FİTNEYE ALET OLANLAR

FİTNEYE ALET OLANLAR

-Fitnenin başında şah olacağıma, ıslahın başında geda olmayı tercih ederim.

Fitneyi ateşleyen ateş olacağıma, cehennemde kor ateş olmayı tercih ederim.

Bir binayı yakan ateş olmaktansa, kül olmayı tercih ederim.

Hadiste; Fitne uykudadır, uyandırana Allah lanet etsin.

Fitneyi uyandırmamak gerektir.

“Haricî ve büyük bir düşmanın hücumu zamanında, dâhilî küçük düşmanlıkları bırakmak elzemdir. Yoksa, hücum eden büyük düşmana yardım hükmüne geçer. Bunun için daire-i İslâmiyede eskiden beri tarafgirane birbirine mukabil, muarız vaziyetini alan ehl-i İslâm, o dâhilî düşmanlıkları muvakkaten unutmak, maslahat-ı İslâmiye muktezasıdır.” [1]

Arınç ve Gül bu hakikatı kendilerine kıble etmeleri gerektir.

*Gül, Arınç, Babacan Parti Mi Kuruyor?[2]

Korkulan odur ki, kendi girdabına birkaç temiz insanı daha çekmektir.

Gerçi temiz insanı mı yoksa Abdullatif Şener-in akıbetine düşmek ve düşürmek midir?

*****************    

Neden hücum ve fitne çıkarmak için Abdullah Gül ve Bülent Arınç tercih ediliyor?

-“Bence yol ikidir; mizânın (terazinin) iki kefesi gibi. Birinin hiffeti, ötekinin sıkletine geçer. Ben tokadımı Antranik ile beraber Enver’e, Venizelos ile beraber Said Halim’e vurmam. Nazarımda vuran da sefildir.”[3]

Haricî saldırı zamanında,dahilî husumeti terk etmeli…
Menfi insanlarla beraber olanlar ve onlara destekte bulunanlarda sefih, sefil ve rezildirler.

*Bülent Arınç tam bir Brütüslük yapmakta , patavatsız çıkışlar sergilemekte, Akibeti hayırla sonuçlanmayan ve de sonuçlandırmayan bir yola girmektedir…

Tam da Erdoğan’dan Arınç’a: O zat dürüst değil, sözü yerinde olan adam, ne kadar adamsa…

Abdullatif Şener-in [4] akıbetine uğrayan adam yani Adıyamanın ikinci Dursun Çavuş bile olamayan adam.

Buna yediği sofrayı kirletmek, arkadan hançerlemek denir ey zat…

Tam bir Truva atı oluşturmaktır.

Namazı ifsad edip, Niyeti iyi, karnı kurulayan adam gibi davranmaktır.

“Zulmedenlere en küçük bir meyil dahi göstermeyin; yoksa Cehennem ateşi size de dokunur.” [5]

-“O biçareler, “Kalbimiz Üstadla beraberdir” fikriyle kendilerini tehlikesiz zannederler. Halbuki, ehl-i ilhâdın cereyanına kuvvet veren ve propagandalarına kapılan, belki bilmeyerek hafiyelikte istimal edilmek tehlikesi bulunan bir adamın “Kalbim sâfidir, Üstadımın mesleğine sadıktır” demesi bu misale benzer ki: Birisi namaz kılarken karnındaki yeli tutamıyor, çıkıyor, hades vuku buluyor. Ona “Namazın bozuldu” denildiği vakit, o diyor: “Neden namazım bozulsun? Kalbim sâfidir.”[6]

Bu sözüm Bülent Arınç ve Abdullah Gül-e atfedilir. Fayda vermeseniz de, zarar vermeyin.. gölge etmeyin.

Bu kumpasa dikkatlerini çekerim.

17-25 Aralık kumpası ile Kılıçdaroğlu’nu başbakan yapacaklardı.[7]

Kendine de yazık etti, yıllarına da…

**********************    

Şu anda güneydoğuda yapılan olayları görmeyip kör olmak, dışarıdan bunca baskılara karşı tavus kuşu gibi kafayı kuma sokup görmemek ve de görmek istememek saflığın ve iyi niyetin değil, kuruntu ile beraber bir ihanetin işidir.

-Güney doğudaki pkk-nın yaptığı operasyonlar birinci derecede kürtleri imha etme faaliyetidir.

Oradan bir kanal açarak, Türkiye-yi yıpratma faaliyetidir.

*Rahmetlik dedem taa 1970 yıllarında derdi;

-Evlat eşkıya eskiden dağdaydı, şimdi ise şehre indiler.

Dedem bu gün olsaydı , meclise girdiklerini görürdü.

Artık terörist ve terör destekçileri meclisde bulunmaktadırlar.

-Guguk kuşu [8]farklı bir hayvan.

Bizdeki ermeni-chp-paralel uygulamalarına çok benzemektedir.

************************    

Düne kadar refah-fazilet-selamet partisine katılımın olmaması, tavır ve çıkışlarının tasvib edilmemesinin en büyük ve birinci sebebi, bu gün Gül-ün gösterdiği benzeri tavırlardandır.

