SİCİLİ KİRLİ VE LEKELİ DEVLETLER-ÇİN- RUSYA- ÖZBEKİSTAN

SİCİLİ KİRLİ VE LEKELİ DEVLETLER

ÇİN- RUSYA- ÖZBEKİSTAN

Çin: Çin mezalimi altında bulunan Doğu Türkistan’da Uygur asıllı Müslüman
Türklere yönelik yeryüzünde örneği bulunmayan korkunç uygulamalarla işkenceler yapılmaktadır. 21. yüzyılda gerçekleştirilen bu vahşet karşısında, barışın timsali olduğu iddiasındaki Avrupa ülkeleri ve İslam Devletleri sessizliklerini korumaktadırlar.

…1927’de komünistlerin başına geçen Mao Zedong, Çu Enlay ve Çu Di’ ile Komünist Partisi güçlenerek ülke çapında teşkilatlanmaya, hükümet kuvvetleri ile çarpışmaya başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı sona erince, Mao Zedong yönetimindeki komünist birlikleri ülkeye hâkim olmayı başarmışlardır. ABD, milliyetçilere yardım eder görünmüş; ancak Çin’e gönderdiği diplomatlar milliyetçilerin aleyhine çalışmış ve komünistlerin ülkeye hâkim olmasına sebep olmuşlardır.

… 2.200 yıllık tarihi ile dünyanın en kadim medeniyetlerine ev sahipliği yapan Türkistan toprakları, yıllardır Çin işgali altında işkencelere maruz bırakılmaktadır.
Çin, bölge üzerinde hâkimiyetini, Doğu Türkistan topraklarının Çin’e ait olduğu iddiasına dayandırmaktadır. Oysa tarihî kaynaklar bu iddiayı çürütmektedir.

…Bugün bütün dünya devletlerinin Çin Halk Cumhuriyeti’nin masum insanlara uyguladığı vahşete duyarsız kalması ya da herhangi bir yaptırıma tâbî tutmayarak sloganik söylemlerin ötesine varmayan tepkiler göstermesi, Komünist rejimin insanlık dışı işkenceleri istediği biçimde gerçekleştirmesini beslemektedir. Özellikle Müslümanlara yapılan katı uygulamalar masum insanların günlük hayatının bir parçası durumuna dönüşmüş ve bölge ağır şartlar altında varlığını güç-bela devam ettirmeye çalışmaktadır.

…Çin; insanlığa büyük bir dram yaşatmaktadır. Zorunlu kürtaj uygulaması da Çin’in daha uzun vadeli planlar yaptığının göstergesidir.

******************  

RUSYA: SSCB’nin dağılmasıyla zor zamanlar geçiren, hep bir kapalı kutu içerisinde
kalan Rusya; içinde yaşadığı bunalımlar, ekonomik sıkıntılar, katı disiplininden asla taviz vermeyen yapısı, hatta eski dönem imparatorluk bilincini yakalamaya çalışırken, terör maskesi altında ülke içi ve dışı zulümlerine de devam ediyor.

…Otuz yıldan fazla süren Stalin diktatörlüğünde, resmî rakamlara göre 52 milyon kişi tutuklanırken, 6 milyon kişi de hiçbir sorgulama yapılmadan sürgüne gönderildi. Sürgünler ve soykırımlarla dolu bu dönem, yaklaşık 20 milyon insanın ölümüne sebep oldu.

…1917 Bolşevik İhtilali’nden sonra karşıtlarını yok etmeye başlayan Sovyet rejimi; 1930’ların sonunda kendi vatandaşlarını ‘temizlik’ adı altında görülmemiş baskı ve katliamlara tabi tutarken, aralarında Sovyet Almanların, Kırım ve Ahıska Türklerinin, Çeçen ve İnguşların da olduğu pek çok milleti sürgüne yollamıştır. Sürgün sırasında insanlar zor yol şartlarında hayatlarını kaybederken, geride bıraktıkları mülklerine de el konulmuştur.

