DÜNYA DOSTLUK YERİ

DÜNYA DOSTLUK YERİ

Dünya dost yeri ve özelliklede dost edinme yeri. cennette kalınsaydı bu dostluklar olmayacak ve de edinilemeyecekti çünkü dostluk edinilmesini gerektirecek bir ortam, bir sebeb ve en önemliside bir ihtiyaç ortamı bulunmamaktadır.

Tıpkı cennette tenasül olmadığından dolayı çoğalma, akrabalık ve akrabalık bağları bulunmamaktadır.

Hocaya bir kişi sorar, hocam keşke atamız Âdem cennette suç işlemese, dünyaya gönderilmeseydi!

Orada rahat edip kalsaydık.

Hoca cevap vererek, oğlum daha iyi ya. Baksana, cennetten gelirken iki kişi olarak geldiler, milyarlar olarak geri dönüyorlar.

Kim daha karlı?

Elbette ikiyi verip milyarları kazanan kârdadır.

-İnsan kelime anlamı itibarıyla enis, dost, kendisiyle ünsiyet edilip alışılan manasınadır.

İnsana yaratılıştan dost ve düşmanlık duygusu duygu olarak onun proğramına konuldu. Ve ondaki bu dostluk duygusunun oluşturulmasını sağlamak amacıyla bir çok sebeb mevcut kılındı.

Burada sürdürülen dostluğun başlangıcı ruhlar aleminde başladı.

İlk tanışma ruhlar aleminde gerçekleşti.

Evlilik ile başlayan akrabalık, arkadaşlık, dostluk bu alemde gerçekleşti.

Ebedi ahiret aleminde ise bu dostluk tanıdıkça ve artarak devam edecektir.

Dostluk oluşumu akrabalık gibi yakınlıktan daha yakın bir yakınlılıktır. Samimidir.. Fedakarlıktır.

Geniş daireden dar daireye doğru gelecek olursak; insan, arkadaş, akraba ve dosttur.

Dostluluğun olmadığı hiç bir yakınlık, yakınlık değildir.

Bu gün kirletilen aşk gibi en temiz kelimelerden birisi de dostluktur.

İçi doldurulması gerektir. İşte dostluk ile ilgili güzel sözler;

-Allah sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah dost olarak yeter. Allah yardımcı olarak da yeter. (Nisa, 45. Ayet)

-Mümin erkekler ve mimin kadınlar birbirlerinin dostudurlar.” (et-Tevbe, 9/71)
-Eğer siz aranızda dost olmazsanız yeryüzünde kargaşalık, fitne ve büyük bozgun çıkar.”(el-Enfâl, 8/73)
-“Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa Allah’tan ilişiği kesilmiş olur. Ancak onlardan sakınma haliniz müstesnadır. Allah size kendisinden korkmanızı emrediyor. Nihâyet dönüş Allah’âdır.” (Âli İmrân, 3/28)
-“Ey iman edenler! Sizden olmayanı dost edinmeyin. Onlar sizi şaşırtmaktan geri kalmazlar. Sıkıntıya düşmenizi isterler. Öfkeleri ağızlarından taşmaktadır; sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür. Size âyetlerimizi açıkladık, eğer düşünürseniz.” (Âli İmrân, 3/118)
-“Kâfirler de birbirlerinin dostudurlar.” (el-Enfâl, 8/73)
-Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da, kâfirleri dost edinmeyin.” (en-Nisâ, 4/144)[1]

-Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim. Allah’ım! Senin sevgini, bana canımdan, ailemden ve soğuk sudan daha sevgili kıl.(Tirmizî, “Deavât”, 73.)

“En üstün ve en değerli amel, sevdiklerinizi Allah rızâsı için sevmek, sevmediklerinizi de yine Allah rızâsı için sevmemektir” (Terğîb)

-Tüm dünya krallarının ayrıcalığına bile değişmeyeceğim dostlarım var.

