KİRLETİLEN KUDSİ MÂNALAR

KİRLETİLEN KUDSİ MÂNALAR

1970- lerde esen İran rüzgarı siyasi hayatımızı kirletti.

Bu gün ise fikri, itikadi ve de muamelata el atılarak, kirletilmeye çalışılmaktadır.

Yüzlerce deliller karşısında pervasızca muhalefette bulunulmaktadır.

Samimi niyetlerle kurulan İmam-Hatipler 1970- lerde olduğu gibi , bu günde aynı oyun oralarda oynanmaktadır.

Bir yandan bütün dünyadaki kütüphaneleri aramak gibi inkârı gayet zor olmakla beraber diğer yandan da pek bir seviye istemeyen ,körü körüne bir inkâr ile kolay yol seçilmektedir.

Büyük ulemanın arasında söz konusu olan ve de olmuş olan konular, daha yeni okula ayak basmış çocukların gündemine getirilerek, doğmadan öldürülmektedirler.

Zihinler seviyesiz ve kişilik dışı uygulamalarla bulandırılmaktadır.

Kendi kirli ve bulanık dünyasında meseleyi çözemeyenler adeta bir kahramanlık edasıyla öğrencilere kahramanlık taslamaktadırlar.

Caminin duvarına değil, ,içine bevledilmektedir.

Rivayet edilen hadisleri muhaddis olmayıp o fakihti deyip inkâr ettikleri sahabeye rağmen, kendileri bir cami hocası ve yeni yetme bir meslek dersleri öğretmeni görüntüsüyle çok rahat kelam serdetmekte, kendisini sahabenin önüne geçirmektedir.

Sahabeyi kabul etmezken, ya sen kimsin?

Yeni yetme, cahil, pervasız ulema bozuntusu…

*********************  

“Kim bilerek bana yalan isnad ederse (benden yalan bir şey haber verirse) Cehennem ateşindeki yerine hazırlansın.” [1]

“Allah adına yalan söyleyenden daha zalim kim vardır?” [2]

Mütevatir hadiste belirtilen hadis uydurmanın cehennemde yerini hazırlamak olduğu ne kadar gerçek ise, aynı oranda da sahih olan bir hadise de hadis değildir demek, belki en azından ondan daha dehşetli bir haldir.

Hele hele o inkâr edilen hadis mütevatir bir hadis ise, onu inkâr küfrü gerektirecek bir durumdur.

************************    

Asrımızda ilk yüz senede toplumun inancını yaşaması engellendi, şimdi ise inancının ifsad edilip bozulması yoluna gidilmektedir.

-Mesela inancı bile tehlikeye atan şu ifadeler, değil bir alimin en cahil ve ahmak bir kimsenin bile söyleyebileceği bir söz değildir.

Ve bunu kabul edip, böyle bir kimsenin peşinden giden bir insan da en az onun kadar bu cürüme ve çürümeye ve de zulme ortak olmaktadır;

-“Allah İnsanın Tercihini Bilmez !!!”[3]

“Allah Bir Kimsenin Kiminle Evleneceğini Bilmez.”[4]– Diyor Abdülaziz Bayındır…

-“ Bir kısım felasife, “Cüz’iyata ilm-i İlahî taalluk etmiyor” diye ilm-i İlahînin azametli ihatasını nefyedip, bütün mevcudatın şehadat-ı sadıkalarını reddetmişler.” [5]

Ameldeki tüm bozulmalar evvela itikadda başlar.

Peygamber Efendimizi hakkıyla tanımayanlar güya bir yandan onu tebrie ederken, diğer yandan farklılığını ortadan kaldırmak ve hariçten yapılamayan yıkımın dahili tehlikesini ortaya koymaktadırlar.

Bütün bunlar Şia ve Selefilik perdesi altında sürdürülmektedir.

Bunlarla da amaçlanan Kur’an-ı Kerim-in etrafının boşaltılması ve akabinde de direk Kur’an-ı Kerim üzerinde şaibeler oluşturarak islamın mahrem alanına nüfuz etmektir.

Yüz yıl önce hariçten sömürgeler bakanı olan Gladiston tarafından ifade edilen raporunun özetinde ; ”Kur’an Müslümanların elinde bulundukça biz onlara hakim olamayız. Ne yapıp etmeliyiz, ya Kuranı ortadan kaldırmalıyız , yada Müslümanları kurandan soğutmalıyız.’’

Bu gün ise bu dahilde Şia ve Selefilik perdesi altında yapılmaktadır.

Bu da İlahiyatlar ve de orada bulunan öğretim görevlileri üzerinden sürdürülmektedir.

Bu tehlikeye dikkat çekmek istiyorum.

Mide bulandırıcı….

MEHMET ÖZÇELİK

 

 

 

[1] Buharî, İlim: 38, Cenâiz: 33, Enbiyâ: 50, Edeb: 109; Müslim, Zühd: 72; Ebû Dâvud, İlim: 4; Tirmizî, Fiten: 70, İlim: 8, 13; Müsned, 1:70, 78, 2:159, 171, 3:13, 44, 4:47, 100, 5:292.

[2] Zümer Sûresi, 39:32.

[3] https://www.youtube.com/watch?v=qsN0OPxxdUU

[4] https://www.youtube.com/watch?v=44o3zYJYBIU

[5] Sözler 544.

No ResponsesAralık 24th, 2015

Yoruma kapalı .