…Rusya, özellikle Orta Asya’da halkı Müslüman olan ülkelerde hiçbir İslamî unsurun
varlığına müsaade etmiyor. Azerbaycan, Tacikistan ve Kazakistan da Rusya’nın bu politikasına uygun hareket ediyor. Azerbaycan’da ezanın yasaklanması ve camilerin yıkılması gibi uygulamalar olayın boyutlarını gözler önüne seriyor.
Tacikistan’da 18 yaşından küçüklerin ibadethanelere gitmesi yasak, Kazakistan’da da benzer uygulamalar sergileniyor

…Rusya; Basra Körfezi’ne, Ortadoğu petrollerine ve Hint Okyanusu’na inme planlarının bir parçası olarak 1979-1988 yılları arasında işgal altında tuttuğu Afganistan’da yüzbinlerce sivili katletti. Camileri ve türbeleri yıkan, su kuyularını zehirleyen, yerleşim birimlerini yok eden ve diğer canlıları telef eden Rusya, bu uygulamalarıyla bölgeyi tamamen yok etmeye çalışmıştı.

…Geçtiğimiz 20 yılda 300 kadar gazetecinin faili meçhullerle hayatını kaybettiği Rusya’da basın özgürlüğü kavramı da her konuda olduğu gibi devletin elinde tutuluyor.

…1994 yılından bu yana Çeçenistan’da soykırım uygulayan Rusya, resmi açıklamalara
göre son 12 yılda 17 bini çocuk olmak üzere 87 bin kişinin hayatını kaybetmesine, 185 bin kişinin yaralanmasına ve 172 bin kişinin de evini terk etmesine sebep oldu.

…Olivier Roy bu süreci şu cümlelerle özetler:
“1865-1920 arasında Orta Asya’nın fethi, Rus İmparatorluğu’nun yüzyıllar süren seküler genişleme sürecinin müslüman topluluklar aleyhine sonuçlanmasından başka bir şey değildir.”
Roy 16. yüzyılın ortalarında başlayan bu işgal sürecinde Rusların sürekli olarak Müslümanlarla çatıştığını ifade eder:
“… Rusya için, 1552’de Kazan’ın alınmasından 1920’de Buhara’nın alınmasına kadar müslümanlarla hem zamanda (17. yüzyıldaki kısa bir duraklama hariç), hem de mekânda sürekli bir çatışma vardır.”

…1917’de Lenin önderliğinde gerçekleşen Bolşevik Devrimi’nin ardından, I. Dünya Savaşı’ndan kalan zorlu koşullarının da etkisiyle ülkede plansız bir ekonomik süreç yaşanmış, “savaş komünizmi” adı verilen dönemde her şeyin devletleştirilmesi sebebiyle özellikle kırsal kesimde kıtlık başgöstermiş, 1920-1921 yıllarında yaklaşık 20 milyon insan kıtlıktan etkilenirken, milyonlarca insan açlık sebebiyle yaşamını yitirmiştir.

…başkent Moskova’ya taşınmış, ihtilal karşıtları ile kanlı bir içsavaşa girişilmiştir. 1917-1922 yılları arasında devam eden savaşta yaklaşık 3 milyon insan hayatını
kaybetmiştir. Komünist rejimin savaştan galip ayrılmasının ardından, Polonya ve Finlandiya ile sınırlar belirlenmiş, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan gibi çarlık dönemi sonrası geçici bir bağımsızlık dönemi yaşayan devletler ele geçirilmiş, Ukrayna, Belarus ve Transkafkasya ile birleşilmiş ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği oluşturularak anayasası 6 Temmuz 1923’te yürürlüğe girmiştir. Bu birliğe daha sonra 1924’te Özbekistan ve Türkmenistan, 1929’da da Tacikistan katılmıştır.

