SİCİLİ KİRLİ VE LEKELİ DEVLETLER İSRAİL

SİCİLİ KİRLİ VE LEKELİ DEVLETLER

İSRAİL

…İsrail: Henüz bir asrı bulmayan kısacık tarihine, insanlık tarihinin en vahşi katliamlarını sığdırmayı başaran İsrail; insanlık dışı uygulamalarına tüm dünyanın
gözü önünde devam ediyor.

…1897’de gerçekleştirilen Birinci Siyonist Kongresi’nde, Yahudi devleti kurmak için birtakım kararlar alındı. Filistin’e Yahudi göçünü özendirmek ve bu bölgenin Allah tarafından Yahudilere bahşedilmiş olduğunu kabul ettirmek gerektiği; bunun için de mâlî ve siyâsî desteğe ihtiyaç duyulduğu konuşuldu. Bu süreçte önce Osmanlı Devleti ve Almanya’dan, daha sonra da İngiltere’den bir Yahudi devleti kurulması konusunda destek istendi. Herzl, İngiltere’ye Kıbrıs ve Sina’yı önerirken, İngiltere’nin teklifi
Uganda oldu. 1903’te gerçekleştirilen 6. Siyonist Kongresi’nde Uganda alternatifi birçok itiraza ragmen kabul edildi; ancak Theodor Herzl’in 1904’teki ölümünden sonra,Filistin dışındaki tüm alternatifler rafa kaldırıldı.

…1. Dünya Savaşı sonrasında İngiltere’nin Ortadoğu politikasında Filistin’in önemli bir yeri vardı. Süveyş Kanalı’nı ve Hindistan’a giden yolları kontrol altında tutmak isteyen,
ancak Wilson Prensipleriyle çelişmeden, yani savaş sonrasında yeni bir toprak kazanımında bulunmadan bunu yapmak durumunda olan sömürgeci İngiltere’nin bu
yaklaşımı, İsrail devletinin kurulmasını kolaylaştırmıştır.

…İngiltere’nin Filistin topraklarını terk ettiği gün olan 15 Mayıs 1948’de Tel Aviv’de toplanan Yahudi Milli Konseyi (Vaad Deumi), İsrail Devleti’nin kurulduğunu ilan etti.
ABD, David Ben-Gurion tarafından yapılan bu açıklamadan 11 dakika, Rusya ise 1 gün sonra, yeni kurulan bu devleti tanıdıklarını ilan ettiler.

…Bir buçuk yıl içerisinde vatanlarını terk etmek zorunda bırakılan Filistin halkının yerine yaklaşık 650 bin Yahudi yerleştirildi.

…İsrail’in Filistin’de yarım yüzyılı aşkın bir süredir sürdürdüğü açık soykırım yalnızca insanları katletmek suretiyle gerçekleşmiyor. İsrail Devleti, sürdürdüğü sistematik
politikaları ile Filistin’de insan hayatı için gerekli olan zaruri faaliyetleri baltalayarak bütün bir ülkeyi adeta topyekun yok etmeyi hedefliyor.

…Başta Amerikan medyası olmak üzere, dünyanın önde gelen medya kuruluşlarının Yahudi sermayedarların elinde olmasının etkili olduğu biliniyor.

…İsrail Devleti ve Hahamların Organ Kaçakçılığı…

.. Gudin, bu olayın münferit bir olay olmadığını ve daha önce 25 bin çocuğun Ukrayna’dan bu şekilde alınarak İsrail’e götürüldüğü ve akibetlerinin bilinmediğini söyledi.

.. Aynı yıl, ABD’de, içinde hahamların ve belediye başkanlarının da bulunduğu bir organ mafyası ortaya çıkartıldı. Çetenin, organları 10 bin Dolar’a alıp 160-180
bin Dolar’a sattığı öğrenildi. Organların bir kısmının da Türkiye’den geldiği iddia edilirken, ameliyatların Balkan ülkelerinden birinde yapıldığı ifade edildi.
İsveç’te yayın yapan günlük Aftonbladet gazetesi ise, İsrail’in Filistinlilere karşı gerçekleştirilen operasyon ve gözaltılarda organ kaçakçılığının önemli rol oynadığını, gözaltına alınan bazı gençlerin cesetlerinin vücutlarında dikiş izleriyle ve bazı organları eksik olarak ailelerine teslim edildiğini manşetine taşıdı.

…1880-1929 yılları arasında Rusya, Avusturya,Macaristan, Polonya ve Romanya’dan göç eden yaklaşık 4 milyon Yahudinin yalnızca 120 bini Siyonist örgütlerin yönlendirmesiyle Filistin’e yerleşmiş, geri kalan 3.5 milyonu aşkın Yahudi ise Amerika ve Kanada’yı tercih etmiştir.

…1917’deki Balfour Deklarasyonu ile İngiltere; Filistin’de Yahudiler için bir ‘milli yuva’ kurulduğunu ilan etti. Hem Filistin’e göçeden Yahudilere destek olmak, hem de Filistin’den toprak satın almak için 1901 yılında kurulan Milli Yahudi Fonu, özellikle Amerikalı Siyonistlerin desteğiyle bu süreçte gelişti.

