MÜJDE! ÖĞRETMENLER OKUYOR

MÜJDE!

 ÖĞRETMENLER OKUYOR

Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün gerçekleştirmiş olduğu; “Gönül Coğrafyası Okumaları” seminer proğramına katıldım.

Öğretmenleri okumaya teşvik etmesi açısından güzel bir uygulama idi.

Ancak 11 güne iki kitapla yetinilip konuşulması biraz göstermelik olmuştu.

Böyle olunca bende; “Fikir ve Hareket Öncüleri Okumaları” na katılan arkadaşların üç kitabını da alarak okudum.

Stk- ların ve gönüllü olarak öğretmenlerin yapmaları gereken okuma faaliyetlerini Din Öğretimi bu büyük açığı görerek öğretmenleri okumaya teşvik etmişti.

Bu takdire şayan bir uygulama idi.

Tekrar ifade edebilirim ki; bunun içinin doldurulması, öğretmenin daha çok okumasını sağlamak amacıyla daha çok eser verilmesi, gelmeyenlerin farklı kitaplarının da okuyacaklara verilmesidir.

Bir kaç ay önce gündeme gelen Diyanetin Güncellenmesi [1] üzerine bir yazı yazmıştım.

En az Diyanet kadar önemli olan ise Milli Eğitim ve onun motorunu oluşturan öğretmenlerin güncellenmesidir.

Elbet her şeyin bir istisnası vardır. Ancak şu bir gerçek ve hükümdür ki;

Öğretmenler okumuyor.

Öğretmenler kendilerini güncellemiyor.

En iyi okuyan öğretmen, günlük gazete ve haberleri, spor sayfalarını ve bir kısmı hararetle ekonomi sayfalarını okuyor.

Bakanlık bu güzel uygulamasını seneye yaymalı hatta bir teklifimdir;

Her ay öğretmenlerin maaşından otomatikman belli bir miktar para kesilsin. Yayın evleriyle sözleşme yapılsın. Öğretmenler diledikleri kitapları her ay indirimli alıp okumaları sağlansın.

-Bir diğer teklifim ise;

Her okulda bilgisayar öğretmenleri görevlendirilip, öğretmenlerin mecburi çalışma ve makaleleri yayınlansın.

Yazmaları, tecrübe, teklif ve tavsiyelerini yazmaları sağlansın.

Zira toplumun en birikimli insanları öğretmenlerdir. Ancak bunlar ölünce bilgi ve tecrübeleri de kendileriyle beraber gömülmektedir.

Yeteri kadar gelecek nesillere bu birikimler aktarılmamaktadır.

Öğretmenler güncellenmelidir.

Şimdiye kadar geçimi bahane eden ve eser ortaya koymayan öğretmənler, şimdi de lüks yaşantıya ulaşamamayı bahane etmektedirler.

Öğretmenlerin site açması veya site de yazması mecburi olsun.

Biz 1986 –da göreve başladığımızda bir defter tutar ve onu gerektiğinde idareye gösterirdik.

Benim için o dönemde yazdıklarım epey bir birikim oluşturdu. Yazmaya teşvik oldu.

Bu zorlamayla olmasa bile teşvik edilmelidir.

-Öğretmenlerin görevde akademik çalışma yapmalarının da önü açılmalı, hiç olmazsa bu akademik çalışma ile okuyup araştırmaları teşvik edilmelidir.

-Çanakkaleye ilk defa gitmiştim. Elbette Ahirette Çanakkaledeki şehid askerlerimizden görüntü ve şahitler eşliğinde canlı dinleyeceğiz.

Ancak yüz sene önceye gittik, herkesin görmesi gereken o mübarek yerleri soluduk.

Üzülerek ifade edeyim ki; zihinleri bulandırmamak için açıkça ifade etmeyip şunu kısaca söylerim ki; Çanakkalenin manevi havası hiç de hoş değil ve oraya da hiç mi hiç yakışmıyor.

Bunda da sorduğumda Belediyenin etki ve sebebi olduğunu söylediler.

Belliki bu parti ve temsilcileri yüz yıllık elbisesini bir türlü çıkaramamış. Milleti dinleyip de taleblerini bir türlü yerine getirme yönünde çaba göstermemiş.

Belliki bunlar çoğunluğu değil meğer azınlığı temsil ediyorlarmış…

Ondandır ki; tozlanmış şaibeli olan elbisesini yıkama niyet ve gayreti de olmaksızın aynı zihniyetini sürdürmekte, devam ettirmektedir.

Sonuç olarak; Çanakkaleden memnuniyet ve güzel hatıralarla ayrıldık.

MEHMET ÖZÇELİK

HER GÜNE BİR BEYİT paylaştı: 14 Şubat 2017 Salı

 

 

 

[1] http://www.tesbitler.com/2018/03/14/diyanet-guncellenmeli/

No ResponsesEkim 1st, 2018

Yoruma kapalı .