SEVGİ PEYGAMBERİ

SEVGİ PEYGAMBERİ

Hayvanlar hedef tahtası yapılırken, dağlanıp her türlü eziyete maruz kaldığında; Peygamberimiz Mekke fethine giderken onları emzirmekte olan bir köpek görmüş ve hemen ashâbından Cuayl bin Sürâka’yı yanına çağırarak, onu bu köpek ve yavrularının başına nöbetçi dikmiştir. [1]

-Sahibinin ağır işlerde çalıştırmasından sonra güçsüz düşen deveyi kesmek istemesine rağmen kaçan deve Efendimize sığınmış ve kendisine yapılanları Efendimize anlatmıştır.

Sahibine bu durumu anlattığında pişman ile evet demiştir.

-Taife gittiğinde uğradığı zulüm sebebiyle Cebrailin o kavmi helaket etme istemesine karşı, içlerinden iyi insanların geleceğini söyleyip, merhametini göstermiştir.

O Rahmeten lil Alemin-dir. [2]

-O zat asırlardır insanları saçtığı rahmetle beslemektedir.

Allah-ın rahmeti tam manasıyla O Zatta tecelli etmiştir.

O Zattan bir şule muhabbet kapan Yunus, -Yaradanı hoş gördük, yaradandan ötürü, sözüyle her şeye muhabbet etti.

O muhabbetten bir damla gönlüne düşen Mevlana, Gel gel, her ne olursan ol yine gel, sözüyle herkesi kucakladı.

Fuzuli o muhabbetle başını taştan taşa vurdu, toprağıyla kâse olup O zatın dudağına değmeyi yeğledi.

 

-Şair Nabi edeble O Zatın huzuruna vardı.

-Sakın terk-i edepten, kûy-i mahbûb-ı Hüdâdır bu! 

 Nazargah-i ilahîdir, Makam-ı Mustafadır bu.

 Mürâât-ı edep şartıyla gir Nabî bu dergaha,

 Metâf-ı kudsiyadır, bûsegâh-ı enbiyadır bu.

Anlamı;

Edebi terketmekten sakın! Zira burası Allahu Teala’nın Habibinin beldesidir. Burası, Hak Teala’nın devamlı nazar kıldığı bir yerdir; Muhammed Mustafa’nın makamıdır. Ey Nâbî, bu dergaha edebin şartlarına dikkat ederek gir. Sakın edebi basite alma. Burası, büyük meleklerin etrafında pervane gibi döndüğü, peygamberlerin eğilip eşiğini öptüğü bir yerdir.

 

-Ebûbekir Kânî Efendi O Zatı hiçbir şeye değişmedi.

Gubâr-ı pâyine almam cihânı yâ Resûlallah

Değişmem mûyine heft âsumânı yâ Resûlallah

Duyunca makdem-i teşrîfin Âdem sulb-i pâkinden

Değişdi habbeye bağ-ı cinânı Ya Resûlallah

Anlamı;

Ayağının tozuna cihânı verseler, almam Yâ Resûlallah,
Saçının bir telini, yedi kat göğü değişmem Yâ Resûlallah.
Senin teşrifinin, ter-temiz sulbünden geleceğini duyunca Hz. Âdem,
Bir habbeye, cinânı/cennetleri değişti Yâ Resûlallah.

-Sahabi en sevdiği anne ve babasına bedelen;

Anam babam sana feda olsun Ya Rasulallah, demeden çekinmedi.

 

-Koca Sultan I.Ahmed’in Peygamberimizin kademine hürmeten söylediği sözünde;

Nola tacım gibi başımda götürsem daim /
Kadem-i nakşını ol Hazret-i Şâh-ı Rusûlün /
Gül-i gülzâr-ı Nübüvvet o kadem sahibidir /
Ahmeda durma yüzün sür Kademine o Gülün /

 

-O Zatın aşkıyla yanan Kayserili rum asıllı Yaman dede O Zata iman ile yardan ve yârandan geçip yanıklığını uzunca dile getirdi.

Gönül hun oldu şevkinden boyandım ya resulallah,
Nasıl bilmem bu nirana dayandım ya resulallah,
Ezel bezminde bir dinmez figandım ya resulallah,
Cemalinle ferahnak etki yandım ya resulallah…. 

 

O Zat hep hem sevdi ve hem de sevildi.

O Zatı her şeyden önce Allah sevdi ve gönüllere sevdirdi.

İsminin yanına aldı. Yanında yâdetti.

Allah-ı sevmeyi, O Zata tabi olmaya ve O’nu sevmeye bağladı.

Yağmur gibi gönüllere yağdı, çorak gönülleri yeşertti, kurumuş ve çatlamış dudaklar suya kandı.

 

MEHMET ÖZÇELİK

18-04-2017

 

[1] Vâkıdî, Megazi, II, 225.

[2] Enbiya.107.

 

No ResponsesNisan 20th, 2017

Yoruma kapalı .