Bir dost edinmenin en iyi yolu dost olmaktır.

Sadık bir arkadaş on bin akrabaya yeğdir.

Dostluk iki bedende yer alan tek akıldır.

Gerçek dost başka yerde olmak istese de senin yanında olandır.

Cennet hariç hiçbir şey gerçek dostluktan iyi değildir.

İyi bir dost terapiden ucuzdur.

İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur. – Mevlana

Hatasız dost arayan dostsuz kalır.

– Dost; acı söyleyen değildir Acıyı tatlı söyleyebilendir.

“Yılan sokması seni sadece canından eder.

 Ama kötü dost hem candan hem de imandan eder!” – Mevlana

 – “Dost ise düşünme ver ömrünü gitsin. Dost değilse hiç bekletme yol ver gitsin.” – Mevlana

–  İnsan gözden ibarettir aslında geri kalan cesettir.

  Göz ise ancak gerçek dostu görendir. – Mevlana

– Üç çeşit dost vardır: 1.Gıda gibidir her gün onu ararsın; 2.İlaç gibidir, bazen ihtiyaç duyduğunda arasın; 3.Hastalık gibidir o seni bulur.

– Dostluk çukurda biriken yağmur suyu değil ki güneş vurunca kurusun. Bizim dostluğumuz deniz misali buharlaşsa da yağmur misali geri döner iyi ki varsın.

– Hayatta kimseye güvenmeyeceksin demek saçmalıktır inan. Ama kime ‘iki defa güveneceğini’ hesaplamalı insan. Sana hep güvenirim benim can dostum.

– Dostluk, toprak bir maşrapa gibidir, önemsiz bir nedenden birdenbire kırılır ve bir daha kullanılmaz.

– Dost; göze sezdirmeden gözyaşı silendir.

 – Hayatı yenecek kadar güçlü, hayattan beklentilerini alacak kadar umutlu, umudunu yitirmeyecek kadar inançlı, mutlu ve sevgi dolu günler senin olsun can dostum.

– Gerçek dostlɑr birbirinden uzɑktɑ iken de birbirlerinin ne düşündüklerini nɑsıl dɑvrɑnɑcɑklɑrını bilirler.

– Dost deniz kenarındaki taşlara benzer. Önce tek tek toplarsın sonra birer birer denize atarsın ancak bazılarına kıyamazsın. İşte sen o kıyamadıklarımdansın…

– Dostluk günah olmayacak kadar masum, köle olmayacak kadar özgür, umulmayacak kadar yakın, unutulmayacak kadar derin, tek başına yaşanmayacak kadar zordur.

DostIuk para gibidir; eIde ediImesi koIay, korunması zordur!

Gerçek dostIar yıIdızIara benzer, karanIık çökünce iIk onIar görünür!

Bir çayınızı, bir de dostla aranızı soğutmayın. İkisi de bekledikçe bayatlar.

Kan bağı mı? Hayır can bağı. Çünkü vefalı bir dost bin akrabaya bedeldir.

LOKMAN HEKİM’E SORMUŞLAR !.

“BU DÜNYADA NE ÖĞRENDİN?”

1- Namazda kalbime sahip olmayı ,

2- Yemekte elime sahip olmayı ,

3- Cemiyette dilime sahip olmayı ,

4- Yaptığım iyiliği unutmayı ,

5- Bana yapılan kötülüğü unutmayı ,

6- Allah’ın kudret ve kuvvet sahibi olduğunu ,

7- Ölümün hak olduğunu öğrendim

MEHMET ÖZÇELİK

11-03-2018

[1] Kuranda dost ile alakali tahmini 41 ayet geçiyor.  http://meal.ihya.org/kurandan-ayetler/kuranda-gecen-dost-ile-ilgili-ayetler.html    http://www.kuranfihristi.net/fihrist/dost

No ResponsesMart 11th, 2018

Yoruma kapalı .