AKIL KÂFİ MİDİR ?

AKIL KÂFİ MİDİR ?

Her şey Kur’an-da var? Başka şeye ihtiyaç var mı? Veya;

Neden her şeyi Risale-i Nurlardan örnek veriyorsun, diyenlere denilir ki;

Bunu soranlar iki kısımdır;

Biri öğrenmek ve hakikatı öğrenmek amacıyladır.

Diğeri ise hakikatı gizlemek ve hakikatın yolunu kapamak amacıyladır.

Hikmet müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa alır.

İlim çin-de dahi olsa, gidip alınır.

Sen dinini Kur’an-dan mı öğreniyorsun yoksa din alimlerinden mi?

Neden müftüye soruyorsun da, direk Kur’an-ı Kerim-e bakmıyorsun?

Neden eczaneye gidiyorsun da, o ilaçların yapıldığı bitkilerden yemiyorsun?

Neden çocuğunu okula gönderiyorsun da, direk kitapları alıp, oradan öğrenmesini sağlamıyorsun?

Madem her şey Kur’an-da vardır, neden milyonlarca kitaplar yazılmış ve de onları okuyorsun ve de okunuyor?

Madem Kur’an var, o halde peygambere , O’nun uygulamalarına ve izahlarına da ihtiyacım yoktur, diyebilir misin?

Bir cevher, antika ve de müzedeki eşyalar kıymetli iken, onları tarif edecek olana, ihtiyacım yoktur diyebilir misin?

Kur’an-ın bütün meselelerini anlamakta kendini yeterli bulabiliyor musun?

Eğer senin aklın ve bir akıl yeterli olsaydı, bunda akıllar gereksiz mi olurdu?

Benim aklım var, bana yeter, başka akıllara ihtiyacım yoktur, diyebilir misin?

Bütün ihtiyaçlarımı ben karşılayabilirim ,diyor musun?

Onun gibi de, her şeyi ben bilebilirim, benim bilgim bana yeter, başka eserlere ihtiyaç duymam, diyebiliyor musun?

Kur’an-da kuru ve yaş, her mesele ve her şey vardır, lakin herkes her meselesine vakıf mıdır? Anlamada yeterli midir?

Kur’an-ı anlatmak ile Kur’an-dan anlatmak bir birinden ayrı şeyler midir?

Suyun maddesi bir iken, aynı suyu yılan içip zehir akıtırken, arı içer bal akıtır.

Bal yatan bir alime ihtiyaç yok mudur?

Aslında faydalı da olmuyor mu?

Güzel bir bahçeye giren farklı özelliklerdeki insanların hepsi, o bahçeden aynı derecede mi istifade ederler.

Şairin durumu ile, bahçıvanın, boyacı ile esnafın o bahçeye bakışları aynı mıdır?

Mezheb imamlarına ihtiyaç duymadan dini anlayabilip yaşayabileceğini söyleme cesaretine ve seviyesine sahip misin?

Bütün fizik ilimleri alemde mevcuttur.

Fizik alimleri olmadan anlayabilir misin?

Doktora ihtiyaç duymadan, kendi kendini tedavi edebilir misin?

Eğer ederim dersen, şimdiden vasiyetini yazabilirsin!!!

Akıl hakikatın kendisi değil, hakikatı anlama aracıdır.

Ancak o aklın da akıl olması gerek!

Zira bir damla su da sudur, okyanus da sudur.

 Fark kapasitededir.

Aklım bana yeter, diyen insan, aklı yetersiz insandır.

Risale-i Nurlar Kur’an-dan alınmış ve O’ndan lemean etmiş hakikatlardır.

Tahlil neticesinde buna vakıf oldum.

Kur’an genel deryadır.

Hadis ve yazılan eserler ise Kur’an-dan süzülen hakikatlar, şubeler, deniz, nehir ve çeşmelerdir.

Gücün varsa, kulacın kuvvetliyse okyanusta yüzersin.

Niyetin iyiyse, kazanmak istiyorsan, O okyanustan uzanan çeşmelerin altına testini koy, doldurmaya gayret et.

Denizde yüz, nehirde yüz, çayda yüz, ırmakta yüz, dereden al, az akan çeşmeyi dahi hor görme…

İstifadeye çalış…

MEHMET ÖZÇELİK

12-04-2016

 

No ResponsesNisan 14th, 2016

Yoruma kapalı .