı nâs hakikat-ı hali bilmediklerinden, harikulâde iktidar ve cesaret zannederler.
Hem şanlı ve kahraman bir millet, mağlûbiyeti hengâmında, böyle istidraçlı ve şanlı ve talihli ve muvaffakiyetli ve kurnaz bir kumandanı bulunduğundan, gizli ve dehşetli olan mâhiyetine bakmayarak, kahramanlık damarıyla onu alkışlar, başına kor, seyyielerini örtmek ister. Fakat kahraman ve mücahid ordunun ve dindar milletin ruhundaki nur-u İmân ve Kur’ân ışığıyla hakikat-ı hali göreceği ve o kumandanın çok dehşetli tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılır.”[11]

*Hilafet ve saltanatın kaldırılmasıyla birlikte,İslam dünyasıyla bağımız kopmuş,büyük devletten küçük bir devlet haline dönüşmüş,hanedanın sürülmesiyle onlara aid olan bir çok değerli eşya ve mülkler Yahudilere hiç fiyatına,haraç mezat satılmıştır.

Devlet talan edilmiştir.

Kan üzerine yeni bir devlet kurulmuş,ordu da keyfi yönetimin mükemmel bir aleti olarak kullanılmıştır.

*Atatürkün tüm icraatı yine kendisinin karabekire söylediği ve tüm muhaliflerine göz dağı mahiyetindeki şu sözde gizlidir:”Millette ancak bir gazi olur.”[12]

*kemali sivasta tutuklamayı düşünen Fevzi paşa buna gerekçe olarak onun;ihtiraslı, çıkar düşkünü ve diktatörlüğünü gerekçe göstermektedir.[13]

Ancak KADER!!!…

O zamandan bu zamana söylenen hep şu oldu;

“İstiklal savaşını bunun için mi yaptık?”

*Halk partisi tüm Türkiyeye kirli taşlarını döşemeye başlamıştı bile…

4 haziran 1924 günü izmirde yapılan toplantı belgesinde:”İlçeye ait “la-dini” ve “la-ahlaki” (din ve ahlak dışı) mahfel yapılana kadar uygun görülecek yerde toplanılması…”[14]

-İzmirde yunan sanki denize değil,toprağa dökülmüştü.

*Ve ardından yalakalık dönemi başlayacaktı.

Yalakalık yapanlar terfi ettirilirken,yapmayıp tenkid edenler –ölümde dahil- ağır şekilde cezalandırılacaklardır.

*Cumhuriyet neyle hatırlanır denirse derim ki;

O kadar lekeli şeyle anılır ki;asırlara dağıtılsa yeter.

Evvela anılacak olanlar devre dışı bırakılmış,ortadan kaldırılmış,aleyhlerine propağandalar yapılmıştır.

Moğollar öldürme ve kitapları yok edip yakmayla anıldılar.

Cumhuriyette;entrikalarla,faili malum ve meçhullerle,kitap yakma,satma,dili değiştirip yok etmelerle,camileri kapamakla,edirneden karsa kadar darağaçlarıyla,bin yıllık birikimi bitirmekle,dış düşmanın yapamadığını içten yıkmakla,insanlık tarihinin mecrasını değiştirmekle ve münafıkane faaliyetlerle anılır.

Tamiri 300 yılda yapılamayacak Tahriblerle…

Asırların yazmakla bitiremeyeceği kirli oyunlarla…

Hem tükettikleri hem de ürettikleriyle…

Rasulullahın haber verdiği dehşetli şahsiyet ve faaliyetleriyle…

Bediüzzamanın haber verdiği,Dinsiz Gizli Komitesiyle…

*Bediüzzaman bir asırlık cumhuriyet yönetimi altında yapılanları aslında dört madde de özetlemiştir:

”Ve sizi iğfal eden ve adliyeyi şaşırtan ve hükümeti bizimle vatana ve millete zararlı bir surette meşgul eyleyen muarızlarımız olan zındıklar ve münafıklar, istibdad-ı mutlaka “cumhuriyet” nâmı vermekle, irtidad-ı mutlakı rejim altına almakla, sefahet-i mutlaka “medeniyet” ismi vermekle, cebr-i keyfî-i küfrîye “kanun” ismini takmakla hem sizi iğfal, hem hükümeti işgal, hem bizi perişan ederek, hâkimiyet-i İslâmiyeye ve millete ve vatana ecnebi hesabına darbeler vuruyorlar.

…..Efendiler! Otuz kırk seneden beri ecnebî hesabına ve küfür ve ilhad namına bu milleti ifsad ve bu vatanı parçalamak fikriyle, Kur’ân hakikatine ve İmân hakikatlerine her vesileyle hücum eden ve çok şekillere giren bir gizli ifsad komitesine karşı, bu meselemizde kendilerine perde yaptıkları insafsız ve dikkatsiz memurlara ve bu mahkemeyi şaşırtan onların Müslüman kisvesindeki propagandacılarına hitaben, fakat sizin huzurunuzda zâhiren sizinle bir kaç söz konuşacağıma müsaade ediniz. (Fakat ikinci gün beraat kararı o dehşetli konuşmayı geriye bıraktı.) “[15]

MEHMET ÖZÇELİK

06-03-2015

 

[1] Kızıl Pençe.M.Armağan.1.

[2] age.101.

[3] age.102-3.

[4] age.107.

[5] age.108.

[6] age.149.

[7] age.156.

[8] age179.

[9] age..175.

[10] Buhari, Fiten: 26, Enbiya: 77; Müslim, Fiten: 100, 109; Ebû Dâvud, Melâhim: 14, Sünnet: 25; Tirmizi, Fiten: 56, 62; İbni Mâce, Fiten: 33; Muvetta, Sıfatü’n-Nebî: 2; Müsned, 1:176, 182, 240, 311, 2:22, 27, 37, 39, 122, 124,127, 131, 144, 154, 149, 3:79, 103, 115, 173, 233, 333, 4:139-140, 5:13, 383, 397.

[11] Şualar | Beşinci Şuâ | 513-4, 506, Sözler | Yirminci Söz | 234.

[12] age.191.

[13] age.191.

[14] age.207.

[15] Şualar | On İkinci Şuâ | 256-7.

 

No ResponsesMart 6th, 2015

Yoruma kapalı .