Erdoğan-ın kabulüne vesile olan tavır ise, o istikametsiz, vefasız, ölçüsüz ve ifrat tavırların terkedilmesidir.

En önemlisi de mertliğidir.

Bilinçli olarak suya da sabuna da dokunmasıdır.

Gül-de o vasıf yok.

Herkesi memnun edeyim derken, hakkın hatırını kırmaktadır.

-İyi ki Hdp var diyen Gül-den, açıkça tavrını ortaya koyan Erdoğana…

Ankara-daki bombalı saldırıda ölmelerden dolayı Hdp başkanını arayarak baş sağlığında bulunan Gülden, bunu hdp-nin yaptığını söyleyen Erdoğana ve “Kendi takdiridir ama taziye evi Başbakanlıktır. Burada taziye evi kim taziye kime verilir. Burada taziye evi bütün Türkiye’dir. Sadece HDP’ye taziye dilemek bütün vatandaşlarımızı HDP ile özleştirmek olurdu. Hepimizi araması lâzımdı, tüm Türkiye’nin taziyesi bu” diyen başbakan Davutoğluna…

Gül hala 70-lerdeki gömleğiyle otururken, onu çıkaran ve yenilenen Erdoğana…

-”İran İstihbarat Teşkilatı.

İranda 13 MOSSAD Ajanının faaliyette olduğunu fark eder. Uzun süre bu ajanları takip eden iran istihbaratı hepsini suç üstü eş zamanlı bir operasyonla ele geçirir.

İran yasalarına göre yargılanan ajanlar ömür boyu hapis cezasına çarptırılırlar.

İsrailli bir gurup diplomat Abdullah Güle gelerek bu ajanların Erbakan Hoca tarafından kurtarılarak kendilerine verilmesi için Abdullah Gülden yardımcı olmasını isterler.

Eğer ajanları Erbakan irandan alır ve bize verirse ABD deki yahudi lobilerinin
REFAH YOL HÜKÜMETİ ne yardımcı olacaklarını söylerler.

Erbakan Hoca Abdullah Gülü dinledikten sonra sert bir şekilde azarlar bir daha böyle işlere burnunu sokarsan seni disiplin kuruluna sevkeder ve partiden atarım der.

bu uyarıdan sonra Gül direk İran büyük elçiliğine giderek ajanları ister.

Durum tahrana bildirilince İran Başbakanı Erbakan Hocayı arayarak sitem eder.

İşte bu ABDULLAH GÜL ,İkbal merdivenlerini hızla tırmanarak çankaya ya çıkar.

Not: bu bilgiler gazeteci Nasuhi Güngörün 1999 yılında neşrettiği (yeni dünya düzeni ve yenilikci hareket) isimli kitabının 122. sayfasında bildirilmektedir.[9]

-Abdullah Gül hala eski gömlekle gezmektedir. Erdoğan gibi gömleğini çıkarmamıştır.

-Abdullah Gül çekingen bir insan, hep mevcudu muhafazaya çalışmış, çoğunluğu değil, birilerini memnun etmeye veya kuruntu gereği herkes tarafından sevilen bir insan olarak görülmeye çalışmış bir insandır.

-İyi ki Hdp var –diyen bir insanın aslında gerçek olarak içinde neyi sakladığını bilmek istiyorum.

Kimi memnun etmeye çalıştı veya kimleri kırdı, neleri yıktı.?

Aslında çok şey yazılabilir ama değmez…

*Gül ve Arınç fitneye meyilli olmasalar da, fitneye açık kimselerdir. Onlar kanalıyla partiye darbe vurulmaktadır.

Onlar bu noktada kapıyı açık bırakmaktadırlar.

-Araştırmacı-Yazar Aytunç Altındal, “Türk İmparatorluğu’nun Yıkılışına Dair Kehanetler” adlı kitapta yer alan “Türkiye’nin 11’inci liderinin adı 11 harfli” cümlesinin Abdullah Gül’e işaret ettiğini belirtti ve ekledi: “Kehanetlere göre bu cumhurbaşkanı döneminde Türkiye devasa bir sarsıntı geçirecek”

Acaba onlarında fitneye kapı açmalarının bir dahli var mıdır?

MEHMET ÖZÇELİK

04-02-2016

 

 

[1] Bediüzzaman. Emirdağ-1 – 211.

[2]http://www.habervaktim.com/haber/454786/gul-arinc-babacan-parti-mi-kuruyor.html

[3] Sünûhat, s. 67.

[4] http://www.tesbitler.com/wp-content/uploads/2015/01/sener-ve-dursun-cavus.doc

[5] Hûd Sûresi, 11:113.

[6] Yirmi Dokuzuncu Mektup- 102) / Altıncı Risale Olan Altıncı Kısım.

[7] https://www.youtube.com/watch?v=rEzel0bmmOU

[8]https://www.google.com.tr/?gfe_rd=cr&ei=FDKzVsvOE4uH8Qek2Kf4Cw&gws_rd=ssl#q=guguk+ku%C5%9Fu

[9]https://www.facebook.com/mg.s.akademi/photos/a.374490419320488.1073741831.374131112689752/618977054871822/?type=1

 

No ResponsesŞubat 5th, 2016

Yoruma kapalı .