HATA ODAKLI EĞİTİM

HATA ODAKLI EĞİTİM

Milli Eğitim hata, yanlış odaklı bir eğitim yürütmektedir.

Yanlış yapanı cezalandırıp, buna öğretmenin cezalandırması da dahil olup, yeteri kadar ve ciddi olarak doğru yapıp, başarılı olan ödüllendirilmemektedir.

Yani Milli Eğitim başarı odaklı bir eğitim değil.

Şöyle ki; Öğrenci ve öğretmeni başarısına göre taltif edip öne çıkarsa, başarısını arttırması için daha da teşvik ve destekte bulunsa kalite artacaktır.

Şöyle ki; doğru yapanların yanlışlarını telafi edip yani doğrular yanlışları götürse, öğrenci yanlış yapma korkusuyla heyecanlanıp yanlış yapmayacak, belki daha çok doğru yapmaya odaklanıp yanlışlarının giderilmesi için doğru yapmaya gayret gösterecektir.

Sınıflarda başarılı öğrenciler yeteri kadar öne çıkarılmamakta, başarısız öğrencilerin eğitime kazandırılması yönünde ağırlık verilmesi yoluna gidilmektedir.

Dolayısıyla da başarılı öğrenciler, başarısız öğrencilerin arasında eriyip kaybolmaktadır.

Duyduğum eğer doğruysa; Olaya şahit olan bir öğretmen arkadaştan duymuştum; Bir şehirde bir öğretmen bir öğrenci tarafından vurulup öldürülür.

Taziyeye gelen oranın Milli Eğitim Müdürü konuşmasında, öğrencinin de eğitim hayatının bitirilmeyeceğini, mağdur edilmeyeceğini dile getirir.

Ne münasebet!!!

Bu ne perhiz, ne turşu…

Ortada sahiplenmesi gereken bir öğretmen ve onun hakkı var.

Başarısız öğrenci uğruna eğitim ve öğretmen bitirilmektedir.

Eğitim dibe vurmakta, başarısız insan üretmektedir.

Dışarıda tozup da gezmesin diye sınıfa alınan öğrenci, sınıfın tozunu attırmakta, sınıfı tozlandırmaktadır.

Kaybedenlerin durumu ise hazin ve büyük bir kayıptır.

Mevlana, domuzun boynuna inci asılmaz, derken araplar ise; -Ke ta’likid düreri fi a’nakil bakar.- Yani ineğin boynuna inci asmak derler.

Öğretmenin ve eğitimin izzet ve namusu zedelenmektedir.

Eğitim can çekişmekte, öğrenci ve öğretmen ölüme terkedilmektedir.

Öğretmenin yerini sınıflarda telefonlar almıştır.

Telefon merkezli bir eğitim sürmektedir.

Madem öyle; öğretmen öğrenciyle muhatab edilmeden ya bu telefonlar kaldırılsın, ya da öğretmen rehberlik yapıp; açık öğretim ve üniversite sınavları gibi ortak sınavlarla öğrenciler gerçek olarak değerlendirilsin.

Ona göre de elensin.

Okuyacak durumda olanlar alınsın, okuyamayacak durumda olanlar da topluma kazandırılsın.

Eğitim ahlak merkezli olmalı. Öğrenciye ahlak ve sorumluluk kazandırılmalı.

  1. ve 10. Sınıfta kendisini toparlayamayan öğrenci, 11. ve 12. Sınıfta üniversiteye çalışma numarasına bürünüyor, öyle görünmeye çalışıyor.

12 yıllık zorunlu eğitim kaldırılmalıdır.

Açık öğretimlerle  okuyacak olanların önleri açık tutulmalıdır.

Eğitim öğüten değil, kaybettirmeyip kazandıran bir eğitim olmalıdır.

Problemler bastırılmakta ve üzeri örtülmektedir.

Müfredat ve gereksiz derslerle öğrencilere yüklenilmesi de tam bir kangrenleşmiş bir hastalıktır.

Milli Eğitim hastadır.

Yataktan kaldırılmalıdır.

Yoksa topluca cenaze namazını kılarız.

*************************    

Öğretmenler de seminer ve konferanslar verip, çalışmaları kitaplaştırılsın.

Akademik çalışmalarının önü açılsın.

Üniversitedeki gibi, öğretmenler kendi branşlarında araştırma yapıp, yükselme ve eser vermesi sağlansın.

Milyonlarca öğretmen eser vermeden bu dünyadan gitmektedir.

Bunlar sadece tecrübelerini yazsalar, eğitimin başarısı için teklifler sunsalar eğitimin çehresi değişir.

Öğretmen ve eğitim güncellenmeli…

MEHMET ÖZÇELİK

11-04-2018

 

 

No ResponsesNisan 14th, 2018

Yoruma kapalı .