…Sovyet rejimi, sınırları içerisindeki Müslüman nüfusu hayatın her alanında acımasız uygulamalara tabi tutarken, ülkenin büyük çoğunluğunun bağlı olduğu Hristiyanlığa karşı da tam bir sindirme ve yok etme politikası uygulamıştır. Bu süreç ateizmi benimsemiş olan Lenin ile başlamış, Stalin döneminde daha da şiddetlenerek devam etmiştir. Kilise’nin Çarlık rejimine yakın siyasî tavrı da bu düşmanlıkta rol oynamıştır. Bu kapsamda Kilise’ye ait mülklere el konulmuş, dinî kurumların eğitim üzerindeki etkinliğine son verilmiş, din adamları katledilmiş ya da sürgüne gönderilmiş, kiliseler de tek tek kapatılmaya başlanmıştır.

…1917’de Çarlık Rusyasında 77.767 olan Rus Ortodoks Kilisesi’ne ait kilise ve mabed sayısı 1928’de 28.560’a, Katolik Kilisesi’ne ait mabed sayısı 4.233’ten 128’e, sinagog sayısı 6.059’dan 261’e, cami ve mescid sayısı ise 24.582’den 2.293’e düşmüştür.

Ülkede 1920’lerden itibaren bu uygulamaların hayata geçirilmesinde Militan Ateistler Birliği de önemli rol oynamıştır. “Dinle mücadele sosyalizm için mücadeledir” sloganıyla hareket eden birlik ülke çapında 5.7 milyon üyeye ulaşmıştır. Din adamları üzerindeki baskı ve takiplerin arttığı 1930’lu yıllarda, 165 bin kişi kilise ile irtibatı olduğu gerekçesi ile sürgün edilmiş, bunlardan 107 bini de idam edilmiştir.

İkinci Dünya Savaşı ve Almanya karşısında girişilen mücadele SSCB açısından oldukça ağır sonuçlar doğurmuştur. Savaşta yaklaşık 7.5 milyon asker, 6-8 milyon sivil insan yaşamını yitirmiş, 25 milyon insanın evi tahrip edilmiş

…1985 yılında yönetime gelen Mikhail Gorbaçov’un sistemi ayakta tutmaya çalışan
“açıklık” (glasnost) ve “yeniden yapılanma” (perestroika) hamleleri Sovyetler Birliği’nin dağılmasını önleyememiş ve 1991 yılı sonunda Sovyetler Birliği rejimi son bulmuştur.

…Afgan işgalinde Garak Camalbekov adlı Sovyet askeri şunları anlatmaktadır:
“ …Tanklar köylerdeki evlerin üzerinden geçerek, birçok evi yerle bir etti. Bir evin üzerinden tankla geçerken, ben tankın içinde olduğum halde çocukların ve kadınların çığlıklarını duyabiliyordum.”

…Ruslarla yapılan 1994-1996 yılları arasında devam eden ilk savaşta yaklaşık 100 bin Çeçen hayatını kaybetmiş ve yaklaşık 400 bin Çeçen de mülteci konumuna düşmüştür.

…Çeçenistan’daki ikinci işgal sırasında yaklaşık 150 bin Çeçen hayatını kaybetmiştir. Toplam 424 köyden 270’i kullanılamaz hale gelmiştir. Bu işgalle birlikte toplam mülteci sayısı 500 bini geçmiştir.

**********************    

…ÖZBEKİSTAN: Özbekistan’da Devlet Başkanı İslam Kerimov’a en ufak bir muhalefet bile şiddetle cezalandırılırken, inanç özgürlüğü alanındaki kısıtlamalar bakımından Özbekistan dünyada parmakla gösterilecek bir konumda bulunuyor.

MEHMET ÖZÇELİK

30-08-2018

Kaynak: TARİHTEN BUGÜNE ÜLKE İHLAL KARNELERİ-

  1. Yüzyılda Soykırım ve Katliamlar.

AMERİKAN MÜDAHALECİLİĞİ- NOAM CHOMSKY

Tarihten bugüne Rusya ihlal karnesi raporu.

Tarihten bugüne ülke ihlal karneleri-Almanya.

Tarihten bugüne ülke ihlal karneleri-Hollanda.

Tarihten bugüne ülke ihlal karneleri-İsrail.

Yirminci yüzyılda soykırım ve katliamlar.

Soykırımları unutma!

Sömürgeden soykırıma-Arakan!

 

No ResponsesEylül 13th, 2018

Yoruma kapalı .