SERZENİŞ

SERZENİŞ

Bu yazıyı;” Cemaat Abilerinden Bir Grubun Fethullah Gülen’e Açık Mektubu [1] ,ve “Bu bir FETÖ ablasının itiraflarıdır.”[2] yazısından ilham alarak yazıyorum.

Bu yazıyı her Gülen mensubunun okumasını tavsiye derim.

Belki de 2013- den şimdiye kadar yüzlerce sayfa yazı yazdım Fetö ile ilgili olarak.

Ancak şuna inanıyorum ki, içeriden birilerinin –yukarıdaki mektup da olduğu gibi- görüp yazdıkları kadar etkili olmayacaktır.

“Altı ibadet, ortası ticaret, üstü ihanet. “ olan bir yapının elbette ki ibadetle meşgul olan alt yapısı, bu ibadetin verdiği sorumluluk ve ahiret sorgusu göz önünde bulundurularak daha hayatları bitmemişken ve de kendilerine keffaret-üz zünub olacak bir hizmette bulunacaklardır.

Nitekim darbeden önce onlardan bir öğretmen arkadaş; Hocam bizimkiler pkk- ya oy vermemizi söylüyorlar. Oysa onlar bizim dershanelerimizi yaktılar, arkadaşlarımızı kovdular. Ben nasıl verebilirim, deyince kendisine;

-Bunu onlara söyledin mi, dediğimde;

-Nasıl söylerim, beni aforoz ederler, deyince bende kendisine;

O halde sen sorumlusun ve serzenişte bulunmaya da hakkın yok.

Ve işte o söylememenin ortaya koyduğu sonuç.

-Şimdiye kadar Fetöye mensup bir şehirde binlerce, bu memlekette milyonlarca insan vardı, bunların içlerinden ancak itirafta bulunacak birkaç abi mi çıkabildi.

Madem dünya hayatı, maddi hayat bitirildi, bari ebedi hayat tehlikeye girmesin.

Daha hayat devam ediyorken milyonlarca insanın daha neyi kaybetmesi bekleniyor?

Daha bilinmeyen ve de anlaşılmayan, kandırılmanın ve ihanetin açık bir belgesi neler kaldı ki, onlar beklenmektedir?

Gülenin geçmişte söyledikleri ortada iken, darbe emrini bizzat ben verdim diye ağzından çıkması mı beklenmektedir?

Bu bir saf-derunluk olmaz mı?

Dünya hayatı geçicidir. Kendimizin aldanması münferit bir olayda olsa, milyonların kaybetmesi ve kaybetmelerine sebeb olmak az bir şey midir?

Sizler bir araya gelip de bir hesap ve muhakeme yapmıyor musunuz?

Ortada bir yanlışlık, daha da ötesi bir ihanet yok mu?

Söylemesi ağır mı geliyor?

Peki öylece bu dünyadan gitmek, o ağır yükün ağırlığıyla Allah-ın huzuruna çıkmak daha ağır değil midir?

Mübalağa etmiyorum, sizlerde binlerce çok iyi niyetle, maddesiyle manasıyla bu yola girmiş insanlar var.

Peki şu anda neredesiniz?

Bütün bunlar açık ve açıkta iken, eğer bana son sözünü söyle dersen şunu derim;

Dünya ve ahiret zilleti de olsa, sonu hapisle de bitse ben bu yolda devam edeceğim, de ve çık, açıkça ilan et.

Ya da tüm milyonlarca insanın aldanıp aldandığını dile getirdiği gibi aldandığını söyle ve bildiklerini başkalarına da faydalı olması için dile getir.

Bin yıllık tarihimizde ihanetler, cinayetler ve darbeler olmuştur. Ancak hiç biri bu denli organizeli, haince, kapsamlı bir işgali yaşamamıştır.

İş bitmemiştir. Tehlike hala kapımızdadır.

Bunu defetmek için mensuplarının bildikleri gerçekleri dile getirmeleriyle hafifletebilirler.

Sonuç alamayan haçlı güruhu 15 Temmuzdan daha sert ve açıkça üzerimize gelecektir.

Eğer hala içteki destekçilerinin bu destekleri kırılmazsa tehlike vahimdir.

En büyük diğer bir tehlike ise, bu kavganın 40 yıllık pkk kavgasından daha dehşetli olarak bir elli yıl daha devam etmesidir.

-Ey Ahmetler, Mustafalar, Ethemler, Suatlar size sesleniyorum. O kadar kalem-şörleriniz vardı, ne oldu? Silah-şörlerin yerini mi aldılar?

Hani o kadar hatipleriniz vardı, Lâl mi oldular? Neden konuşmuyor, bizleri aydınlatmıyorlar?

Bizlerin karanlıkta olduğumuz bir durum varsa bizleri aydınlatsınlar.

Bütün bu yapılanlara karşı ne gibi bir meşruluk kılıfı giydireceklerdir?

Hizmet mi, dava mı, cihat mı, ulül emre itaat mi, neler ve neler. İzah etmek gerekmez mi?

İnsanın inandığı şeyleri söylemesi gerekmez mi?

Eğer gerçekten işin içinde bir Allah rızası varsa bir karar verilsin, dünya imtihanı bitmeden…

Vatan hepimizin, kusuruyla da olsa bu millet bizim. Kaybedersek bu kayıp hepimizin kaybı olur.

Bir karar verin. Yeni kavgaların önünü açmayın, kapatın.

Öyle zannediyorum ki; 15 Temmuzda memleket işgal edilseydi mutlu olmayacaktınız.

O halde yeni bir işgal denemesini mi bekliyorsunuz?

Eğer gerçekten bir şahsiyet, bu millete bir minnet, bu vatana bir namus borcunuzu yerine getirmek istiyorsanız bildiklerinizi dile getirin. Sizlerin ve hatta hepimizin düştükleri hatalara bizden sonrakiler düşmesin veya uyanmak isteyenler uyansın.

Sizden kimse iftira etmenizi istememektedir. Aklınızın, kalbinizin, vicdanınızın sesini dinleyerek gördüğünüz ve düştüğünüz yanlışları bir keffaret olarak dile getiriniz.

Gelin hep beraber gelen selin ve felaketlerin önünde baraj oluşturalım, sayısız ortak değerlerimizde birleşelim, zulme rıza göstererek ortak olmayalım.

Fe teemmel… Düşünüle…

MEHMET ÖZÇELİK

07-08-2017

 

[1] http://www.haksozhaber.net/cemaat-abilerinden-bir-grubun-fethullah-gulene-acik-mektubu-80881h.htm

[2] http://www.yeniakit.com.tr/haber/bu-bir-feto-ablasinin-itiraflaridir-200091.html

No ResponsesAğustos 8th, 2017

Yoruma kapalı .