…İsrail’in kuruluş sürecindeki bu katliamlarda 340 köy ve 14 şehir yıkılırken, Filistin nüfusunun %70’ine tekabül eden yaklaşık 1 milyon kişi de vatanlarından sürüldü. O gün olduğu gibi bugün de, dünya genelinde 5 milyona ulaşan sayılarıyla Filistinli mülteciler, dünyanın en büyük mülteci nüfusunu oluşturmaktadır.

…Arap-İsrail ilişkilerindeki en önemli dönüm noktalarından biri ise; 1967’deki ‘Altı Gün Savaşı’ oldu. 5 Haziran 1967’de Mısır’a ait 280 uçağın yerde imha edilmesiyle başlayan savaşta; Mısır, Ürdün ve Suriye ağır kayıplar verirken, İsrail; Sina yarımadası, Golan Tepeleri, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ni işgal ederek topraklarını yaklaşık 3 kat arttırdı. Altı Gün Savaşı’ndan sonra,o güne kadar İsrail’i ortadan kaldırmayı hedefleyen Arap ülkeleri, bu tarihten sonra İsrail’in işgal ettiği yerleri geri almayı temel amaç olarak belirlemek zorunda kaldı. 22 Kasım 1967’de BM Güvenlik Konseyi, İsrail’in işgal ettiği bütün topraklardan çekilmesi kararı aldı, ancak bu karar uygulanamadı. Altı Gün Savaşı bölgede yeni ve büyük bir mülteci dalgasında sebep oldu. İsrail de bu savaştan sonra silah sanayine daha fazla ağırlık vermeye başladı. Böylece ABD’nin de önemli katkılarıyla, bölgede gerek konvansiyonel silahlardaki üstünlüğü, gerek nükleer alanda elinde bulundurduğu güçle, bölge için büyük bir tehdit unsuru olmaya başladı.

…1981 yılında Ariel Şaron’un komuta ettiği İsrail birliklerinin kontrolünde gerçekle-
şen Sabra ve Şatilla katliamlarında, çoğunluğu kadın ve çocuk binlerce sivil, Hıristiyan Falanjistler tarafından vahşice öldürüldü.

…7 milyona yaklaşan sayılarıyla ABD nüfusunun yaklaşık %3’ünü oluşturan Yahudiler; gerek ekonomik varlıkları, gerek diplomatik güçleri ile ülke siyâsetinde önemli rol oynuyorlar. Özellikle seçim süreçlerinde Yahudilerin desteğine büyük ihtiyaç duyan siyasiler Yahudi nüfusun taleplerine büyük önem veriyor. Zira seçimlere katılımın %50-60’lar seviyesinde olduğu ABD’de, Yahudi seçmenin katılım oranı %90’lara ulaşıyor.

…İsrail, uygulanan ambargolarla dış dünyayla bağlantısını kestiği ve adeta bir açıkhava hapishanesine çevirdiği Gazze’de 27 Aralık 2008’de başlattığı bir operasyonla şehri yerle bir etti. Binlerce sivilin hayatını kaybettiği saldırılarda, 20 binin üzerinde ev yıkıldı, işyerleri, sanayi tesisleri, hastane ve okullar yerle bir edildi.

…ABD ve Fransa’nın büyük desteği ile bugün dünyada nükleer silaha sahip olduğu bilinen birkaç ülkeden biri olan İsrail, bir taraftan bu gerçeği resmen kabul etmezken, diğer taraftan özellikle Filistin ile yapılan görüşmelerde, elinde bulundurduğu nükleer silahları bir tehdit unsuru olarak kullanmaktan da çekinmiyor.

…Son yıllarda ortaya çıkan bazı gerçekler, İsrail’in dünyanın dört bir tarafında organ
kaçakçılığı yaptığını ortaya çıkardı.
ABD’de çökertilen bir çetenin içerisinde bazı hahamlar ve politikacılar da bulunuyordu. Öte yandan İsrail askerleri tarafından gözaltına alınan Filistinli gençlerin de öldürülerek organlarının çalındığı ortaya çıktı.

…Kandan, şiddetten ve gerginlikten beslenen yapısıyla İsrail, dünyanın barış ve
güvenliğini tehdit etmeye devam ediyor.

MEHMET ÖZÇELİK

30-08-2018

 

Kaynak: TARİHTEN BUGÜNE ÜLKE İHLAL KARNELERİ-

  1. Yüzyılda Soykırım ve Katliamlar.

AMERİKAN MÜDAHALECİLİĞİ- NOAM CHOMSKY

Tarihten bugüne Rusya ihlal karnesi raporu.

Tarihten bugüne ülke ihlal karneleri-Almanya.

Tarihten bugüne ülke ihlal karneleri-Hollanda.

Tarihten bugüne ülke ihlal karneleri-İsrail.

Yirminci yüzyılda soykırım ve katliamlar.

Soykırımları unutma!

Sömürgeden soykırıma-Arakan!

 

No ResponsesEylül 3rd, 2018

Yoruma kapalı .